4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/2332 E. , 2023/4829 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ İtirazın kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulü
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12.08.2020 tarihinde davacıların oğlu/desteği ...’un sevk ve idaresindeki motosiklete, davalı nezdinde ... poliçesi olan aracın sürücüsü dava dışı ...’nun arkadan çarpması sonucu oluşan olayda davacıların desteği ...’nın vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacılardan ... için 10.000,00 TL ve ... için 10.001,00 TL olmak üzere toplam 20.001,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini davacılardan ... için 166.674,00 TL'ye, ... için 162.257,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki araç ile davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki motosiklete kasten arkadan çarptığını, ... hakkında kasten adam öldürme eylemi nedeniyle kamu davası açıldığını, davaya konu olayın trafik kazası olmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, aksi kanaatte olunması halinde ise kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan 19.12.2020 tarihli rapora göre kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı aracın sürücüsü ...'nun tam kusurlu olduğu, davacıların desteği sürücü ...'un kusurunun bulunmadığı, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile davacılardan ... için 166.674,00 TL ve ... için 162.257,00 TL olmak üzere toplam 328.931,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sigortalı aracın sürücüsü ...'nun sevk ve idaresindeki aracı ile davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki motosiklete kasten arkadan çarptığını, ... hakkında kasten adam öldürme eylemi nedeniyle kamu davası açıldığını, davaya konu olayın trafik kazası olmayıp, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, davacıların desteğinin çocuk olduğunu, destek için yapılacak yetiştirme ve bakım giderlerinin hesap edilecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, desteğin kaza esnasında kask takmadığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, askerlik ve iş arama süresinde tazminat hesabı yapılmaması gerektiğini, davacılar lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 19.12.2020 tarihli kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kusur raporu ve dosyadaki diğer belgelere göre sigortalı aracın sürücünün kasıtlı olarak hareket ettiği hususunun ispatlanamadığı, davalının itirazı üzerine yeniden aktüer bilirkişi raporu alındığı, alınan yeni raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre tazminatın usulünce hesaplandığı, desteğin yetişkin olması sebebiyle yetiştirme gideri olmadığı, 6 aylık askerlik süresince tazminat hesaplanmadığı, desteğin kaza esnasında kask takmadığının anlaşıldığı, bu nedenle tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile davacılardan ... için 125.792,56 TL ve ... için 104.288,99 TL olmak üzere toplam 230.081,55 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı aracın sürücüsü ...'nun sevk ve idaresindeki aracı ile davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki motosiklete kasten arkadan çarptığını, ... hakkında kasten adam öldürme eylemi nedeniyle kamu davası açıldığını, davaya konu olayın trafik kazası olmayıp, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, davacıların desteğinin çocuk olduğunu, destek için yapılacak yetiştirme ve bakım giderlerinin hesap edilecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davaya konu olay nedeniyle davacılara kalan miras gelirinin ve SGK tarafından bağlanacak rücuya tabi gelirlerin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacılar lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29 uncu maddesi.
3.Değerlendirme
1.Dosya kapsamından; davalıya sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ... hakkında kasten öldürme suçu nedeniyle kamu davası açıldığı, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.06.2022 tarihli 2020/275 Esas-2022/217 Karar sayılı ilamı ile sanık ...'nun maktul ...'a yönelik eylemi nedeniyle üzerine atılı kasten öldürme suçu sabit görüldüğünden 22 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 26.10.2022 tarihli 2022/2981 Esas-2022/3180 Karar sayılı ilamı ile sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu, ilk derece mahkemesinin, bu yöndeki değerlendirilmesinin yerinde görüldüğü, ancak maktulün olay öncesinde sanığa yönelik haksız tahrik oluşturacak davranışlarda bulunması nedeniyle, olası kastla öldürme suçundan kurulan hükümde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak, sanığın maktule yönelik haksız tahrik altında olası kastla öldürme suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle sanık Şerif Abalıoğlu'nun 13 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Anılan kararın taraflarca temyiz edildiği, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderildiği ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Ceza yargılamasının sefahati gözetildiğinde, maddi vakıanın tespiti ve meydana gelen olayda davacıların desteği ...’un birlikte kusurunun bulunup bulunmadığı, haksız tahrik kapsamında eylemlerinin olup olmadığı yönünden ceza mahkemesince verilecek kararın, davalı ... şirketinin sorumluluğunun tespiti bakımından eldeki davayı etkileyeceği açıktır.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin 12 inci fıkrası da gözetilerek, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 2022/2981 Esas-2022/3180 Karar sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenerek, davalı ... şirketinin sorumluluğu belirlenip oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların desteği ...’un sevk ve idaresindeki motosiklete, davalı nezdinde ... poliçesi olan sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ...’nun arkadan çarpması sonucu oluşan olayda davacıların desteği ...’nın vefat ettiğini belirterek, destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın sürücüsü davadışı ...'nun sevk ve idaresindeki araç ile davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki motosiklete kasten arkadan çarptığını, ... hakkında kasten adam öldürme eylemi nedeniyle kamu davası açıldığını, davaya konu olayın trafik kazası olmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, aksi kanaatte olunması halinde ise kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. ...; dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacıların desteği sürücü ...'un kusurunun bulunmadığı, gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar vermiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuş olması sonucu ... desteğin kask takmaması nedeniyle % 20 müterafik kusur indirimi yaparak ... için 125.792,56 TL ve ... için 104.288,99 TL olmak üzere toplam 230.081,55 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunması üzerine Sayın Çoğunluk; “ Dosya kapsamından; davalıya sigortalı aracın sürücüsü davadışı ... hakkında kasten öldürme suçu nedeniyle kamu davası açıldığı, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.06.2022 tarihli 2020/275 Esas-2022/217 Karar sayılı ilamı ile sanık ...'nun maktul ...'a yönelik eylemi nedeniyle üzerine atılı kasten öldürme suçu sabit görüldüğünden 22 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 26.10.2022 tarihli 2022/2981 Esas-2022/3180 Karar sayılı ilamı ile sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu, ilk derece mahkemesinin, bu yöndeki değerlendirilmesi yerinde görüldüğü, ancak maktulün olay öncesinde sanığa yönelik haksız tahrik oluşturacak davranışlarda bulunması nedeniyle, olası kastla öldürme suçundan kurulan hükümde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak, sanığın maktule yönelik haksız tahrik altında olası kastla öldürme suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle sanık Şerif Abalıoğlu'nun 13 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Anılan kararın taraflarca temyiz edildiği, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderildiği ve henüz kesinleşmediği anlaşılmasına göre ceza yargılamasının sefahati gözetildiğinde, maddi vakıanın tespiti ve meydana gelen olayda davacıların desteği ...’un olayda birlikte kusurunun bulunup bulunmadığı, haksız tahrik kapsamında eylemlerinin olup olmadığı yönünden ceza mahkemesince verilecek kararın, davalı ... şirketinin sorumluluğunun tespiti bakımından eldeki davayı etkileyeceği anlaşıldığından Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 2022/2981 Esas-2022/3180 Karar sayılı dosyasının sonucunun kesinleşmesi beklenerek, davalı ... şirketinin sorumluluğu belirlenip oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamış, gerekçe ile bozma kararı verilmiştir.”
Haksız fiil sorumluluğunu düzenleyen Türk Borçlar Kanunu 49. maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğunda kusurun niteliğinden yani kast yada taksir olmasından ziyade kusurun haksız fiilin gerçekleşmesinde sorumlunun kusurunun derecesi dikkate alınır. Somut olayda davacıların desteğinin motosiklet ile karayolunda seyir halinde iken kasten gelip arkadan çarparak desteğin ölümüne neden olduğu hususunda ne uyuşmazlık hakemi tarafından alınan kusur raporunda ne de beklenmesi karar verilen ceza mahkemesinin tespitinde bir anlaşmazlık yoktur. Bir başka ifade ile hem hakem dosyasında hem de ceza dosyasında davalı şirketin sigortalısının bilerek ve isteyerek (kasten) davacıların desteğine gelip arkadan çarptığı kabul edilmiştir. Hakem tarafından alınan kusur raporunda desteğin kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı da açıkça belirlenmiştir. Davacıların desteğinin ölümüne neden olan trafik kazasında ne ceza dosyasında ne de hakem tarafından alınan kusur raporunda desteğin kazanın oluşuna etki edecek bir trafik kuralını ihlal ettiğine ilişkin bir tespit bulunmamaktadır.
Trafik kazalarına dayalı destekten yoksun kalma zararının belirlenmesinde tarafların kusuru karayolunda seyrederken bir trafik kuralını ihlal etmiş olup olmamasına göre belirlenir. Davalı sigortacının sigortalısının kasten arkadan desteğe çarptığı ve bu kazanın oluşumunda desteğin hiçbir kural ihlalinin bulunmadığı anlaşıldığına göre ceza mahkemesinde tamamen ceza hukuku açısından yapılan değerlendirme ile verilen cezada haksız tahrik indirimi kararının hukuk davası açısından bir sonuç doğurmayacağı bu nedenle işin esasına girilerek esastan temyiz incelemesi yapılması gerekirken ceza mahkemesinin dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi yönündeki çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.