12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı------plakalı aracını müvekkili----- Sigorta Şirketi'ne 29/03/2021-29/03/2022 tarihlerinde geçerli olmak üzere ------numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta himayesine aldığını, 25/08/2021 tarihinde dava dışı -----İl Emniyet Müdürlüğüne ait ----- plakalı araç----- Caddesi ----- Polis Merkezi karşısında park halindeyken sürücüsü tespit edilemeyen davalıya ait -----plakalı aracın kendisine çarpması sonucu aralarında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verildiğini, Polis memurlarınca düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile sabit olduğu üzere davalıya ait aracın araç sürücüsünün, KTK madde 47/1-d ve madde 81 uyarınca kural ihlali yaptığını, somut olayda davalı şirkete ait araç sürücüsünün, ------ Caddesi üzerinde seyir halindeyken park halinde bulunan----- plakalı araca çarptığını, akabinde olay yerini terk ettiğini, kaza nedeniyle 5.000,00-TL değer kaybı ödemesi gerçekleştirildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyan ile, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, davalının------. İcra Müdürlüğünün ------ sayılı takibine yaptığı haksız itirazın iptalini, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ------plakalı aracın maliki olduğunu, kaza tarihinde anılı aracın, davacı sigorta şirketine ------ numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasıyla aracı sigortalayan sigorta şirketinin hangi durumlarda ve şartlarda sorumlu olacağı, sigorta sözleşmesinde ve sigorta genel şartlarında açıkça belirtildiğini, olayda sürücünün kusurlu eylemini perdelemeye yönelik kaçma/olay yerini terk söz konusu olmadığını, yasal şartları oluşmayan ve sübut imkanı olmayan davanın reddedilmesi gerektiğini, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kasıtlı olmayan hareket sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle sigorta şirketinin rücu imkânı doğmadığını, davacının müvekkili aracının sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiasını kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağından görüldüğü üzere olay ----- Polis Merkezinin karşısında, ----- mağazasının önünde gerçekleştiğini, araç sürücüsünün çarpıp kaçması gibi bir durum söz konusu olmadığını, araç sürücüsü ----- mağazasına mal getirirken hasarın mağaza önünde gerçekleştiğini, sürücü hasara sebebiyet verdiğini fark etmeden işine devam ettiğini, -----plakalı aracın sağ arka tamponu ve sağ arka çamurluğunda hafif sürtünme sonucu hasarın oluştuğu görüldüğünü, kayda değer bir kaza ve hasar olmaksızın değer kaybı nedeniyle ödendiği iddia edilen 5.000,00 TL meydana gelen hasara göre oldukça fazla olduğunu beyan ile, maddi dayanağı bulunmayan usul ve yasaya uygun düşmeyen davanın reddini, davacının kötü niyetli icra takibi nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle----- İcra Müdürlüğünün ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.Dosyamız arasına celp edilen ------. İcra Müdürlüğünün ------ sayılı sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takipte ödeme emrinin davalı/borçluya tebliğ edildiği davalı tarafça takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Davalı tarafa ait-----plaka sayılı ----- markaltip araç sürücüsünün %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Dava konusu ----- plaka ----- markaltip,----- model park halindeki aracın kazanın oluşumunda etkenliği, kusuru bulunmadığı, 25/08/2021 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, dava konusu ----- plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, (Değer Kaybı Hesaplamasında; Dava konusu ----- plaka sayılı aracın yaşı, modeli, km'si, kullanılmışlık düzeyi, pazar durumu, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı kaza kaydının bulunmadığı hususu, parça- malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, 25/08/2021 tarihli kazaya ait Eksperiz Raporunda tespit edilen hasarın şekli ve niteliği ve TRAMER hasar kaydı bulunduğu hususları da dikkate alınarak Yargıtay Kararları doğrultusunda değerlendirilmiştir) (Yargıtay ------. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve ------ sayılı kararı) KTK.m.90'da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin SEDDK'ya düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm" Anayasa Mahkemesi tarafından İPTAL edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden, Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede; Dava konusu ----- plaka ----- marka tip,------model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle”; serbest piyasa koşullarında 5.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında;(5.000,00 TL Değer Kaybı) x 100 kusur oranı) = 5.000,00 TL olabileceği, Dosya kapsamında Göndereni ----- Şirketi, Alıcısı T.C Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı İç Ödemeler olan, ---- HASR ÖDM" açıklamalı, 14/10/2022 işlem tarihli, 5.000,00 TL tutarlı dekont örneği bulunduğu, davacı vekili tarafından ------ İcra Müdürlüğü'nün ----- İcra Dosyası kapsamında, 5.289,73 TL Toplam Alacak (5.000,00 TL Diğer Asıl Alacağı x170,45 TL İşlemiş Faiz 14/10/2022-01/01/2023 arası 79 Gün %15,75 x 119,28 TL İşlemiş Faiz 01/01/2023-23/03/2023 arası 81 Gün %10,75 olan, 23/03/2023 tarihli İlamsız takip başlatılmış olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.
01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmamıştır. Dolayısıyla 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine dayalı olarak zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan sigorta şirketi salt olay yerini terk nedenine dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir. Ancak 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri nedeniyle bedensel hasarlı trafik kazası sonucu zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalısına karşı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesine göre olay yerini terk nedeniyle rücu davası açabilecektir. Zira bedensel hasarlı trafik kazalarında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların B.4 maddesinde ifade edilen haller ile benzer zorunlu haller dışında olay yerini terkin, içe rücu sebebi olduğu kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Yargıtay -----. HD.'nin Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair -----. Sayılı ilamında da bu husus belirtilmiştir.
Somut olayda davalıya ait aracın sürücüsünün %100 kusuru ile meydana gelen trafik kazasında------plakalı aracın hasarlandığı ve araçta 5000 TL değer kaybı meydana geldiği bu durumun bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin belirtildiği, davalının Genel Şartlar B.4. Maddesindeki zorunlu nedenlerden dolayı olay yerini terk ettiğini ispat edemediği, davacı sigortanın sigortalısına rücu şartları oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı sigorta dava dışı araç malikine 14/10/2022 tarihinde 5000 TL ödeme yapmış olup 23/03/2023 tarihinde takip başlattığından 289,73 TL faiz istemi de yerinde görülmüştür.Somut olayda tazmini gereken alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu halde likit alacaktan sözetmek mümkün olmadığından dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile icra inkar tazminatının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davanın KABULÜNE,
1.Davalının -----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2.Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3.Karar harcı 427,60 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5.Davacı tarafından yapılan 67,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.067,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 5.289,73-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.