10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/14273 E. , 2023/11540 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2011 tarihli ve 2011/49 Esas, 2011/457 Karar sayılı kararında sanığın uyuşturucu madde ihraç etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2011 tarihli ve 2011/49 Esas, 2011/457 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/9530 Esas, 2016/911 Karar sayılı kararı ile; "Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan KKTC'de yakalanan, yargılanıp cezalandırılan ve cezasını infaz ettikten sonra sınır dışı edilen sanığın, suça konu uyuşturucu maddeyi Türkiye'den götürdüğüne ilişkin KKTC'de kollukta verdiği ve sonradan döndüğü soyut beyanları dışında, savunmasının aksine, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Silifke 1.
Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/107 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararında bozma kararına direnilmesine ve sanık hakkında uyuşturucu madde ihraç etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Silifke 1.
Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/107 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.01.2021 tarihli ve 2020/4243 Esas, 2021/266 Karar sayılı kararı ile; "1- Suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinden sonra, ele geçirilen uyuşturucu maddenin Türkiye'den ihraç edildiğine ilişkin bir delil bulunmadığı aşamada, suça konu maddeyi Türkiye’den temin ederek 08.06.2005 tarihinde EY 034 plakalı TIR ile Kıbrıs’a naklettiğini beyan ederek uyuşturucu madde ihraç etme suçunu ortaya çıkaran sanık hakkında TCK'nın 192. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Kuzey Kıbrıs Adli Makamlarından temin edilen suça konu maddenin eroin olduğuna ilişkin raporun bilim ve fen kurallarına uygunluğunun denetlenmesi için Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulundan da bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. Silifke 1.
Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2021/123 Esas, 2023/181 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ihraç etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmiştir.
F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Delilerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan sanığın içinde bulunduğu araçta yapılan aramada Kıbrıs Adli Makamlarının tespiti ile daralı 1 kilo 968 gram eroinin ele geçirildiği, sanığın Kıbrıs'ta başlatılan soruşturmasında kollukta ve mahkemede alınan savunmasında maddeyi Türkiye'den götürdüğüne dair beyanda bulunduğu gerekçesiyle sanığın uyuşturucu madde ihraç etme suçundan mahkûmiyetine, ancak ikrarı ile suçunu ortaya çıkardığı için hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKCE
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Devlet Laboratuvarı Dairesi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapora göre uyuşturucu maddenin eroin olduğunun tespit edildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada ise Adli Tıp Kurumu tarafından istenen belgelerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Adli Makamları tarafından gönderilmediği, bunun için makul bir süre beklenildiği ve temel cezanın da alt sınırdan tayin edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun subütuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2023 tarih ve 2021/123 Esas, 2013/181 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.