Esas No
E. 2011/12106
Karar No
K. 2013/419
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2011/12106 E.  ,  2013/419 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

Hükmolunan sonuç ceza miktarı ve yasal süresinde yapılmaması nedenleriyle sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Tebliğnamede katılan ... vekili Av. ... tarafından temyiz edildiği ifade edilen hükmün ve dosyanın tetkikinde, adı geçen vekilin dosyadaki vekaletnamesine göre katılan ...'ın vekili olup, gerekçeli karar ile temyiz dilekçesi başlıklarında diğer katılan ...'un adının gösterilmesi ve tebliğnameye de bu şekilde alınması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.

Görevsizlik kararının ardından dosyanın gönderildiği ...

2.Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan 24/10/2005 tarihli duruşmada hazır bulunan sanıklar ... ve ...'nin usulüne uygun biçimde kimlik tespitleri yapılıp, iddianame ve görevsizlik kararı okunmadan ve yasal hakları hatırlatılmadan yüklenen zimmet suçuna ilişkin savunma ve delillerinin görevsiz mahkemedeki savunmalarına atıfta bulunularak yetersiz şekilde alınması suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 147 ve 191/3. maddelerine aykırı davranılması,

Kabule göre de;

Suç tarihinde S.S. ... Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı ve üyeleri olan sanıkların bu göreve 27/02/2000 tarihli olağan genel kurul kararıyla seçildikleri, dosyadaki bilgi ve belgelere göre kendilerine kooperatife ilişkin herhangi bir defter ve belge teslim edilmediği anlaşılan sanıkların durumu kooperatifin üyesi bulunduğu üst birlik olan ... Yapı Kooperatifleri Birliğinden araştırdıklarında, kooperatife ait defter ve belgelerin kendilerince tutulduğu, muhasebe işlemlerinin de aidat karşılığında kooperatiflere hizmet olarak verildiği yanıtını aldıkları, üst birlikten çıkarttıkları hesap dökümlerini inceleyen sanıkların kasada bulunması gereken 7.120 TL'nin bulunmadığını fark etmeleri ve konuyu üst birliğe aktarmaları üzerine, yönetici Turgut İlmaz imzasıyla verilen 27/03/2000 tarihli cevapta, muhasebenin iş yoğunluğundan bahsedilerek hesaplarına bakılamadığı, tutmayan kasa miktarının sanıklardan kaynaklanmadığı, kooperatif yönetiminin seçildiği tarihten beri geçen sürede herhangi bir tahsilat ya da ödeme yapılmadığının anlaşıldığının bildirildiği, ancak bir süre sonra sanıkların yöneticisi olduğu kooperatif ile üst birlik arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle ilgili kooperatifin birlik bünyesinden ihraç edildiği, sanıkların da bu hususu tutanağa bağlayıp ardından 02/11/2001 tarihli yönetim kurulu kararıyla kasa hesabına zuhulen işlendiği kanısına vardıkları 7.120 TL'nin yıllara yaygın inşaat ve onarım maliyetleri hesabına aktarılmasına karar verip bu işlemi kooperatif genel kurulunda ibra ettirdikleri, 2002 yılında seçilen yeni kooperatif yönetiminin katılanlar ve şikayetçiden müteşekkil bir Hesap Tetkik Komisyonu oluşturduğu, bu komisyonca yapılan incelemede kooperatife ait 2001 yılına ilişkin defteri kebir dışında başkaca bir defter bulunmadığının, özellikle de yevmiye defterinin bulunmadığının belirlendiği, öte yandan kooperatif kasasında bulunması gereken 7.120 TL'nin yanında, muhtasar beyanname ile vergi dairesine ödendiği belirtilen 2.226 TL stopaj bedeline ait ödeme belgelerinin de bulunamadığı ifade edilerek sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, hazırlık aşamasında yapılan bilirkişi incelemesi ve kovuşturma evresinde Sayıştay emekli uzman denetçileri tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 30/05/2006 tarihli raporların da bu iddiayı doğrular tarzda olup harcamaları belgelendirilemeyen ve kasada da bulunmayan toplam 9.346 TL'nin sanıkların zimmetinde olup, zimmetin de adi nitelikte olduğunun saptandığı, mahkemece de eylemin bu şekilde gerçekleştiği kabul edilerek sanıkların zincirleme basit zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verilen somut olayda, sanıkların tüm aşamalarda zimmet suçunu kabul etmediklerine ilişkin ısrarlı savunmaları, kooperatif yönetimine seçilmelerinin üzerinden henüz bir hafta bile geçmemişken kooperatife ait defter ve belgeleri üst birlikten araştırdıkları sırada kasada bulunması gerekli tutardan haberdar olduklarına ve bu durumu birlik yetkililerine aktardıklarında, tutmayan kasa hesabının kendilerinden kaynaklanmadığına ilişkin verilen yazılı yanıt, söz konusu tutarın o tarihten olayın adli makamlara intikal ettiği tarihe kadar esasen sanıkların bilgisi dahilinde bulunması, bilirkişi incelemesine esas oluşturan ve raporlarda değinilen tek kooperatif belgesinin 2001 yılına ait defteri kebir olup temel defter olan yevmiye defterinin soruşturma ve yargılama sürecinde tüm araştırmalara rağmen bulunamaması, öte yandan muhtasar beyanname verilerek stopaj bedeli olarak ödendiği belirtilen miktara ait tüm ödeme belgelerinin de sanıklar müdafii tarafından dosyaya sunulduğu gözetilerek, 2001 yılı itibariyle kasada bulunması gereken 7.120 TL'nin fiilen o tarihte kasada olup olmadığı, sanıklara devrinin yapılıp yapılmadığı, sanıklardan önceki kooperatif yönetim kurulu başkanı ... Gül ve o dönemdeki diğer kooperatif yöneticileri ile muhasebe işlemlerini yaptıkları ve kooperatife ait defter ve belgeleri tuttukları anlaşılan üst birlik yetkili ve çalışanlarından, özellikle de Turgut İlmaz ve o tarihte birlik muhasebesinde çalışan Lale isimli kişiden tanık sıfatıyla sorulup varsa buna ait belgelerin temini, sanıkların yönetime seçildikleri 27/02/2000 tarihli genel kurul toplantısına esas yönetim kurulu, denetleme kurulu raporları ve bilançonun dosyaya konulması, kooperatif hesaplarının bulunduğu bankadan o tarih itibariyle nakdi mevcut olup olmadığının, varsa miktarının sorulması, öte yandan muhtasar beyanname verilerek ödendiği ifade edilen stopaj kesintilerine ilişkin 2.226 TL'ye tekabül eden makbuzların da dosyaya sunulması karşısında durumun bir kez de ilgili vergi dairesinden sorularak tespitinden sonra gerektiği takdirde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp zimmet suçunun biçimsel bir suç olmayıp diğer unsurlarının yanında failinde suç kastının da bulunması gerektiğine ilişkin genel ilke karşısında sanıkların kastı da tartışılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanıklar hakkında hükmedilen 3'er yıl 5'er ay 20'şer gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 5'er yıl süreyle kooperatif yöneticiliği yapmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog