5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/9447 E. , 2012/1743 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamı ve UYAP'tan yapılan sorgulamadan sanık hakkında aynı işyeri ile ilgili olarak pek çok mühürleme ve mühür fekki tutanağının tanzim olunduğu anlaşıldığından, Aşağı ... Mahallesi ... Sokak No: ... /Ankara adresinde bulunan ...er Otogaz adlı otogaz LPG istasyonu yönünden 08/11/2007 tarihinden önce düzenlenen mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının ve bu tutanaklar üzerine C.Başsavcılığına verilen suç duyurusu dilekçelerinin onaylı örneklerinin temin edilmesinden sonra söz konusu suç duyuruları üzerine dava açılmış ise buna ilişkin iddianame örneklerinin ve açılan dava dosyalarının veya onaylı örneklerinin getirtilmesinden sonra sonucuna göre davaların birleştirilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanığın 01/11/2007 günlü hazırlık anlatımında, “İşyerimizde mühürleme yapılmadı, sadece zabıtalar geldi, zabıtalar patronun odasında benden tutanak imzalamamı istedi, patron yanımda olduğu için ben de hiç okumadan imzaladım...”, mahkemede alınan savunmasında da, “...belirtildiği gibi iş yerimizde mühürleme yapmadılar...” beyanında bulunması karşısında; 16/11/2002 günlü mühürleme, 07/08/2007 ve 27/08/2007 tarihli mühürleme ve mühür bozma tutanaklarını tanzim eden tutanak düzenleyicilerinin mahkemeye celp edilerek tanık sıfatı ile dinlenilip mühürlemenin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Dosya içeriğine göre 07/08/2007 ve 27/08/2007 olan suç tarihinin karar başlığında 01/10/2007 olarak yanlış gösterilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 203 ve 43/1. maddeleri uyarınca verilen 7 ay 15 gün hapis cezasından, takdiri indirim nedeniyle aynı Yasanın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında, hapis cezasının 6 ay 7 gün yerine, 5 ay 25 gün olarak eksik belirlenmesi, “Sanığın TCK'nın 53/1 maddesinde bildirilen haklarını kullanmasını TCK'nın 53/2. maddesinde bildirilen süre içerisinde yoksun kılınmasına,” şeklindeki ibarenin infazda tereddüt doğuracağının düşünülmemesi, Yasal koşulları bulunduğu halde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.