16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/357 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2021/214 esas, 05.01.2024, 11.01.2024 Tarihli ara kararlar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan 474.000,00 USD borç aldığını, bu borç karşılığında davalının tefeciliğini örtbas etmek için sözleşme düzenlendiğini ve müvekkilinin borç nedeniyle davalıya dört adet senet verdiğini, devam eden süreçte davalı faizlerin arttığını bahane ederek keyfi olarak yeni sözleşmeler düzenlediğini ve bunu müvekkiline zorla imzalattığını, müvekkilinin borcunu 27/03/2018 tarihinden itibaren ödemeye başladığını ve banka kayıtlarıyla ve ödeme dekontlarla da sabit olduğu üzere defalarca kez ödeme yaparak borcunu bitirdiğini, buna rağmen davalının müvekkilinin ofisini basıp müvekkiline silah doğrulttuğunu ve müvekkiline baskı ve silahla tehdit yoluyla 5.000.000,00 TL bedelli senet imzalatarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe koyduğu senet ikrah ile elde edildiğini, olay nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/44978 Sor. nolu dosyasında tanıkların davalının mutad olarak tefecilik yaptığını beyan ettiklerini, senedin müvekkilimin gerçek iradesini yansıtmadığını, müvekkilden ölüm tehdidi ile alındığını, maddi cebir yoluyla düzenlenen bu senede dayalı olarak başlatılan icra takibinin telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vermesi nedeniyle müvekkili adına başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYANIN İHTİYATİ TEDBİR İLE İLGİLİ SAFAHATI İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarihli ara kararı ile; imzalanan belgelerdeki imzaların inkâr edilmemesi, davacının, davalıyla adi ortaklık kurduğunu kabul etmediği ... Fabrikasının yıkım işini aldığını beyan etmesi, buna bağlı olarak davacının iddialarını yazılı delille ispatlanması gerektiği de gözönüne alındığında yaklaşık ispat kuralının işbu davada ortaya çıkmadığı gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
DAİREMİZ KARARI (22.09.2021 tarihli):
Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin, Dairemizin 22.09.2021 tarih, 2021/1366 Esas, 2021/1548 Karar sayılı ilamıyla; "Dava,
İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına yöneliktir.
Davacı taraf, takip ve dava konusu senedin davalı tarafından zorla imzalattırıldığı iddiasında bulunmuş, ayrıca davalının tefecilik yaptığını ileri sürmüştür.
HMK'nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında, somut olay bakımından yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine..." karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2021 tarihli ara kararı ile; kanunun "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez." şeklindeki amir hükmü uyarınca icra takibinin durdurulması, dolayısıyla satışın durdurulması mümkün olmadığından davacı vekilinin "icra takibinin durdurulması" şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine" karar verilmiştir. DAİREMİZ KARARI (30.12.2021 tarihli):Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin, Dairemizin 30.12.2021 tarih, 2021/2148 Esas, 2021/2265 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemenin 07/04/2021 tarihli ara kararı ile de "davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verildiği, kararın istinafı üzerine Dairemizin 22.09.2021 tarih, 2021/1366 Esas, 2021/1548 Karar sayılı ilamıyla; "...
Davacı taraf, takip ve dava konusu senedin davalı tarafından zorla imzalattırıldığı iddiasında bulunmuş, ayrıca davalının tefecilik yaptığını ileri sürmüştür.
HMK'nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında, somut olay bakımından yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine..." karar verildiği görülmüştür.Belirtilen karar tarihinden sonra davalı alacaklı hakkında İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/724 Esas sayılı dosyası ile 'Senedin yağması' suçundan dolayı ceza davası açıldığı istinaf dilekçesiyle bildirildiğinden; mahkemece ilgili ceza dosyasının celbiyle dosya incelendikten sonra dosyadaki diğer dellillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle elde edilecek sonuca göre ihtiyati tedbir konusunda yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI;
İlk derece mahkemesinin 31.01.2022 Tarihli (kararın altındaki tarih 01.02.2022 yazılı) ara kararında; "... İİK'nin 72(3). Maddesi ile HMK'nin 389. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davalı hakkında İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/724 esas sayılı dosyasında nitelikli yağma suçundan açılan davaya göre davacı açısından yağma suçu yönünden davacının iddiasını yaklaşık olarak ispat etmiş kabul edilmesi gerektiği ve davacı vekilinin iddialarına göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı anlaşıldığından İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca İst. Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki takip değeri olan 5.554.931,51 TL'nin %15'i oranındaki 833.239,72 TL teminat karşılığında icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar vermek gerekmiştir" şeklindeki gerekçe ile "1- Davacının "icra takibinin durdurulması" talebinin reddine, 2-"Çoğun içinde az da vardır" ilkesi uyarınca İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca icra takibindeki bedelin %15'i olan 833.239,72 TL nakdî veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubu teminat karşılığında, İst. Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına yatan paranın Mahkememizdeki dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına, " karar verilmiştir.
DAİREMİZ KARARI (24.03.2022 Tarihli) Dairemizin 2022/466 Esas, 2022/520 Karar sayılı, 24.03.2022 Tarihli kararında; "...Mahkemenin kabulü ve olayla ilgili olarak davalı hakkında açılan İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/724 Esas sayılı dosyasına göre; davacının senedin yağması ve tefecilik iddialarının yaklaşık olarak ispat edilmiş olduğu ilk derece mahkemesinin istinaf incelemesine konu 01/02/2022 tarihli ara kararı ile kabul edilmiş ve bu karara davalının da itiraz etmemiş olması dikkate alındığında, uygun görülecek teminat karşılığında HMK.389.maddesi uyarınca bu aşamada icra takibinin durdurulmasının ileride telafisi güç veya imkansız zararların oluşmasını engellemek için yerinde olacağı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, " şeklinde karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin 30.03.2022 Tarihli ara kararında; "...icra takibinin durdurulması talebinin reddine dair kararın, İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2022/466 E., 2022/520 K. sayılı ilâmı ile kaldırıldığı, Mahkemenin BAM kaldırma kararına direnme hakkı bulunmadığı, istinaf ilamındaki "Mahkemenin kabulü ve olayla ilgili olarak davalı hakkında açılan İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/724 Esas sayılı dosyasına göre; davacının senedin yağması ve tefecilik iddialarının yaklaşık olarak ispat edilmiş olduğu ilk derece mahkemesinin istinaf incelemesine konu 01/02/2022 tarihli ara kararı ile kabul edilmiş ve bu karara davalının da itiraz etmemiş olması dikkate alındığında, uygun görülecek teminat karşılığında HMK.389.maddesi uyarınca bu aşamada icra takibinin durdurulmasının ileride telafisi güç veya imkansız zararların oluşmasını engellemek için yerinde olacağı anlaşıldığından" şeklindeki gerekçeye uygun olarak %15 teminat ile talebe konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin davalı hakkındaki İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/724 Esas sayılı dosyasında ilk derece mahkemesi tarafından davanın esası hakkında karar verilinceye kadar icra takibinin durdurulmasına" karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI:
İlk derece mahkemesince 18/05/2022 tarihli ara karar ile; istinaf mahkemesi kararının kesin olduğu, İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 24/03/2022 tarihli 2022/466-520 E-K sayılı ilâmı uyarınca ihtiyati tedbir kararı mecburen HMK'nin 389. Maddesi uyarınca verilmiş ise de, teminat miktarı İİK'nin 72/3. maddesi uyarınca daha az olamayacağı, daha fazla olmasını gerektirir bir neden de bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir kararına karşı davacı vekilinin teminata ve teminat miktarına yaptığı itirazın ve davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına ve teminat miktarına yaptığı itirazların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KARARI:Dairemizin 2023/1047, 2023/1502 Karar sayılı, 19.10.2023 tarihli ilamında; "Somut olayda ilk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda tedbir kararı verildiği, takdir edilen teminat oranında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 05/01/2024 TARİHLİ ARA KARARI İlk derece mahkemesince 05/01/2024 tarihli ara karar ile; "Davacı vekilinin iddialarına göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edildiği anlaşıldığından; talebin kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası bakımından İİK'nun 72(3). Maddesi uyarınca (teminatsız tedbir verme şartları oluşmadığından) % 15 teminat karşılığında icra veznesine davacı tarafça yatan / yatırılacak paranın takip alacaklısına ödenmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı vermek gerekmiş; "-Talebin KABULÜ ile, İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca dava değerinin %15'i olan 833.239,73 TL nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubu teminat karşılığında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında ödeme günündeki dosya kapak borcunun tamamı NAKTEN ödendiği takdirde davacı tarafça icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya verilmemesine" Şeklinde karar vermiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 05/01/2024 TARİHLİ ARA KARARI: "Eldeki davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu ve İİK 72/3 maddesi uyarınca ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceğinden davacı vekilinin teminatsız ihtiyati tedbir verilmesi talebinin reddine karar verilmiş; -Davacı vekilinin 27/12/2023 tarihli duruşmada ki beyanıyla, dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin teminatsız olarak ihtiyaten durdurulması talebinin REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 11/01/2024 TARİHLİ ARA KARARI "Kanun bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ihtiyati tedbir isteyen davacının ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkı bulunmadığı.." gerekçesi ile; "Davacı vekilinin 10/01/2024 tarihli dilekçeyle mahkememizin 05/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazın REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili 05/01/2024 tarihli ara karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; Borçlu olunmadığının tespiti ile iptali istenen 5.000.000,00 TL bedelli senede ilişkin davalı tarafından başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasının HMK 389 kapsamında ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması gerektiği mahkemenin dosya münderecatındaki kararlarıyla sabit olduğunu, bununla birlikte icra dosyasının tedbiren durdurulması gerektiği yönündeki istinaf kararlarında inceleme tarihinde davalı hakkında davaya konu yağma ve tefecilik eylemlerinden henüz hüküm verilmeyen İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/724 E. sayılı dosyasının bulunduğundan bahisle yaklaşık ispatın gerçekleştiğine yönelik tespitler nazara alındığında; davalı hakkında mezkur ceza mahkemesince davaya konu olan hem yağma eyleminden hem de tefecilik eyleminden mahkumiyet kararı verilmesi yaklaşık ispat koşulunu aşan bir durum olduğunu, menfi tespit davasına konu senedi hükümsüz kılan eylemle ilgili ceza mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmemiş olsa dahi ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat koşulunu aştığı ve tedbir kararının teminat alınmaksızın verilmesi gerektiğini,Bu bağlamda İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/724 E. sayılı dosyasında davalı hakkında davaya konu olayla ilgili senet yağması ve tefecilik suçlarından mahkumiyetine karar verildiğini, ceza mahkemesince sabit görülen yağma ve tefecilik vakıasının menfi tespit davasına konu senedin iptali/geçersizliği sonucunu doğuracağı, icra takibinin tedbiren durdurulmaması halinde müvekkilin gayrimenkulünün haksız yere satılacağı nazara alınarak ileride telafisi güç veya imkansız zararların oluşmasını engellemek için icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.Davacı vekili 11/01/2024 tarihli ara karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin,
HMK 389 vd. maddeleri kapsamında icra takibinin durdurulması istemini içeren 28.12.2023 tarihli ihtiyati tedbir talepleri dışında verdiği 05.01.2024 tarihli karara itiraz haklarının bulunmadığını, ihtiyati tedbir taleplerini kabulüne karar verildiğini belirtmişse de; taraflarınca Dairenin dosya kapsamında verdiği kararlar doğrultusunda HMK 389 vd. maddeleri kapsamında dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin durdurulması yönünde tedbir talebinde bulunulduğu açıkça ortada olduğunu, Mahkemenin, esasında icra takibinin durdurulması isteminden ibaret olan taleplerini reddederek talep konusu olmamasına rağmen İİK 72/3 uyarınca verdiği tedbiri "talebin kabulü" gibi değerlendirerek itiraz yoluna başvurma imkanlarının olmadığı gerekçesiyle verdiği karar usul yönünden açıkça hukuka aykırı olduğunu, Borçlu olunmadığının tespiti ile iptali istenen 5.000.000,00 TL bedelli senede ilişkin davalı tarafından başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasının HMK 389 kapsamında ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması gerektiğinin istinaf mahkemesinin dosya münderecatındaki kararlarıyla sabit olduğunu, bununla birlikte icra dosyasının tedbiren durdurulması gerektiği yönündeki istinaf kararlarında inceleme tarihinde davalı hakkında davaya konu yağma ve tefecilik eylemlerinden henüz hüküm verilmeyen İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/724 E. sayılı dosyasının bulunduğundan bahisle yaklaşık ispatın gerçekleştiğine yönelik tespitler nazara alındığında; davalı hakkında mezkur ceza mahkemesince davaya konu olan hem yağma eyleminden hem de tefecilik eyleminden mahkumiyet kararı verilmesi yaklaşık ispat koşulunu aşan bir durum olduğunu, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/724 E. sayılı dosyasında davalı hakkında davaya konu olayla ilgili senet yağması ve tefecilik suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, ceza mahkemesince sabit görülen yağma ve tefecilik vakıasının menfi tespit davasına konu senedin iptali/geçersizliği sonucunu doğuracağı, icra takibinin tedbiren durdurulmaması halinde müvekkilin gayrimenkulünün davalı tarafından haksız yere icraen satılacağı nazara alınarak ileride telafisi güç veya imkansız zararların oluşmasını engellemek için icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin 05.01.2024 ve 11.01.2024 tarihli ara kararların kaldırılması istemine ilişkindir.Dairemizin 2024/443 Esas sırasına kayıtlı dosyasının aynı taraflar arasındaki aynı davadaki ara karara ilişkin olduğu anlaşılmakla her iki dosya heyetimizce aynı gün birlikte incelenmiştir.Dairemizin 2022/466 E, 2022/250 Karar sayılı, 24.03.2022 Tarihli kararında; "...Mahkemenin kabulü ve olayla ilgili olarak davalı hakkında açılan İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/724 Esas sayılı dosyasına göre; davacının senedin yağması ve tefecilik iddialarının yaklaşık olarak ispat edilmiş olduğu ilk derece mahkemesinin istinaf incelemesine konu 01/02/2022 tarihli ara kararı ile kabul edilmiş ve bu karara davalının da itiraz etmemiş olması dikkate alındığında, uygun görülecek teminat karşılığında HMK.389.maddesi uyarınca bu aşamada icra takibinin durdurulmasının ileride telafisi güç veya imkansız zararların oluşmasını engellemek için yerinde olacağı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" karar verilmiş ve Dairemizin kesin nitelikteki kararına istinaden ilk derece mahkemesinin 30.03.2022 Tarihli ara kararı ile; " %15 teminat ile talebe konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin davalı hakkındaki İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/724 Esas sayılı dosyasında ilk derece mahkemesi tarafından davanın esası hakkında karar verilinceye kadar icra takibinin durdurulmasına" karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince "ceza mahkemesi tarafından davanın esası hakkında karar verilinceye kadar icra takibinin durdurulmasına" karar verilmiş olmakla, davacı vekili ceza mahkemesince 21.09.2023 Tarihli karar ile davalı hakkında mahkumiyet hükmü verildiğini, tedbir kararının ceza mahkemesi kararına kadar verildiğini belirtilerek icra takibinin durdurulmasına yönelik olarak yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Somut uyuşmazlıkta; davanın icra takibinden sonra açıldığı sabittir. Kural olarak; 2004 sayılı İİK'nın 72/3. fıkrasına göre, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Ancak, takibe konu senet yönünden davalı aleyhine verilmiş bir mahkumiyet hükmü mevcut olup 6100 sayılı HMK.'nın 389. Maddesinin de nazara alınması gereklidir. Davacıların iddiası soyut bir iddia olmaktan çıkıp somut bir hal aldığında, mahkemenin açılan davayı sadece 2004 sayılı İİK.'nın 72. maddesine göre açılmış bir dava olması nedeniyle bu maddede öngörülen tedbirler dışındaki tedbirleri uygulamaması davacıların bu senede dayalı başlatılan takip nedeniyle ileride telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasına yol açabilecektir. Nitekim mahkemenin 15.11.2021 Tarihli ara kararında davalı hakkında tefecilik suçundan dava açılması nedeni ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğine yer verilmiş olup Dairemiz kararında da yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği kabul edilmiştir. İhtiyati tedbir kararından sonra İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/724 Esas, 2023/507 Karar sayılı, 21.09.2023 tarihli kararı ile; davalı hakkında katılana yönelik nitelikli yağma ve tefecilik suçları yönünden mahkumiyet hükmü verildiği de dikkate alındığında somut olay, mevcut delil durumu, ceza soruşturmasında tefecilik iddiası yönünden alınan mali rapora göre HMK 389 md göre uygun teminat karşılığında icra takibinin durdurulması, ileride telafisi güç veya imkansız zararların oluşmasını engellemek için yerinde olacağından davacının istinaf isteminin bu yönden kabulü gerekmiştir. Keza benzer uyuşmazlıklardaki Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi'nin 2022/1986 Esas, 2022/1985 karar sayılı ilamında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi'nin 2023/1201 E, 2023/1865K sayılı ilamında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2023/2099E, 2023/2261K sayılı, 05/12/2023 Tarihli ilamında HMK 389.maddesi koşullarının gerçekleştiği dikkate alınarak icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına yönelik verilen ihtiyati tedbir kararlarının yerinde bulunduğu görülmektedir.
İlk derece mahkemesinin 11.01.2024 tarihli ara kararında davacının 05.01.2024 Tarihli tedbir kararına itiraz hakkı bulunmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin 05.01.2024 Tarihli iki ayrı ara kararı mevcut olup neticeten İİK 72/3 maddesine göre ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de, davacının takibin durdurulmasına yönelik istemi her iki kararda da reddedilmiştir. 05.01.2024 Tarihli ikinci kararda; talebin kabulüne dair hüküm kurulduğu yazılı ise de; neticeten takibin durdurulması talebi reddedildiğinden esasen; davacının tedbir talebi kısmen kabul kısmen reddedilmiş olup davacının 05.01.2024 Tarihli ara karara karşı istinaf hakkı mevcut olup mahkemece istemin istinaf dilekçesi olarak kabulü gerekirken reddi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenle öncelikle davacının 11.01.2024 Tarihli ara karara yönelik istinaf isteminin kabulü ile, 11.01.2024 Tarihli ara kararın kaldırılmasına, icra takibinin durdurulması talebinin kabulü gerekirken reddedilerek İİK 72/3 maddesi gereğince veznedeki paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi yerinde olmadığından 05.01.2024 Tarihli ara kararların kaldırılmasına, Dairemizce takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ceza mahkemesi kararı kesinleşmediğinden davacının teminatsız tedbir kararı verilmesi isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.