Aramaya Dön

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/150
Karar No
K. 2024/227
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/150 Esas
KARAR NO: 2024/227
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 08/01/2022
KARAR TARİHİ: 29/03/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı taraf ile arasında otomobil satışı için sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmeye istinaden kredi kullandığını ve 356.000,00-TL ödeme yaptığını, 01/12/2021 tarihinde aracın teslim edilmesi gerekirken süresinde teslim edilmediğini, davalı ile görüştüğünden dolar kurundaki değişiklik nedeni ile fiyatın arttığının söylendiğini ve müvekkilinden fazla para talep edildiğini, davalı tarafın yetkililerinin haksız olarak söz konusu arcı teslim etmeyeceğini belirtmesi üzerine müvekkilinin ihtarname gönderdiğini, davalı tarafın ihtarname gönderilmesi üzerine müvekkilinin hesabına paranın iadesini yaptığını, müvekkilinin aracı şahsi kullanımı için satın aldığını, davalının dolar kurunu bahane ederek daha fazla gelir elde etme amacı ile müvekkilinin mağdur duruma düşürdüğünü, davalının edimlerini yerine getirmediğini bu nedenle davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının gerçek dışı tacir olduğunu, araç satımına ilişkin sözleşmenin resmi şekle tabi olduğunu noterde yapılmayan harici araç satışlarının geçersiz olduğunu, davacının ödediği bedelin iade edildiğini, bu nedenle davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davacı vekili tarafından işbu dava 08.01.2022 tarihinde açılmakla ...

7.Tüketici Mahkemesinin ... Esasına kaydedilmiş olup mahkemesince yapılan yargılama esnasında davacının otomotiv alım satımı alanında faaliyet göstermesi sebebiyle tüketici konumunda olmadığından bahisle verilen görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememizin işbu esasına kaydedilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, sipariş formu ile davalıdan satın alınması kararlaştırılan araç bakımından sözleşmeden dönme sebebiyle uğranılan zararın tazmini talebinden ibarettir.

Somut olayda davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ..., Şasi No ...., Motor No ... olan aracın satımı konusunda ön sözleşme mahiyetinde 17/11/2021 tarihinde sipariş formunun oluşturulduğu, bu kapsamda davacı tarafından davalıya 356.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı, davalı tarafından dolar kurunun artması sebebiyle araç fiyatının değiştiğinden bahisle yeniden ücret talebinde bulunulduğunu, davacının kabul etmemesi üzerine ödenen bedelin kendisine iade edildiğinden bahisle davalının sözleşmeyi feshettiği tarihte söz konusu aracın yeniden alınması için ödenecek olan değer göz önünde bulundurulduğunda uğranılan zararın davalıdan tahsilini kısmi dava olarak talep etmiş olup davalı tarafça sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığı gibi söz konusu araç satış sözleşmesinin resmi olarak yapılmaması sebebiyle geçerli olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür. 2918 Sayılı Yasanın 20/d maddesinde "Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir." düzenlemesi yer almış olup, sıfır km araçların satışında resmi şekil şartı bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmeye konu araç henüz trafikte kayıtlı olmadığından satışının noterde yapılması zorunluluğu bulunmamakta olup yapılan sözleşme geçerli bir sözleşmedir. Her ne kadar davalı tarafça sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığı iddia edilmiş ise de davacının yapmış olduğu ödemenin davalı tarafça kabul edilerek sözleşmeye geçerlilik verildiği, sonrasında bedel noktasında yaşanan anlaşmazlık sebebiyle sözleşmenin davalı tarafından feshedilmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalının imzaya yönelik itirazları değerlendirilmemiştir.

Satım sözleşmesi ile alıcının bedeli ödeme yükümlülüğü, bedelin ödenmesi ile de satıcının satılanı teslim yükümlülüğü doğar.

TBK'nın 138. maddesinde sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek şekilde borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş ise borçlunun sözleşmeden dönme hakkını kullanacağı düzenlenmiştir.

Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede- sipariş formunda "Araç teslimine kadar vergi ve harçlarda oluşacak kanuni değişiklikler fiyata yansıtılır. Fatura aşamasına kadar kampanya değişikliği durumunda teklif geçersizdir" şeklinde düzenleme yapıldığı, aracın 130.014,80 TL ÖTV'si (%80 oranında) + 52.614,55 TL KDV'si (%18 oranında) da dahil olmak üzere toplam bedelinin yapılan indirimler sonucunda 346.000,00 TL olarak kararlaştırılmış olduğu ve bu bedelin davacı tarafından davalıya ödenmiş olduğu görülmüş olup, yargılama esnasında celp edilmiş olan sözleşmeye konu araçtan alınacak olan vergilere ilişkin tablolar ( 17.11.2021 tarihi ile 31.12.2021 tarihi aralığında ... marka, ticari adı ... Model araçlar için internet vergi dairesi üzerinden özel tüketim vergisi istisnası seçilmeden verilen ... beyannameleri üzerine tahakkuk eden ÖTV tutarlarına ilişkin liste) ile birlikte rapor tanzimi için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup otomotiv alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle; Davaya konu araç ... tip, 2021 model, Motor Hacmi 1199, Motor Gücü 130, Şasi No ..., Motor No ... olan sıfır hususi otomobildir. Dava konusu ... marka ... tip 2021 model ... şasi numaralı araç için düzenlenen 17.11.2021 tarihli ...sipariş formunda aracın vergi öncesi fiyatının 166.581,46-TL olduğu ve bu fiyata %2,58 iskonto uygulanarak 162.288,25-TL vergi öncesi indirimli fiyatın belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu iskontoyu uygulamak suretiyle, dava konusu aracın vergi öncesi indirimli fiyatı 162.288,25-TL üzerinden gerekli vergi hesaplamaları (ÖTV oranı %80 ve KDV oranı %18 alınarak) yapıldığında 17.11.2021 tarihi itibariyle aracın bedeli 344.700.24-TL olarak hesaplanmaktadır.

Dava konusu ... marka ... tip 2021 model ... şasi numaralı aracın test aracı statüsünde davalı şirket tarafından davalı ... A.Ş. şirketine 21.12.2021 tarihinde 336.590,65-TL bedel ile satışı gerçekleştirilmiş olduğu ... numaralı 21.12.2021 tarihli faturadan görülmektedir. Faturada aracın vergi öncesi fiyatının 278.869,60-TL olduğu ve bu fiyata %43,17 iskonto uygulanarak fatura düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Aracın 17.12.2021 tarihi itibariyle bedelini hesaplamak üzere, dava konusu aracın vergi öncesi fiyatı 278.869,60-TL üzerinden davacıya sipariş formunda uygulanan %2,58 iskontoyu uygulamak suretiyle, gerekli vergi hesaplamaları (ÖTV oranı %80 ve KDV oranı %18 alınarak) yapıldığında 17.12.2021 tarihi itibariyle aracın bedeli 577.037,19-TL olarak hesaplanmaktadır.

Dosyada mevcut sipariş formları, e-fatura ve HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı evraklarından dava konusu araca ilişkin ÖTV ve KDV oranlarının 17.11.2021 tarihi ve 17.12.2021 tarihi itibariyle bir farklılık göstermediği, her iki tarihte de ÖTV oranının %80 ve KDV oranının %18 olduğu görülmektedir. Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.

Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 28.02.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki taleplerini 232.336,95 TL olarak ıslah ettiklerini, bu miktarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi talebi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş oldukları ve bu kapsamda eksik harcın ikmal edilmiş olduğu görülmüştür.

İşbu rapor ile birlikte tüm dosya kapsamı incelendiğinde sipariş tarihi ile sözleşmenin feshedildiğinin ve aracın teslim edilmeyeceğinin bildirildiği 17.12.2021 tarihleri arasında her ne kadar ÖTV miktarları değişmemiş ise de söz konusu bildirim akabinde davaya konu aracın dava dışı 3. Bir kişiye satılmış olduğu,

TBK'nın 1. Maddesinin "Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur." şeklindeki düzenlemesi uyarınca taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede bedelin fatura tarihindeki kampanya koşullarına göre değişebileceğinin kararlaştırılmış olduğu ve bu hususun davacının kabulünde olduğu, satın alınan aracın markasının Türk kökenli olmaması sebebiyle ülkemizde satışı yapılan araçların sipariş usulü yurt dışından ülkemize getirtilmekte olduğu, bu sebeple satışların yabancı para üzerinden yapıldığı ve sipariş verildiği esnada bu hususun alıcıya açıkça bildirildiği, işbu hali ile fatura aşamasında sözleşmeye konu aracın dolar kuru üzerinden satın alınması ve yurda giriş yaparak teslim edileceği tarihte kurun değişmesi sebebiyle kampanyasının da değiştiği, zira aracın sipariş tarihi itibari ile vergi öncesi fiyatının 166.581,46-TL iken sözleşmenin feshedildiği 17.12.2021 tarihi itibariyle vergi öncesi fiyatı 278.869,60-TL olduğu, bu hali ile TBK m. 138 hükmü uyarınca davalı alacaklı aleyhine ifasını imkansız kılacak mahiyette fiyat değişiminin gerçekleşmiş olduğu, davalının sözleşmeden dönmesinin haklı olduğu, zira davacının basiretli tacir olarak bu hususu bilmekte olduğu ve aralarında geçen sipariş formu- ön sözleşme kapsamında meydana gelecek olan değişiklikleri kabul etmiş olduğu; nitekim davacının söz konusu araç yerine yeni bir araç alıp ne kadar zarara uğradığını ispatlayamadığı gibi farazi olarak fark talebinde bulunduğu, davalı tarafından davacının ödemiş olduğu bedelin davacıya iade edilmiş olduğu hususları ile birlikte mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2018/1894 Esas, 2019/940 Karar Sayılı, 03/05/2019 Tarihli ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesinin 2022/2070 Esas, 2024/553 Karar Sayılı, 13/03/2024 Tarihli "... 03/03/2021 sipariş tarihli sipariş formu sözleşme hazırlığı kapsamında fiyat teklifi olup, bu belge ile davacının talep ettiği aracın ithali sağlanarak aracın teslim tarihindeki fiyat üzerinden satışı amaçlanmıştır. Dava konusu satışa ilişkin sipariş formunun 7. maddesinde sipariş konusu aracın teslim tarihindeki fiyatı olacağı belirtilmiştir. Sipariş formunda aracın şase numarası motor no gibi ayırt edici bilgileri ile birlikte teslimat tarihi de yazılmamış, sipariş tutarı olarak 163.250,00 TL belirtilmiş tahsilat tarihi olarak 20/03/2021 olmasına rağmen davacı tarafından 02/03/2021 tarihinde 5.000,00 TL kapora ödemesinin ardından bakiye 171.952,50 TL 16/04/2021 tarihinde ödenmiştir. Davalı satıcı şirket tarafından 19/04/2021 tarihinde 175.220,11 TL bedelli fatura düzenlenmiştir.

Davacı taraf sipariş formundaki araç bedelinin bağlayıcı olduğunu ve fazladan ücret tahsil ediliğini bildirerek ihtirazi kayıtla yaptığı fazla tahsil edildiğini bildirdiği 13.702,50 TL'nin iadesini talep etmekte ise de, taraflar arasındaki sipariş formunun sözleşme olmayıp icaba davet mahiyetinde olduğu, açık teslim tarihinin yazılmadığı belge de araç fiyatının teslim tarihindeki fiyat olduğunun belirtildiği, ödeme tarihi olarak belirtilen 20/03/2021 tarihten sonra 16/04/2021 tarihinde ödeme yapan davacının sipariş formundaki fiyata dayalı olarak talepte bulunamayacağı bu nedenle de davalı ... Şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne dair mahkeme kararının isabetli olmadığı anlaşılmıştır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1.Davacının davasının REDDİNE

2.Alınması gerekli olan 427,60-TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 179,90-TL peşin harç ve ıslah harcı olarak 3.951,00-TL harcın toplamı olan 4.130,90 TL'den mahsubu ile artan 3.703,30-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,

4.Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 36.850,54-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 680,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.

6.Davalı tarafından yargılama esnasında sarf edilen toplam 75,00-TL gider avansının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/03/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.