Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/783
Karar No
K. 2024/57
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/783 Esas
KARAR NO: 2024/57
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/08/2023
KARAR TARİHİ: 15/01/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 25/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı alacaklı müvekkilinin .... Hizmetleri Ltd. Şti ile ...'ın aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalı borçlu ...'a sigorta poliçeleri düzenlendiğini, davalının sigorta poliçesi primlerinin bir kısmını ödemediğini, bu sebeple takip tarihi itibariyle 20.628,67 TL'lik alacağın tahsili amacıyla borçlu ... aleyhinde TBK Md 89 uyarınca yetkili olan Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile davalıya ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak yetki itirazı ve borca itirazda bulunduğunu, takibin bu sebeple durduğunu, mevzuat uyarınca ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak tarafların anlaşamadığını, buna ilişkin 28/07/2023 tarihli Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı'nın barkodlu olarak dilekçe ekinde sunulduğunu, davalının takibi uzatmak ve alacağın tahsilini zora sokmak amacıyla haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ederek takibin durdurulmasına neden olması sebebiyle; davalı borçlunun vaki itirazının iptalini, takibin devamına ve borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; öncelikle söz konusu davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, sigortalı ile sigorta şirketi arasında sigorta poliçelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların hukuki niteliği ve görevli mahkemenin belirlenmesinde sigortanın konusunun önem taşıdığını, sigortalının mesleği ve ticari faaliyeti ile ilgili olmayan sigortalarda (kişisel amaçlı kullanılan araç sigortası, konut sigortası, sağlık sigortası, hastalık veya emeklilik sigortalarında) tüketici ilişkisinin söz konusu olduğunu, sigortalının tüketici konumunda olduğunu, huzurda görülen davada da müvekkilinin tüketici konumunda bulunduğunu, bu sebeple görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, itirazında konuya ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin de 2015/7027 Esas ve 2015/10725 Karar numaralı 15/10/2015 tarihli görüşünün bulunduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesine göre genel yetkili mahkemenin görev alanını ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 73. Maddesine göre özel yetkili mahkemenin görev alanını belirterek yetki itirazında bulunmuştur. Taraflarınca müvekkili aleyhinde başlatılan takibe yasal süresi içinde itiraz ettiklerini, davalı ...'ın davacı şirketin yetkilisi olan ...'ın kayınvalidesi olduğunu, taraflar arasında gerek ticari gerekse de ailevi tüm parasal akışın hısımlık ilişkisi nedeniyle hem şirket hesapları hem de kişisel hesaplar ile sağlandığını, davacı şirketin (20/03/2023 tarihine kadar) yetkilisi ...'ın davacı ile kurduğu kayın hısımlığı sebebiyle kimi zaman bila bedel poliçeler düzenlendiğini, bunun sebebinin ise davalı müvekkiline ait olan plakalı aracın davacı şirket yetkilisi (20/03/2023)....'a vekalet verilerek 01/12/2022 tarihine kadar yetkilisi olduğunu .... Tekstil adlı şirkete devrinin sağlanması olduğunu, ve hatta müvekkiline ait olan bu aracın 2017 yılından itibaren davalının da kullanımında aile aracı olarak bulundurulduğunu, davacı şirket yetkilisi (20/03/2023)...'ın kendi kullanımında olan ve bu sebeple kimi zaman bakımlarını da yaptırdığı aracın sigorta bedelini dahi talep ettiğini, davacının ,ilgili araca yönelik gerçekleştirdiği tüm sigortaların bila bedel aile birliğinden doğan borç vazifesiyle yapıldığını, fakat davalı müvekkilinin kızıyla aralarında açılmış boşanma davası sebebiyle davalının bila bedel üstlendiği tüm sigortaları haksız bir şekilde talep ettiğini, davacı şirketinin ileri sürdüğü tüm dekontlara rağmen müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu durumun işbu davaya konu borca istinaden gönderiği paraların işlendiğinin 01/12/2022 tarihine kadar yetkilisi olduğu şirketin cari hesap dökümlerinin incelenmesiyle görülebileceğini, ayrıca müvekkilinin tüm bankalardaki hesap dökümlerinin de ön inceleme aşamasında taraflarına mahkememizce verilecek süre içerisinde sunulacağını, neticeten müvekkilinin davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olduğu herhangi bir tutarın bulunmadığını, bu sebeple icra takibinin iptalini, haksız ve kötü niyetli davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, itirazın iptali davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.

Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. (HMK 114/1-c)

Asliye Ticaret Mahkemesinin görevini düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca özel yasalarda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin belirlemeler dışında bir ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde olabilmesi için o ihtilafın ya Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir husustan kaynaklanması ya da her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin .... Hukuk Dairesinin 06/07/2022 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; "Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) tanımları düzenleyen 3. maddesinde; "Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi; Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi; Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde düzenleme mevcuttur. TKHK'nın tüketici mahkemelerine ilişkin 73/1-4. maddesinde de; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir". "Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür" düzenlemesi yapılmıştır.

Somut olayda; davacının kasko sigortacısı olduğu ve davalının tacir olmadığı dosya kapsamından anlaşılmış olup, davacı ile davalı arasındaki eldeki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olduğu anlaşılmakla davacının iş bu davasını görmeye görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu sonuç ve kanaati ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.Görevli Mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA,

3.HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,

4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,

5.Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,

Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.