5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2012/15727 E. , 2013/6195 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkümiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan sanık ... hakkında şantaj suçundan kurulan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Tüm sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Sanık ... hakkında koşulları oluşmadığından TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Araca ilişkin satış işlemlerini yapması nedeniyle ihaleye girmesi yasak olan icra müdürü sanık ... adına alınması amacıyla ihaleye girerek gerekli işlemlerin yapılması konusunda sanıkların başından beri fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, ihale öncesinde 23 kayıt sıra nolu tapeden açıkça anlaşılacağı üzere sanık ... tarafından kendisi gelmese dahi ihalenin takip edilmesini sanık ...'den istediği, yaptıkları anlaşma uyarınca ...'in ... adına ihaleye girdiği, açık artırma aşamasında tanık ...'ın tellalın "sattım" demesi öncesinde pey sürmesine rağmen icra müdürü ... tarafından, süre dolduktan sonra pey sürüldüğü gerekçesiyle bu teklifin değerlendirmeye alınmadığı, bu durumun tanık beyanları ile de doğrulandığı, maddenin gerekçesinde de ifade edildiği üzere anılan maddenin 3. fıkrasındaki nitelikli halin uygulanması için zararın meydana gelmiş olması yeterli olup meydana gelen zararın miktarının tam olarak belirlenmesine gerek bulunmadığı, bu nedenle de eylemde zararın oluştuğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu, diğer taraftan Mustafa'nın azmettirmesiyle diğer sanıkların ihale şartları ve fiyatı etkilemek için anlaştıkları dikkate alındığında sanıklar Necip ve Hüseyin'in eylemlerinin TCK'nın 235/2-(d), (3). maddelerine sanık ...'nın eyleminin ise TCK'nın 38/1. maddesi delaletiyle anılan madde ve fıkralara uyduğu, ancak hükümden sonra 30/04/2013 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Yasanın 12. maddesi ile TCK'nın 235. maddesinde değişiklik yapılması karşısında,
TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü nazara alınarak sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilememesi,
Kabule göre de; Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin sanık ... hakkında uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, Sanıkların eylemleri sabit görülerek mahkümiyetlerine karar verilmesine rağmen hükümde TCK'nın 235. maddesinin 2. fıkrasının delalet bendine yer verilmeyerek CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin ve O yer C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin sanık ... yönünden ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, sanık ... hakkında şantaj suçundan kurulan hükmün onanmak suretiyle kesinleşmiş olması, bozmanın kapsamı ve tutuklu kaldığı süreler ile dosya kapsamı nazara alındığında sanık ... hakkında sürdürülen tutuklama tedbirinin orantılı olması karşısında tahliye isteminin REDDİNE, tutuklama tarihleri ve bozmanın niteliğine göre sanıklar ... ve ...'ın BİHAKKIN TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değillerse derhal salıverilmelerinin mahalline bildirilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.