10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:
Davacı vekili 11/01/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; 08.01.2022 tarihinde sürücü ----sevk ve idaresinde bulunan -----plakalı araç ile ----- ilinden ---- istikametine seyir halinde iken-----Dinlenme Tesisleri istikametine geldiğinde aracının sol ön kısımları ile tesis yönünden yolun karşısına geçmek isteyen---- orta refüjü geçtiği esnada yolun sol şeridinde çarpması sonucu tek taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın sonucunda yaya konumunda olan, müvekkillerimden -----eşi, ----- ve ----- anneleri ------vefat etmiştir. Yakınlarının vefatı nedeniyle müvekkillerim manevi açıdan mağdur olmuşlardır.---- plakalı araç sürücüsü----- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/1-A kuralını ihlal ettiği, -----ise Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde bulunan 138/B-3kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaati bildirilmiş ise de;
-----Cumhuriyet Başsavcılığının-----Sor. Sayılı dosya kapsamında alınan 22/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ------plakalı araç sürücüsü----- ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, ----- ise KUSURSUZ olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.-----Asliye Ceza Mahkemesi-----Sayılı dosyası kapsamında ----- Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 05/07/2022 tarihli raporda;Sanık sürücü -----asli kusurlu olduğu,
Müteveffa yaya------kusursuz olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.Kanaatimizce bu kazanın oluşumunda müteveffa yaya -----ve manevi anlamda zarar gören 3. kişi konumundaki müvekkillerimin herhangi bir kusurları bulunmamaktadır-----plaka sayılı araç kaza tarihi olan 08.01.2022 tarihini kapsar şekilde ----- ait----- Numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup işbu poliçede manevi tazminat talepleri de teminat altına alınmıştır. (EK-8: ------ ait -------Numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi) Davalı ----- vefatı nedeniyle davacı müvekkillerin uğramış oldukları manevi zararlardan teminat limiti ile sorumludur.Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, 08.01.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda----- vefat etmiş olması sebebiyle müvekkillerimin uğramış oldukları manevi zararın davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili için bu davayı açma zaruretimiz hasıl olmuştur.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacıların iddia ettiği manevi zarar zenginleşme aracı olarak görülmekte olduğundan, dava dilekçesinde şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekir. Huzurdaki davada davaya konu kaza ile ilgili olarak poliçe limitleri kapsamı bellidir. Bu nedenle davacıların belirsiz alacak olarak işbu davayı açmasında hukuki bir yarar mevcut değildir.
Kazanın oluş şekline göre; eldeki verilerle müteveffanın KYTY. 138b-3 md. ihlali nedeni ile kusurlu olduğu aşikardır. Sigortalının ve/veya müteveffanın kusurunun, bulunup bulunmadığının tespit edilmesi için işbu nedenle -----İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasını talep ediyoruz. Bu hususta ceza dosyasında mevcut olan rapor mahkemeyi bağlamadığından -----rapor alınmasını, yine kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının da araştırılmasını talep ederiz.Talep edilen tazminat miktarı belirsiz alacak olduğundan fahiştir. Davayı kabul anlamında olmamak üzere; davacıların -varsa- manevi tazminatlarının tespiti için rapor alınmasını, ---- tarafından davacılara rücuen ödenen bir tazminat var ise araştırılmasını talep ediyoruz. Sigorta zenginleşme aracı değildir. Sigorta sözleşmesi rizikonun gerçekleşmesi halinde gerçek zararın ödenmesi amacını taşımaktadır. Bu çevrede, ödenecek tazminat müvekkil sigorta şirketinin azami sorumluluk haddini aşmamak üzere davacıların uğradığı gerçek zarardır. Davacının fazlaya ilişkin istemleri bu nedenle ret edilmelidir. Dava konusu kaza neticesinde manevi tazminat gereği ileri sürülerek huzurdaki dava ikame edilmiş ise de; manevi tazminat bir zenginleşme aracı olmayıp, ancak gerçek bir zararın varlığı halinde ileri sürülebilen bir tazminat talebidir. Müvekkil, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir. İşbu nedenle davanın kabulü ihtimalinde müvekkil aleyhine yargılama giderleri, vekalet ücreti ve faize hükmedilmemesi hukuka uygun olandır.Bu nedenle de müvekkil şirkete başvuru esnasında tüm belgeler iletilmediğinden usulüne uygun bir başvuru mevcut değildir. Mahkeme aksi kanaatte ise de, trafik kazaları esas itibariyle haksız fiil sayılmakla birlikte, sigortacı açısından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir.Zira sigortacının tazmin yükümlülüğü düzenleyen KTK m.99/1 hükmünde sigortacının bu yükümlülüğünün durumun sigortacıya ihbarından itibaren 8 iş gününde ödenmesi gerektiği düzenlemesi yer almaktadır. Sigortacıya yapılan bu ihbar kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.m.117/2' de öngörülen ihbar niteliğinde olup, bu ihbarı müteakip öngörülen 8 iş günlük sürenin sonundan itibaren sigortacı temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Sigorta şirketinin, başvurunun ya da eksik evrak varsa eksik evrakların tamamlandığı tarihten itibaren 8 iş gününün geçmesi ile temerrüde düşeceği ve bu tarihten itibaren işleyecek faizden sorumlu olacağı aşikardır.Sayın Mahkemenin müvekkil sigorta şirketinin ödeme yapması hususunda kanaat oluşturması halinde uygulanması gereken faiz ticari avans faizi değil, yasal faizdir. Zira yerleşik Yargıtay içtihatları da bu doğrultudadır. Haksız davanın hukuki yarar yokluğundan aksi taktirde esastan reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini " denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava trafik kazası nedeni ile uğranılan manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Davalı ------ plakalı aracın Genişletilmiş Kasko sigortası gereği (02.03.2021-02.03.2022) sigortacısıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Tarafların sosyal ve mali durumu incelenmiş davacı----- işsiz olduğu,-----nakliyat şoförü oldukları -----öğrenci oldukları ve kendilerine ait evde ikamet ettikleri anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 08/01/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketine sigortalı -----plaka sayılı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda %100 kusurlu bulunduğu müteveffa yaya ----- ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının ceza dosyasında mevcut 05.07.2022 tarihli rapor ile uyumlu olan 02.02.2024 tarihli bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği bu haliyle tarafların kusur oranları (dava dışı sürücü----- %100 kusurludur) tarafların sosyal ve mali durumları (yukarıda özetlenmiştir.) olay tarihindeki paranın alım gücü bir bütün olarak değerlendirilmiş davacılardaki acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacı ile 50.000 TL limitli İMM kombine manevi tazminat kloze teminatı kapsamında takdiren kısa kararda belirtilen miktarda manevi tazminata hükmedilmiştir.Davalı sigorta şirketine başvuru tarihleri olan 23.03.2022 ve 23.06.2022 tarihlerinden 8 iş günü sonrası olan 05.04.2022 ve 06.07.2022 tarihleri temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştirYargıtay -----HD.------Sayılı ilamı ".. Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir....Dava konusu olayda, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olup, ayrı ayrı manevi tazminat isteminde bulunmalarına ve her bir davacı için ayrı ayrı hüküm kurulmasına (kısmen kabul kararı verilmesine) göre davacıların her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir."( Aynı gerekçeler için bkz. Yargıtay ------. HD. -----Sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı yukarıda anlatılan hususlar bir bütün olarak değerlendirilmiş HMK m. 341/2 'Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.' şeklinde ki düzenleme dikkate alındığında istinaf yolu açık olmak üzere davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın KABULÜ ile; Takdiren 5.000 TL manevi tazminatın 05.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı -----ödenmesine, -Takdiren 5.000 TL manevi tazminatın 05.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ------ödenmesine, Takdiren 5.000 TL manevi tazminatın 05.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ------ ödenmesine, Takdiren 5.000 TL manevi tazminatın 05.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ------ödenmesine, Takdiren 5.000 TL manevi tazminatın 05.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ------ ödenmesine, Takdiren 5.000 TL manevi tazminatın 06.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ------ ödenmesine, Takdiren 5.000 TL manevi tazminatın 06.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ------ödenmesine, Takdiren 5.000 TL manevi tazminatın 06.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı -----ödenmesine, Takdiren 10.000 TL manevi tazminatın 05.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ------ ödenmesine,
2.Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.415,50 TL harçtan, peşin yatırılan 179,90 TL harcın düşümü ile geri kalan 3.235,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3.Davacı tarafından yapılan 179,90 TL Peşin harç ve 179,90 TL başvurma harcı ve 220,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 579,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5.----Başkanlığından alınan 2.345,00 TL rapor ücretinin davalı tarafça----- faturasında belirtilen İBAN numarasına yatırılmasına,
6.3.200,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
7.Davacı ---------kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8.Davacı ------ kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9.Davacı ------- kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10.Davacı ------ kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
11.Davacı ------- kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
12.Davacı -------kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
13.Davacı ----- kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
14.Davacı -----kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
15.Davacı -----kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,Dair kısa karar, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.