Esas No
E. 2021/7000
Karar No
K. 2024/3
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2021/7000 E.  ,  2024/3 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ: 21.07.2017
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Davalı vekili, davacı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 14.05.2019 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 20.05.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.

Davacı vekili 21.07.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Konya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/4706 D.İş. Sayılı ve 08.11.2016 tarihli kararıyla "ölçülü olmadığı" gerekçesiyle kaldırılan, Konya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/648 sayılı ve 11.10.2016 tarihli "tutuklama" kararı sebebiyle müvekkilin 11.10.2016-08.11.2016 tarihleri arasında haksız yere hürriyetinden mahrum bırakıldığı, 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 200.000,00 TL tazminatın davalı kurumdan, zararı doğrudan haksız gözaltı ve tutuklama tarihinden yürütülecek yasal faizi ile birlikte alınarak müvekkile ödenmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 14.09.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2017 tarihli ve 2017/329 Esas, 2017/439 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/787 Esas, 2019/1174 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.10.2021 tarihli, davalı vekilinin temyiz talebinin kesinlikten reddi, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna,

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, İlişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri

1.Davanın reddi gerektiğine,

2.Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, İlişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Yapılan soruşturma sonunda Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 24.04.2017 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği, bu dosyada davacı ...'ın 29/09/2016-01/10/2016 tarihleri arasında gözaltında, 11/10/2016-08/11/2016 tarihleri arasında tutuklu olarak bulunduğu, Kararın davacı yönünden 24/04/2017 tarihinde verildiği, şüpheliye yeni bir tebligat yapılmadığı ve davanın 21/07/2017 tarihinde ve süresinde açılmış olduğu, Davacının haksız tutuklama tarihlerine konu sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediğinin anlaşıldığı, Davacı hakkında daha önceden tazminat konusunda başka bir mahkemece verilmiş tazminat kararı bulunmadığı ve davacıya Say2000i sisteminde herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığının bildirildiği, Davacı hakkında tutuklu kaldığı süre zarfında yaptığı iş ile ilgili tüm kayıtlar ve sosyal ekonomik durum araştırması dikkate alınarak teknik bilirkişiden maddi zararı konusunda rapor aldırıldığı,

Davacının haksız tutuklu kaldığı süre içinde çalışamadığı ve bu nedenle maddi zararının bulunduğu, davacının göz altında ve tutuklu kaldığı süre içinde ve tahliye olmasından sonra çevresi tarafından hakir görüldüğü bu durumun davacının kişilik haklarına zarar verdiği, onun manevi olarak elem ve üzüntü duymasına neden olduğu,

Davacının Adliye Zabıt Katibi olduğu ve sonradan görevine dönerek tutuklu kaldığı günlere ilişkin maaşının tamamının kendisine ödendiğini beyan etmesi karşısında maddi zararının bu yönüyle söz konusu olmadığı, ancak hakkında soruşturma yapılan soruşturma dosyasında avukat olarak görev yapan müdafiine 3.600 TL avukatlık ücreti ödediği ve buna ilişkin makbuzun dosyamıza ibraz edildiği anlaşılmakla soruşturma aşamasındaki bu ödemenin yargılama söz konusu olmadığı için sanığa iade konusunda karar verebilecek bir mercii bulunmadığından bu hususun tazminat talebine konu edilebileceği ve maddi zarar olarak kabul edilerek sanığa ödenmesine karar verilmesi gerektiği, zarar miktarının soruşturma dosyasında avukata ödenmiş olan 3.600,00 TL olarak kabulü gerektiği,

Davacının ayrıca haksız tutuklama sebebiyle manen elem ve üzüntü duyduğu, bunun giderilmesi gerektiği anlaşılmakla manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı, duyulan elem ve üzüntü ile orantılı olması gerektiği, davalı için de bir ceza niteliğine dönüşmemesi gerektiği şeklindeki kriterleri dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları gereği manevi tazminata da hükmedilmesi gerekeceği,

Ayrıca Ceza Genel Kurulu 2004/1-177 E ve 2004/203 K sayılı kararında açıklandığı gibi davacının tazminat talebiyle birlikte faiz yürütülmesini de istediği durumlarda talebi ile bağlı kalınarak talebin aşılıp genişletilmesi mümkün olmadığından herhangi bir tarih belirtilmemişse bunun dava tarihinden itibaren olduğu kabul edilerek ve yahut açıkça dava dilekçesinde faizin haksız tutuklama tarihinden itibaren yürütülmesi talep edilmiş ise değerlendirmenin haksız fiil hükümlerine göre yapılarak tazminat hukukunun genel prensipleri gözetilerek artık bu talebin de kabul edilerek faizin talep doğrultusunda haksız tutuklama tarihinden itibaren yürütülmesinin hem maddi hemde manevi tazminat talepleri yönünden hukuka uygun olacağı, devletin sorumluluğunun bunu gerektireceği kanaatine varılmıştır.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında davacı ... için 3.600,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesi gerektiği, ayrıca davacı vekili tarafından tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödemesi talep edilmiş olmakla, haksız tutuklama tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: ''...

1-)Tazminat davasının dayanağı olan Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/22843 soruşturma, 2017/14385 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinin 24/04/2017 olduğu, davacı vekili tarafından dava dilekçesine ekli olarak sunulan 3.600,00-TL. bedelli serbest meslek makbuzunun ise 03/07/2017 tarihli olup takipsizlik kararından sonra düzenlenmiş olduğu, bu nedenle de maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği gözetilerek, sadece soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 600,00-TL. vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında ödenmesine karar verilmesi gerekirken, serbest meslek makbuzunda yazılı miktarın ödenmesine dair yazılı şekilde hüküm kurularak davacı yararına fazla maddi tazminata hükmolunması,

2.)Vekalet ücretine dayalı olarak kabul edilen maddi tazminata faizin serbest meslek makbuzunun düzenlendiği (ödemenin yapıldığı) 03/07/2017 tarihi yerine, hatalı değerlendirme ile ilk gözaltına alınma işleminin yapıldığı 29/09/2016 tarihinden itibaren yürütülmesine karar verilmesi,

3.)Davacının 29/09/2016 - 01/10/2016 tarihleri arasında gözaltında ve 11/10/2016 - 08/11/2016 tarihleri arasında da tutuklu kaldığı gözetilerek, gözaltında ve tutuklu kalınan her bir dönem için ayrı ayrı manevi tazminat takdiri ve faiz başlangıcının da buna göre tespiti gerekirken, anılan sürenin tamamı üzerinden tek bir manevi tazminata hükmolunması ve faizin de ilk haksız gözaltı işleminin gerçekleştiği 29/09/2016 tarihinden itibaren yürütülmesine karar verilmesi,

4.)25/08/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK'nin 144. maddesi ile 5271 sayılı CMK.nun 142. maddesine eklenen 9. fıkra uyarınca, hüküm altına alınan toplam tazminat miktarına göre davacı yararına hükmolunacak nispi vekalet ücretinin 792,00-TL. yerine hatalı kabul ile 3.960,00- TL. olarak fazla şekilde tayini,

Hukuka aykırı, davalı vekilinin istinaf istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıklar Anayasanın 141/son. ve 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgılar olduğundan, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde maddi tazminat miktarı olarak yazılı "3.600,00" ile faiz başlangıcı olarak belirtilen "29/09/2016" ibarelerinin çıkartılması ve yerlerine sırası ile "600,00" ile "kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği 24/04/2017" ibarelerinin yazılması; aynı bentte manevi tazminata ilişkin olarak yazılı "3.000,00-TL. manevi tazminatın 29/09/2016" ibaresinin çıkartılması ve yerine "200,00-TL. manevi tazminatın haksız gözaltı işleminin gerçekleştiği 29/09/2016 tarihinden itibaren, 2.800,00-TL. manevi tazminatın da haksız tutuklama işleminin gerçekleştiği 11/10/2016" ibaresinin yazılması; vekalet ücretine ilişkin (3) numaralı hüküm fıkrasında yer alan "3.960,00TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "770,00" ibaresinin yazılması sureti ile DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE, '' karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin esasını oluşturan Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/22843 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 29.09.2016-01.10.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında, 11.10.2016-08.11.2016 tarihleri arasında 28 gün tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 24.04.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 14.05.2019 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 20.05.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesin nitelikte olduğu görüşüne iştirak edilmemiştir.

A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
A. 1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Davacının zabıt katibi olduğu, görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin maddi zararlarının karşılanması talep edilmiş ise de davacının görevden uzaklaştırılması işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından bu hususa ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. 2.Hükmedilen manevi tazminatın az olduğuna ilişkin temyiz istemi yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
B. 1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; ...

e)Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, ... Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. ... Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. 2.Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Gerekçe bölümünün (A.1., A.2.) paragraflarında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz sebebi reddedilmiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/787 Esas, 2019/1174 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 4.. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog