3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/639 Esas - 2022/272
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan ölüm ve cismani zarar nedeniyle tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili ...'a yaya konumundayken ... ilçesinde 02.02.2017 tarihinde ... plakalı otomobilin çarpması sebebiyle malul kaldığını, kazada tüm kusurun araç sürücüsünde bulunduğunu, bu nedenle 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL geçici, 100 TL kalıcı maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle davalı ...dan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya 16.07.2018 tarihinde 41.560,00 TL ödeme yaptıklarını ve davacının haklarından ibra ettiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik bakıcı giderinin teminat dahilinde bulunmadığını, müterafik kusur itirazlarının bulunduğunu, dava tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulabileceklerini, davacının davasının ispatlanması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir . YARGILAMA USULÜ :
15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da;
22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti gereğince 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE :
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, bakıcı tazminatı gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir.
02.02.2017 tarihinde davacı ...'in sürücüsü olduğu ... otomobilin davacı yaya çocuğa çarpması sonucu davacının yaralandığı anlaşılmaktadır. Araç sürücüsü hakkında taksirle yaralama suçundan ötürü Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/... E. sayılı kovuşturma işlemleri başlatılmıştır.
Olaya ilişkin kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Kusur bilirkişisi ... 07.01.2019 tarihli raporunda özetle; davacı yayanın karşıdan karşıya geçmek isterken önce sağına sonra soluna bakarak geçiş yapması gerektiğini, bu kurala uymayarak geçiş yapmaya çalışırken kazaya sebebiyet vermesi sebebiyle %70 kusurlu olduğunu,araç sürücüsünün ise racını trafik durumuna göre kullanmaması sebebiyle %30 kusurlu olduğunu rapor etmiştr.
Davalı vekili kusur raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görülmesi sebebiyle itirazların reddine karar verilmiştir.
Kusur raporunun alınmasından sonra dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 18.12.2020 tarihli raporuna göre; davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri yönetmelik ölçütlerine göre %8 kalıcı iş göremezliğinin bulunduğunu, 9 ay ise geçici iş göremezliğinin bulunduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili maluliyet raporuna itiraz etmiş ve Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi Hastanesi 10/07/2017 tarihli maluliyet raporu ile ATK 2. İhtisas Kurulunun 02/03/2018 tarihli rapor arasındaki çelişkinin giderilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin talebi kabul edilmiş; her iki maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK'dan yeniden rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurulu 18.08.2021 tarihli raporunda özetle; davacı yaralanmasının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında % 8 kalıcı iş göremezliğinin bulunduğunu, 9 ay geçici iş göremezliğinin bulunduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili ATK Üst Kurulu maluliyet raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Dosya aktüer hesabı için hesap bilirkişisine tevdii edilmiştir.Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ...
21/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 02.02.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralanması neticesinde sigortalı araç sürücüsünün %70 kusuruna isabet eden, TRH 2010 prograsif rant sistemi dikkate alınarak asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre %8 meslekte kazanma gücü kaybı zararının rapor tarihi itibariyle 28.370,28TL olarak tespit edildiğini, davacının çocuk olması sebebiyle geçici iş göremezliğinin bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin ise 16.07.2018 tarihinde 41.560,00 TL ödeme yaptığını, bu nedenle karşılanmamış zararın bulunmadığını rapor etmiştir. Aktüer rapor taraflara tebliğ edilmiş; taraflarca rapora karşı herhangi bir itiraz veya beyanda bulunulmamıştır.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere trafik kazasına karışan aracın işleteni olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden kusuru ve maluliyeti oranında olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün sebebiyet verdiği kazada davacının yaralandığı, davacıya kaza nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından16.07.2018 tarihinde 41.560,00 TL ödeme yapıldığı, kaza nedeniyle davacının %8 maluliyetine ilişkin aktüer rapora göre 28.370,28 TL kalıcı iş göremezlik zararının bulunduğu, davacının kaza tarihinde öğrenci olması sebebiyle tespit edilen 9 aylık süre içerisinde geçici iş göremezlik zararının da bulunmadığı, dava öncesi yapılan ödeme ile alınan bedel dikkate alındığında davacının karşılanmamış hiçbir zararının kalmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
KARAR
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 35,90 TL'den mahsubu ile bakiye 44,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. Katip ... ¸ Hakim ... ¸ **Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **