17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2164 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, borçlu müflis ... San. AŞ'den olan alacağını, iflas masasına ... kayıt no ile kaydettirdiğini, ancak kayıt talebinin, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle hukuka aykırı olarak iflas masasınca reddedildiğini belirterek müvekkili şirketin 1.977.753,86 TL alacağının iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı iflas idare vekili cevap dilekçesinde; davanın, hak düşürücü sürede açılmadığının tespiti halinde süre yönünden reddini talep ettiklerini, ileri sürülen talebin haksız ve fahiş olduğunu, davacının, iddia ettiği miktarda alacağı olduğunu ticari defter, belge ve kayıtlar ile kesin olarak ispat etmesi gerektiğini, dosyaya, buna ilişkin bir delil sunulmadığını, asıl alacağa ilişkin ileri sürülen fahiş miktardaki faiz talebinin de reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:
İlk derece mahkemesince; davacı ile müflis şirket arasında herhangi bir ardiye ve ücret sözleşmesi bulunmadığı, ancak söz konusu eşyaların antre beyannameleri dikkate alındığında, 2008 ve 2009 yılından itibaren müflis şirkete ait eşyaların, davacıya ait depoda depolandığı, müflis şirketin iflası sonrası 12/06/2015 tarihinde, söz konusu malların iflas masasına teslim edildiği, bu kapsamda davacı şirket tarafından, müflis şirkete antrepo hizmeti verildiğinin sabit olduğu, açılan davada, müflis şirketin gerek iflas öncesi, gerek iflas sonrası oluşan antrepo ücretinin tamamının alacak olarak iflas masasına kaydının talep edildiği, müflis şirketin iflas sonrasında tüzel kişiliğinin bulunmaması sebebiyle kural olarak borcunun oluşmadığı, müflisin mallarının muhafazası yada mallarının satışı için gereken masraf ve bedellerin, masa borcu niteliğini taşıdığı, dolayısıyla somut olayda iflas tarihine kadar olan davacı şirket alacağının, müflis borcu vasfıyla masaya kayıt ve kabulüne; iflas tarihinden sonra oluşan ardiye depolama ücretinin ise, masa borcu vasfı taşıması sebebiyle masa borcu olarak iflas idaresinden tahsiline karar vermek gerektiği, bu kapsamda taraflar arasında ardiye sözleşmesine ve ücrete ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmaması sebebiyle aldırılan bilirkişi raporlarına göre eşyaların depoya girdiği 2008 tarihi ile depodan çıkarıldığı 2015 yılı baz alındığında günlük 0,32 Euro rayicin makul ve kabul edilebilir oranda olduğu, bu hesaplamalar dikkate alındığında eşyaların depoya giriş tarihinden, iflas tarihi olan 12/06/2013 tarihine kadar davacı tarafın talep edebileceği ardiye ücretinin 411.306,20 TL olduğu, iflas tarihi olan 12/06/2013 tarihinden, malların iflas masasına teslim edildiği 16/06/2015 tarihine kadar ise, davacının ardiye ücreti olarak, iflas masasından 193.017,81 TL masa alacağı talebinde bulunabileceği gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının iflas tarihinde oluşan alacağı olan 411.306,20 TL'nin davacı alacağı olarak müflis şirket iflas masasına 4. sırada alacak olarak kayıt ve kabulüne, davacı şirketin iflas tarihinden sonra oluşan alacağı olan 193.017,81 TL masa alacağının müflis şirket iflas masasından alınarak davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı iflas idare vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı iflas idare vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece, İflas Müdürlüğü kayıtları tetkik edilmeden eksik incelemeyle hüküm tesis edildiğini, müflis şirket adına görevi sona eren iflas idare memurlarına çıkarılan tebligatlar usulsüz olduğundan bu durumun müflis şirketin, savunma hakkını kısıtladığı gibi, cevap ve delil sunamamasına sebebiyet verdiğini, 12/06/2013-16/06/2015 tarihleri arasında iflas tarihinden sonra oluşan ardiye ücreti İflas Müdürlüğünce ödenmesine rağmen masa alacağı yönünden Mahkemenin mükerrer şekilde 193.017,81 TL alacağa hükmetmesinin haksız olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporunun, denetime ve hüküm tesisine elverişli olmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, gerek davacıya ait ticari defter, belge ve kayıtlar ile gerekse de müflis şirkete ait belge ve kayıtların tetkiki ile alacağın ispatlanması gerektiğini, davacı şirket, iddia ettiği alacağını TTK ve BK'nun amir hükümlerine uygun şekilde ispat edememesine rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında bir ücret sözleşmesinin bulunmadığını, Gümrük Kanununda da antrepo ücretlerini belirleyen hiçbir maddenin olmadığını, bu durumda, kabul anlamına gelmemekle birlikte, objektif ve belirli olan yeddiemin ücret tarifesine göre hesaplama cihetine gidilmesi gerekirken, hangi kriterlere göre belirlendiği belli olmayan günlük 0,32 Euro gibi subjektif bir değeri dikkate alarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm tesisinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava,
İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.
İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar.
İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.İflas Müdürlüğünün cevabi yazısına göre, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/06/2013 tarih ve 2011/415 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile ... Sanayi AŞ.'nin iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesi işlemlerinin İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, davacı şirketin, iflas masasına ... kayıt numarası ile 1.977.753,86 TL tutarında alacak kayıt başvurusunda bulunduğu, bu kapsamda iflas tarihine kadar olan 1.345.371,62 TL'nin sıra cetvelinde 4. sıraya; iflas tarihinden sonra işleyen 632.382,24 TL'nin ise sıra cetveline masa borcu olarak kaydının yapılmasının talep edildiği, iflas müdürlüğünce, alacak kayıt talebinin, yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddine karar verildiği, sıra cetvelinin 15/12/2015 tarihinde, tebliğ masrafı yatıran davacı şirkete tebliğ edildiği dikkate alındığında davanın, 18/12/2015 tarihinde yasal 15 günlük süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, uyuşmazlık ile ilgili bilirkişilerden rapor alındığı görülmüştür.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 15/12/2017 tarihli raporda; davacının iflas masasına kaydını talep ettiği ardiye ücreti alacaklarının dayanağının, alacak olarak iddia edilen 1.977.753,80 TL ile ilgili, muhasebe tekniğine uygun olmayan ve herhangi bir tasdiki bulunmayan boş bir A-4 sayfasına yazılmış olan listeden ibaret olduğu, üzerinde sıralanan faturaların dosyada mevcut olmadığı, bahse konu faturalar var ise, üzerinde ardiye ücretinden başka kalem masraf olup olmadığının görülemediği, bu sebeple taraflar arasındaki ticari anlaşmaya uygun olarak kesilip kesilmediğinin tetkik edilmediği veya faturaların kesildiği varsayılsa bile kanuni mevzuat çerçevesinde tebliğ edilip edilmediği ve buna mukabil itiraz olup olmadığının tespit edilemediği, alacak olarak iddia edilen fakat dosyaya sunulmamış olan faturaların düzenlenmesi, tebliği ve benzeri kanuni vecibelerin yerine getirilip getirilmediği ile ilgili kesin bir bilgiye ulaşılamadığı, dolayısı ile bu dosya mevcudu olarak alacağın kesinleşip kesinleşmediğinin tespit edilemediği, davalı iflas masası vekilinin, davacının iddia ettiği bir alacağı varsa bunun ticari defter, belge ve kayıtlarla kesin olarak ispatı gerektiği yönündeki talebine istinaden dahi dosyaya bahse konu fatura, defter ve kayıtlarına ilişkin bir belge sunulmadığı, davacı ve müflis şirket arasında yapılmış bir sözleşme dosyaya sunulmadığından, 0,32 Euro-Ton/Gün birim kıymetinden hesaplama yapılmasının piyasa rayiçlerine daha uygun olduğu, davaya konu alacak, 16/06/2015 tarihine kadar olan ardiye ücretlerinden ibaret olduğu için, antrepoya girişinden itibaren başlayarak 16/06/2015 tarihine kadar rayiç değerler üzerinden hesaplama yapıldığında ardiye ücretleri toplam 236.537,60 Euro olsa da kesildiği iddia edilen fatura kıymetlerinin rayice göre fahiş olduğu, davacının 1.977.753,80 TL'nin iflas masasına kaydı konusundaki talebine ilişkin faturaların mevcut bulunmadığı, alacağın, yeterli defter, belge ve kayıtlı evraklarla ispatlanamadığı, fatura üzerindeki masraf kalemlerinin incelenemediği, hizmet bitmeden kesilen faturalardaki döviz kurlarının mevzuata uygun olmadığı (kesilmesi gereken günün kuru) ve dolayısıyla kesinleştiğine dair bir ispatı veya belgesi bulunmayan bahse konu alacağın kesinleşip kesinleşmediğinin tespitinin farklı bir dava konusu olduğu, iflas masasının alacağın kaydı talebinin reddine ilişkin kararının yerinde olduğunu bildirilmiştir. bilirkişi heyeti tarafından sunulan 30/05/2018 teslim tarihli ek raporda; Adalet Bakanlığınca yayımlanan ücret listesinin "Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesi" olduğu ve antrepoları içermediği, eşyaların da gümrüklü antrepoda bulunması sebebi ile sadece rayiç antrepo ücretleri üzerinden normal antrepolardaki ardiye hesaplaması yöntemi ile hesaplama yapıldığı, bu defa ise Mahkemece yediemin listesi üzerinden hesaplama yapılmasının emredildiği, buna göre, 25/02/2008 tarihinde antrepoya giren eşyalar için 12/06/2013 tarihine kadar hesaplanan ardiye ücretinin 5.541,55 TL olduğu; 03/03/2008 tarihinde antrepoya giren eşyalar için 12/06/2013 tarihine kadar hesaplanan ardiye ücretinin 10.110,90 TL olduğu; 11/04/2008 tarihinde antrepoya giren eşyalar için 12/06/2013 tarihine kadar hesaplanan ardiye ücretinin 27.948,43 TL olduğu; 25/04/2008 tarihinde antrepoya giren eşyalar için 12/06/2013 tarihine kadar hesaplanan ardiye ücretinin 6.661,75 TL olduğu; 12/06/2013 ile 16/06/2015 tarihleri arasında hesaplanan ardiye ücretinin ise 47.262,63 TL olduğu, ancak Lisanslı Yediemin Depo Yönetmeliği Ücret Listesinin 3/3 maddesi gereğince, depolama süresinin 6 ayı geçmesi halinde ücretlerin yarı oranında düşürüleceği yönündeki hüküm dikkate alındığında alacağın, 12/06/2013 tarihine kadar 25.131,30 TL ve 16/06/2015 tarihine kadar ise 23.631,30 TL tutarında hesaplandığı bildirilmiştir. Aynı bilirkişi heyeti tarafından sunulan 12/03/2019 tarihli 2. ek raporda; kök rapordaki sonuç miktar hesaplamasında herhangi bir değişiklik olmadığı belirtelerek iflas tarihi olan 12/06/2013 tarihine kadar ve iflas tarihinden malları antrepodan çıkış tarihi olan 16/06/2015 tarihine kadar olan dönemler dikkate alınarak miktarlar ikiye bölünmek suretiyle hesaplamaların düzeltildiği, buna göre 12/06/2013 tarihine kadar talep edilebilecek ücretin 170.681,60 Euro ve 16/06/2015 tarihine kadar talep edilebilecek ücretin 65.856,00 Euro olduğu, toplam talep edilebilecek ücretin 236.437,60 Euro olduğunu bildirilmiştir. Farklı bilirkişi heyeti tarafından sunulan 15/12/2017 tarihli raporda; 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Yönetmeliğinde antrepo ücretlerini düzenleyen hiç bir maddenin bulunmadığı, antrepo ücretlerinin belirlenmesinde genel teamül, tamamen serbest piyasa koşulları olup antrepo işleticisinin gümrüğe karşı olan sorumluluğu, eşya antrepoda kaldığı sürece vergi ve resimleri ödeninceye kadar eşyanın güvenliğini ve en iyi şekilde saklanmasını sağlamak olduğu, bu hizmet edimi karşılığında antrepo işleticilerinin, eşyanın antrepoya alınmasından çıkışına kadar oluşan/oluşacak ardiye ücretine hak kazanacağının tartışmasız olduğu, somut olayda, müflis şirketin dolaylı temsilcisi Gümrük Müşavirlik firması tarafından tescil olunan 14 adet antrepo beyannamesi tescil edilerek, eşyaların davacı antreposuna bırakılması ile taraflar arasında bir ardiye ilişkisinin başladığının kabulü gerektiği, antreponun bulunduğu lokasyon, müşterisinin devamlılığı, antreponun doluluk oranı, işleticinin kapasite ve hizmet kalitesi gibi faktörlerin ardiye ücretlerini belirleyen en önemli unsurlar olduğu, her işletici kendi ücretini belirlemede serbest ise de, bunun, antrepo işleticisinin fahiş ücret uygulayabileceği anlamına gelmediği, dosya kapsamında, davaya konu edilen 14 adet beyanname muhteviyatı 270 ton eşya hakkında düzenlenmiş herhangi bir ardiye faturasına rastlanılmasa da, antrepo işletmeciliği piyasasının bilinen ücret tarifeleri dikkate alınarak, antrepo beyannamelerinin tescil edildiği 2008 ile eşyaların depodan çıkarıldığı 2015 yılı baz alındığında, dosyaya sunulu önceki bilirkişi raporlarında tespit edilen günlük 0,32 Euro rayiç bedelin makul ve kabul edilebilir oranda olduğu görüldüğünden ayrıca bir araştırma yapmaya ve yeni bir tarife belirlemeye gerek görülmediği, buna göre eşyaların antrepoya alındığı tarihten 12/06/2013 iflas tarihine kadar oluşan ardiye ücretinin 411.306,20 TL olduğu, 12/06/2013 iflas tarihinden eşyaların antrepodan çıkarıldığı 16/06/2015 tarihine kadar oluşan ardiye ücretinin 193.017,81 TL olduğu, ardiye hesaplamalarında küsuratlı Kg'ların, Ton'a tamamlanacağı, Adalet Bakanlığı Yediemin Depoları Ardiye Ücreti Tarifesine göre ücret hesaplaması, eşyanın Kg üzerinden değil, eşyanın bedeli üzerinden yapıldığından, olay tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre eşyanın değerinin 8.000,00 TL'den yüksek olması halinde, antrepoda ne kadar süre kaldığının çok da öneminin olmadığı, zira hesaplanan tutar her ne olursa olsun, yediemin tarifesinde azami had uygulaması olduğundan, tabloda gösterilen 82.982,20 TL azami had değerini geçemeyeceği, bu durumda hesaplanan 82.982,20 TL ardiye bedeli, iflas öncesi ve sonrasına göre formalize edildiğinde, eşyaların antrepoya alındığı tarihten 12/06/2013 iflas tarihine kadar oluşan ardiye ücretinin 66.705,00 TL olduğu, 12/06/2013 iflas tarihinden eşyaların antrepodan çıkarıldığı 16/06/2015 tarihine kadar oluşan ardiye ücretinin 16.277,20 TL olduğu bildirilmiştir. Davacının alacak talebi, müflis şirketten olan antrepo ücretinden kaynaklanmaktadır. Davacıya ait antrepoda bulunan mallar, müflis şirket tarafından ithal edilen ve henüz millileşmemiş traktör yedek parçalarıdır. Davacı, İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasına sunduğu 17/10/2014 tarihli dilekçe ile 2008 yılından beri antreposunda bulunan müflis şirkete ait ve İİK'nun 184. maddesi gereğince masa malvarlığına dahil edilmesi gereken malların, tespit ve defter tanzim işlemlerinin yapılarak İİK'nun 229/2 maddesi gereğince satış işlemlerinin yapılmasını talep etmiştir. Söz konusu mallar, 16/06/2015 tarihli açık artırmada satılarak 01/07/2015 tarihinde ihale alıcısına teslim edilmiştir. Davacı, alacak kayıt başvurusunda 1.345.371,62 TL'nin sıra cetvelinde 4. sıraya; 632.382,24 TL'nin ise masa borcu olarak, kayıt ve kabulünü talep etmiş olup işbu davada, bu tutarların toplamı olan 1.977.753,86 TL'nin iflas masasına kayıt kabulünü talep ettiğine göre talebe konu alacak, davacının, müflis şirketin iflas tarihinden öncesi ve sonrasına ilişkin doğan antrepo ücretinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla talebe konu alacak bu kapsamda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden Mahkemece, bu doğrultuda yapılan hukuki nitelendirme yerinde ve isabetli olmuştur.Somut olayda, davacı ile müflis şirket arasında yapılmış yazılı bir sözleşme bulunmasa da, dosya kapsamında yer alan beyannamelere göre, müflis şirkete ait söz konusu malların davacıya ait antrepoda depolandığı sabit olduğundan davacı tarafından müflis şirkete ardiye hizmeti verildiğini kabul etmek gerekir. Bu hizmeti sebebiyle davacının, ücrete hak kazanacağı da şüphesizdir. Bu anlamda davacının, alacaklı olduğunu ispat etmesi için ticari defter ve belgelerinin incelenmesine ihtiyaç olmadığı gibi müflis şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesine de gerek olmadığından bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Antrepoda bırakılan eşyaların depolama ücretleri serbest piyasa koşullarında antrepo işleticisi tarafından belirlenmekte ise de, uygulanan ücretin fahiş olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda, davacı, iflas masasına kayıt kabulünü talep ettiği alacak miktarını, 1 Euro üzerinden hesaplamış olup farklı bilirkişi heyetlerince sunulan her iki raporda ise günlük 0,32 Euro rayiç bedelin makul ve kabul edilebilir oranda olduğu tespit edilmiştir. Buna göre davacı tarafından talep edilen ücret, rayiçlere uygun olmadığından serbest piyasa koşullarındaki rayiç miktarlar dikkate alınarak tespit edilen 0,32 Euro üzerinden hesaplama yapılması dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna daha uygun düşer. Eşyaların niteliği, antrepoda kaldığı süre gözetildiğinde yeddiemin ücret tarifesine göre yapılacak hesaplamanın adil, gerçekçi ve makul olduğundan söz edilemez. Bu durumda, Mahkemece, 0,32 Euro üzerinden yapılan hesaplama uyarınca tespit edilen 411.306,20 TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Yine bu hesaplamaya göre tespit edilen 193.017,18 TL'nin masa borcu niteliğinde olduğu kabul edilerek iflas masasından tahsiline karar verilmiş ise de, iflas idaresi vekili, iflastan sonra oluşan ardiye ücretinin ödendiğini savunmuş olup buna yönelik istinaf dilekçesi ekinde sunduğu reddiyat makbuzundan 194.441,00 TL'nin, davanın açılmasından önce davacıya ödendiği anlaşılmıştır. Bu miktar davacı şirket tarafından ardiye bedeline ilişkin düzenlenen 27/07/2015 tarihli ve 194.441,00 TL bedelli fatura miktarı ile de örtüşmektedir. İstinaf başvuru dilekçesi kendisine tebliğ edilen davacı, bu durumun aksine bir beyanda bulunmamıştır. O halde, davacı şirketin, iflas tarihinden sonra oluştuğu bilirkişi raporu ile tespit edilen 193.017,81 TL masa alacağı yönünden, dava tarihinden önce ödeme yapılması sebebiyle davanın reddine, fazlaya ilişkin kısım bakımından ise, davanın esastan reddine karar verilmesi gerekir. Öte yandan, dosya kapsamına ve tesis edilen işlemlere göre, müflis şirket adına görevi sona eren iflas idare memurlarına çıkarılan tebligatların usulsüz olduğuna yönelik davalının istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1260 Esas, 2019/921 Karar ve 27/11/2019 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-)Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 411.306,20 TL alacağın müflisin iflas masasına 4. sırada KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-a)Davacı şirketin, iflas tarihinden sonra oluşan 193.017,81 TL masa alacağı yönünden, dava tarihinden önce ödeme yapılması sebebiyle davanın REDDİNE, fazlaya ilişkin kısım bakımından ise davanın esastan REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 399,90 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından karşılanan 27,70 TL peşin harç ile 27,70 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından yapılan toplam 3.755,50 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre (%20,79 Kabul %79,21 Ret) hesaplanan 780,76 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davalı tarafından karşılanan 148,60 TL istinaf başvurma harcı ile 54,40 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 7-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164/2. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.14/03/2024