7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin kişiye özel tasarlamış olduğu takıyı, alıcısına gönderilmek üzere davalı firmanın şubesine emanet ettiğini, ancak şubenin müvekkilin kendisine teslim ettiği eşyayı kabul etmetiğini, bunun üzerine eşyanın kaybolduğunu, gelen kuryenin müvekkile herhangi bir teslim fişi vermediğinden müvekkilin ertesi gün kargo takip numarasını öğrenmek için şubeyi aradığını, şubenin cevap vermemesi üzerine şubeye gittiğini, şubenin çok dağınık bi halde olduğunu, telefonlara yoğunluktan bakamadıklarını, alınan kargo ile ilgili evrakı da yoğun olduklarından bahisle öğleden sonra vereceklerini söylediklerini, bunun üzerine müvekkilin şube müdürü ile görüşmek istediğini, kendisiyle ... isimli yöneticinin ilgilendiğini ve müvekkilin numarasını aldığını, kendisine yarın dönüş yapacağını söylediğini, ertesi gün müvekkili kimsenin aramadığını, bunun üzerine tekrar şubeye gittiğini ve herkesin telaş içinde olduğunu gördüğünü, kendisiyle ilgilenen olmayınca müvekkilin artık kolyesinin kaybolduğuna kanaat getirdiğini, bunun üzerine müvekkilin şubeyi şikayet ettiğini, bu sebeplerle müvekkilin uğramış olduğu 1.000,00 TL manevi zararın ve teslim edilemeyen takının bedeli olan 60,00 TL ile ... Kargo tarafından gönderim ücreti olan 4.80 TL nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ticaret sicilindeki adresinin Maslak İSTANBUL olduğunu, bu nedenle huzurdaki davada yetkili mahkemeniz Çağlayan mahkemeleri olduğunu, müvekkil şirket nezdinde yapılan araştırmada herhangi bir kargo kaydına rastlanılmadığını, kargonun müvekkile teslim edildiği belirtilen dönemde davacının berlittiği gibi Kemal isminde bir çalışan bulunmadığını, kargo içeriğinin ispat edilmesi gerektiğini, kolyenin değerinin mechul olduğunu, taşıyıcının eşyanın tamamen veya kısman zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda bu tazminat eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerektiğini, davacı yanın manevi tazminat talep ettiğini ancak bu talebin mümkün olmadığını, bu sebeplerle dosyanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesine, davanın reddine ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 03/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Yukarıda izah olunan sebeplerle ve dava dosyasındaki deliller neticesinde; Davalının ticari defter kayıtlarının incelenmesi son ucunda davacı ile ilgili herhangi bir gönderi fatura veya gönderi kaydının olmadığı, Davacının, davaya konu takıyı davalı çalışanına teslim ettiğini ispat eden Teslim- tesellüm fişi, taşıma senedinin ve/veya yük senedinin olmadığı, Davacının TTK' nun 856 ve 858. Maddeleri gereği dava konusu takıyı, davalıya teslim ettiğini belge ile ispat etmesi gerektiği, dolayısı ile davacının davaya konu takıyı davalı çalışanına teslim ettiğini ispatlayamadığı, bu hali ile gönderi bedelini talep edemeyeceği, nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, kargo taşıması sırasında zayi olan emtia nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkilin kişiye özel tasarlamış olduğu kolyeyi ... adlı internet sitesindeki dükkanında satışa sunduğunu, kolyenin Mersin/Mut ilçesinde bulunan alıcısı Süleyman Şimşek'e ulaştırılmak üzere 02.01.2010 tarihinde davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin pazarlama sorumlusu olarak çalıştığı dava dışı şirketin davalı şirketle kargo anlaşması bulunması nedeniyle, müvekkilinin de kendisine ait kargosunu çalıştığı şirketin kargolarıyla birlikte davalıya teslim ettiğini, teslim sırasında kargo numarasının verilmediğini, sonradan yapılan aramalarda ürünün bulunmaması nedeniyle, şube yetkililerinin emtianın teslim alındığını inkar ettiklerini, teslim için gelen kuryenin müvekkiline herhangi bir teslim fişi vermemesi nedeniyle ertesi gün kargo takip numarasını öğrenmek için şubeyi aradığını, cevap verilmemesi üzerine ertesi gün şubeye gidildiğini, şube yetkililerinin ilgilenme sözü vermelerine rağmen kargonunu bulunamadığını ileri sürerek, 1.000,00 TL manevi zararın ile eslim edilemeyen takının bedeli olan 60,00 TL ile ... Kargo tarafından gönderim ücreti olan 4.80 TL'nin ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise buna karşın müvekkili şirket nezdinde yapılan araştırmada davacıya ait herhangi bir kargo kaydına rastlanılmadığını, kargonun müvekkile teslim edildiği belirtilen dönemde davacının berlittiği isimde bir çalışan bulunmadığını, kargo içeriğinin ispat edilmesi gerektiğini, kolyenin değerinin mechul olduğunu beyan etmiştir.
İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın "İspat Yükü" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972).
Davacı tarafça, davalı ile aralarında imzalanmış taşıma sözleşmesi, gönderi fişi, teslim tesellüm fişi gibi belge sunulmamış olup dava dilekçesi ekinde sunulan internet mağazasındaki takı fotoğrafları, kargo şubesi fotoğrafı, whatsapp yazışmaları, aynı ürünün tekrar gönderildiğine dair gönderi fişi sözleşmenin varlığını ispata yeterli değildir. Bu nedenle iş bu davada, sözleşmenin varlığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının maddi ve manevi tazminat davasının reddine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 427,60TL , reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 427,60 TL harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın, peşin alınan 54,40 TL harçtan mahsubu ile eksik 800,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 1.064,80TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4.Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan 250,00TL (tebliğ posta ücretinin) yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)