Esas No
E. 2008/6210
Karar No
K. 2012/3163
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2008/6210 E.  ,  2012/3163 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

TCK'nın 43. maddesi ile uygulama yapılırken 8 yıl 16 ay 15 gün yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması sonuç cezanın doğru olarak belirlenmesi karşısında sonuca etkili olmadığından bozma nedeni sayılmamış, bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir, Ancak; Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer yazılmayarak CMK'nın 232/2-c madde ve fıkrasına, Cumhuriyet Savcısının isim, sicil numarası ile esas hakkındaki görüşüne yer verilmemesi suretiyle de CMK'nın 230/1-a, 232/2-b madde ve fıkralarına aykırı davranılması,

Sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanığın posta çeklerinin kabulünü yaparak başka çeklere ait gerçeğe uymayan kabul numaraları verip bedelleri maledinmesi şeklindeki eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurulup, zimmetine geçirdiği, 1.003,34 TL'nin suç tarihi itibarı ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin az ve hafif olduğu dikkate alınıp hakkında 5237 sayılı TCK'nın 249 ve 765 sayılı TCK'nın 219/3. maddeleri uygulanarak tayin edilen cezalarından indirim yapılması ve sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması ve 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.