44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/250
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/10/2020
NUMARASI : 2014/379 E. - 2020/547 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı dernek hakkında İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden alacak konusu çek olan icra takibi başlatıldığını, takip konusu çekte çift imza olmakla birlikte bu imzalardan bir tanesinin başkan yardımcısı ... ait olduğunu, diğerinin ise imza yetkisine sahip ... imzası taklit edilerek atıldığını, ... çift imza kuralını bu şekilde aşarak kötü niyetli olarak bu çeki imzaladığını ve davalıya verdiğini, dava konusu takip üzerinden gönderilen tebligatın yetkisiz olarak çeki imzalayan dernekte yetkisi olmayan ve kendi menfaatlerine hareket eden ... tarafından tebellüğ edilmiş olup dernek yetkililerine bu şahıslar tarafından herhangi bir bildirim yapılmadığını, davacı dernek yetkililerinin takipten ve çekten icrai işlemler için davalı tarafın derneğe gelmesiyle haberdar olduklarını, dolaysı ile zamanında itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini, dernekteki sıfatları genel sekreter olan ..., başkan yardımcısı ... ve denetçi ... hakkında Kadıköy C.Başsavcılığının 2011/36566 soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığını, savcılık dosyasına sunulan belgeler ile de sabit olduğu üzere davacı derneğin imza yetkililerinin ... oldukları ve en az iki imza ile derneği borçlandırıcı işlem yapabileceklerini, ... davacı kuruma tanıklar huzurunda vermiş olduğu ifadesinde durumu ikrar ettiğini, ... dava konusu icra dosyasında icra kefilliğini kabul ederek borcu kabullendiklerini, ancak ilgili kişiler tarafından icra dosyasına verilen taahhüt yerine getirilmediğinden davacı derneğe ait gayrimenkulün Kadıköy ... İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyasından satışa çıkarıldığını ve 29/05/2012 tarihinde ihale yolu ile satışının yapılacağını, ayrıca keşide edilen başka çeklerle ilgili olarak işbu dava ile aynı tarihte ikame edilen alacaklısı farkı dava konusu aynı olan davanın Kadıköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/1165 esas sayılı dosyası ile açıldığını, davacı dernek hakkında tesis edilecek haksız ve yersiz icrai işlemler nedeniyle başta kamu zarar göreceğinden yargılama sonuna kadar icra takibi hakkında takibin durdurulması için teminatsız olarak mümkün olmaması halinde haciz konulan gayrimenkulün teminat olarak kabul edilerek ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile davacı derneğin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının %40 tazminatla cezalandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemenin 18/05/2012 tarihli ara kararı ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe dayanak 24/12/2010 keşide tarihli 50.000 TL bedelli ... Finans Market Kadıköy şubesine ait çekteki keşide imalarının sahteliği iddia edildiğinden HMK.208 ve 209 maddeleri uyarınca sahteliği iddia edilen belgeye dayalı hiçbir işlem yapılamayacağından sahtecilik konusunda teknik inceleme yapılıp karar verilinceye kadar icra dosyasındaki tüm icra işlemlerinin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının alacaklısı olduğu kambiyo evrakını icra takibine konu ettiğini, davalının ciro silsilesinde en son sırada ve iyi niyetli 3.kişi olduğunu, davacı tarafça sunulan yönetim kurulu disiplin soruşturma tutanağı incelendiğinde imza sahteciliği yaptığı iddia edilen ... ve diğer kişilerin iması bulunmayıp disiplin kurulunun kendi başına sorgulama yaptığı ve kendi sorularına kendi istedikleri cevapları vererek mahkemeyi yanılttıklarını, icra takibinin 26/01/2010 tarihinde başlatıldığını, ödeme emrinin 28/01/2011 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğini, 5 günlük yasal süre içerisinde itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, borçlunun bulunmuş olduğu kurum adresine 23/02/2011 tarihinde fiili haciz tatbik edildiğini borçlu tarafından ıttıla tarihi esas alınarak yeni bir itiraz yapılmadığını, borçluya ait gayrimenkul haciz edilerek satış aşamasından önce borçluya 103 davetiyesi tebliğ edildiğini yine bir itirazda bulunulmadığını, davacının gayrimenkul satışına 15 gün kala bu davayı açarak ihtiyati tedbir talep etmesinin satışı engellemek için yapılan usulü bir girişim olduğunu, anlatılan süreçte tebligatların yönetim kurulu başkan yardımcısı ..., kurum denetçisi ... ve kurum genel sekreteri ... yapıldığını, bu kişilerin tebligat almalarının tebligat kanuna aykırılık teşkil etmemekte olup kurum tarafından da tebligat almaları yönünde bir karar olmadığını, davacının iddia ettiği gibi dosyada ...ın kefil olmadığını, kendisinin de çekte cirosu olan borçlu olduğunu ve borçlu sıfatı ile taahhüt verdiğini, davacının İstanbul 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/1497 esas sayılı dosyasından imza itirazı davası açtığını ama mahkeme %15 teminat takdir edince davayı takip etmediklerini, davanın şu anda takipsizlik nedeniyle derdest durumda olduğunu, bu nedenlerle mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını aksi yönde karar alınması halinde menfi tespit davalarında uygulanması gereken %15 teminat miktarının dosyaya depo edilmesinin sağlanması yönünde kararın düzeltilmesini, davanın reddine, davacının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"....Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;davacı tarafça davaya konu takibe dayanak çekteki imzalardan birinin başkan yardımcısı ... ait olmakla birlikte diğer imzanın imza yetkisine sahip başkan ... imzası taklit edilmek suretiyle imzalandığını beyanla davalıya borçlu olmadıklarının tespiti talep edilmiştir. Kadıköy C.Başsavcılığı nezdinde alınan ekspertiz raporu ile davaya konu ... Finans Market Kadıköy şubesinin 24/12/2010 keşide tarihli, 50.000 bedelli, ... seri numaralı çekinde içinde bulunduğu 6 adet çek üzerinde yapılan incelme ile ... adına adına atılan imzanın takliden sahte olarak atılmış olduğu, bu çeklerdeki ... imzasının ise ... ait olduğu tespit edilmiştir. Konu dahilinde imza incelemesi için yapılan tespit kapsamında grafolojik yönde başkaca bir inceleme yapılmamıştır. Davaya konu çek incelendiğinde lehtarın ... isimli firma olduğu, ... ve başkaca cirolar bulunduğu, en son cironun davalıya ait olduğu, İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/173 esas sayılı dosyasında verilen ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen 11/12/2014 tarihli gerekçeli kararı ile, davacı dernek yönetim kurulu tarafından derneğe bağış toplanabilmesi için SMS kampanyası ile ilgili araştırma yapılmasına yönelik karar verildiği, bu konuda ... görevlendirildiği, ancak şahıslara bu görevlendirmeyle ilgili olmak üzere sözleşme imzalanması ve çek keşide edilmesi ile ilgili herhangi bir yetki verilmediği, davacı derneğe ait çeklerin ... ve ... imzası ile olmak üzere çift imza ile düzenlenebildiği, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ve ekspertiz raporuna göre toplam 6 adet çekteki ... adına atılan imzanın ... tarafından sahte olarak atıldığının anlaşıldığı, piyasadan geri toplanan 14 adet çekteki imza bölümü imha edilmiş bulunduğundan keşide imzalarının kime ait olduğu belirlenememiş olmakla birlikte düzenlemeye ilişkin yazı ve rakamların ...'e ait olduğu, çeklerin çoğunluğunun ... ve ... sahibi oldukları ... Reklam isimli şirket lehine keşide edildiği, bu şirketin çeklerde cirosunun bulunduğu, çeklerin bir kısmında ... cirosunun bulunduğu ve çeklerin ... vasıtası ile piyasaya sürüldüğü, sanıklar ... ile bağlantılı olarak fikir ve eylem birliği içinde davacı dernek yetkililerini yanıltarak derneğe yardım toplama amacı ile SMS kampanyası düzenleneceği imajı uyandırarak, yanlızca araştırma konusunda kendilerine görev verilmesine rağmen ... ... imzalarını da sahte olarak atmak suretiyle piyasaya 25 adet çek sundukları, bu çeklerin farklı kişilere ciro silsilesi içerisinde intikal ettiği, çek keşide edilmesi için derneğin vermiş olduğu bir yetki bulunmadığı, yetkisiz olarak çekler düzenlendiği gibi ayrıca belirlenebildiği kadarı ile 6 adet çekinde ... tarafından sahte imza ile düzenlendiği, olay ortaya çıkınca çeklerin 14'nün piyasadan ... tarafından toplandığı, bu şekilde derneğin toplam 269.000 TL zarara uğratıldığı tespit edilmiştir. İmzada sahtelik mutlak def'i niteliğindedir ve hak sahibi olduğunu öne süren herkese karşı ileri sürülebilir. Bu minvalde menfi tespit talebi yerinde görülmüş, davanın kabulü ile davalının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ihtiyati tedbir kararının ise hüküm kesinleşinceye kadar devamına" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İcra takibine konu davaya esas çek üzerinde imza incelemesi yapılmadığını ve çek üzerindeki imzanın ... ait olmadığını ispat edecek bir bilirkişi raporunun dosya içerisinde olmadığını, imza incelemesi için 13.06.2013 tarihli ara karar oluşturulduğunu ancak ...'in hazır edilememesi nedeniyle 11.02.2014 tarihli celsede imza incelemesi delilinden sarfınazar edildiğini, İstanbul Anadolu 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/173 Esas sayılı dosyasından gönderilen bilirkişi raporlarında dava konusu çeke ilişkin olarak bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 2011/56456 soruşturma numaralı bilirkişi raporunun fotokopi üzerinden incelemesi yapıldığını ve Anadolu Ağır Ceza Mahkemesince alınan 11.09.2014 görüldü tarihli bilirkişi raporunda da takip ve dava konusu çek üzerindeki imzalara ilişkin bilirkişi raporu mevcut olmadığını, -gerekçe gösterilen Kadıköy C.Başsavcılığının 2011/36566 soruşturma sayılı doyası kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 25/06/2012 tarihli ekspertiz raporu ile, davaya konu ... Finans Market Kadıköy şubesinin 24/12/2010 keşide tarihli, 50.000 bedelli, ... seri numaralı çekin de içinde bulunduğu 6 adet çek üzerinde yapılan incelemede; çeklerin ön yüzleri keşideci imzalarının bulunduğu bölümleri sol taraflarında atılı bulunan imzaların, ... isimli şahsın eli mahsulü olmayıp, adı geçen şahsın hakiki imza/imzaları model alınmak suretiyle takliden sahte olarak atılmış olduğu kanaatine varılmış olduğunu ancak karar esas alınan bilirkişi raporu karar vermeye elverişli bir rapor olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 gün 2001/12-436 E.,2001/467 K. ve 06.06.2001 tarih ve 2001/12-466 E., 2001/483 K. sayılı kararlarına göre bir inceleme yapılmadığını, -Borçlu derneği mali açıdan temsile yetkili ve borçlandırıcı işlem yapma yetkisi başkan ..., ... ve sayman ... isimli 3 kişiden 2 sinin imzası yeterli olmakla beraber imza incelemelerinin hep ... ve ... üzerinden yürütülmüş olduğunu, çekteki diğer imzanın ... olmasının da kuvvetle muhtemel olup ... imzası yönünden mezkur dosyalarda herhangi bir bilirkişi raporu mevcut olmadığını,
Davacı tarafın ... tarafından atılmadığı yönünde de bir itirazı ve beyanı olmadığını, müvekkili lehine usulü kazanılmış hak doğduğunu, -Borçlu derneğin çift imza yetkisini 3.cü kişilere ileri sürmek için şirketlerde olduğu gibi çekin ibraz tarihi aleniyetleştirmemiş olduğunu,-Davaya konu icra takibine esas çekin keşide edildiği ... Finansmarket Kadıköy şubesinde ... numaralı hesaptan hesap açılışındandava açılış tarihine kadar keşide edilerek ödenen çeklerin bir nüshasının istenilmesi taleplerinin mahkemece yerine getirilmediğini, bu hesapta keşide edilen çeklere ilişkin olarak yapılan ödemelerin tespiti halinde bu çeklerin davacı dernek tarafından benimsendiği ve açılan davanın M.K 2 gereğince hakkın kötüye kullanılmasını ispatlayacağını, ceza yargılamasında görüldüğü üzere derneğin keşide edilen bir çok çeki ödenerek aldığını ve bu hususta beyanda bulunduğunu, çeklerin dernekçe tanzim edildiğini ve ve bu çeklerin benimsendiğini ortaya koymakta olup bu aşamadan sonra çekteki imzalara itiraz edilmesi hakkın kötüye kullanılması manasına geldiğini, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava,
İİK'nın 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı tarafça İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe dayanak 24/12/2010 keşide tarihli 50.000 TL bedelli ... Finans Market Kadıköy şubesine ait çek nedenli takip başlatıldığı, icra takibine konu çekin ... Finansmarket Kadıköy Şubesine Ait ... Hesaba Bağlı ... Seri Numaralı Çek olduğu anlaşılmıştır. Kadıköy C.Başsavcılığının 2011/36566 soruşturma sayılı dosyası kapsamında açılan İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/173 esas sayılı dosyasında imza örneklerinin istendiği ve Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.04.2014 tarihli cevabi yazısında gerekçeli karar ve dosyadan alınan 2 adet bilirkişi raporunu gönderdiği anlaşılmıştır. Kadıköy C.Başsavcılığının 2011/36566 soruşturma sayılı doyası kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 25/06/2012 tarihli ekspertiz raporu ile, davaya konu ... Finans Market Kadıköy şubesinin 24/12/2010 keşide tarihli, 50.000 bedelli, K0001814 seri numaralı çekin de içinde bulunduğu 6 adet çek üzerinde yapılan incelemede; çeklerin ön yüzleri keşideci imzalarının bulunduğu bölümleri sol taraflarında atılı bulunan imzaların, ... isimli şahsın eli mahsulü olmayıp, adı geçen şahsın hakiki imza/imzaları model alınmak suretiyle takliden sahte olarak atılmış olduğu kanaatine varıldığı, çeklerin ön yüzlerindeki el yazılarının kendi aralarında kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden uygunluk ve benzerlikler gösterdiği müşahade edilmekle, bahse konu el yazılarının aynı (tek-bir) şahsın eli mahsulü olduğu kanaatine varıldığı, yine çeklerin tamamının düzenlenmesine ilişkin imzaların aynı (tek-bir) şahsın eli mahsulü olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/173 esas, 2014/487 karar sayılı dosyası incelendiğinde; müştekinin İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü, katılanların Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu Derneği, ... , katılan sanıkın ..., sanıkların ..., suçun Kamu Kurum ve Kuruluşları v.b.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması ve Bilişim Sistemlerinin Banka ve Kredi Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma olduğu, 11/12/2014 tarihinde, sanıklar ... hakkında nitelikli dolandırıcılık, sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından dolayı kamu davası açılmış ise de, sanıkların atılı suçları işledikleri sabit olmadığından ayrı ayrı beraatlerine, sanıklar ... üzerlerine atılı bulunan nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri anlaşılmakla 3'er yıl 9'ar ay hapis ve 35.000'şer gün karşılığı 700.000'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ... üzerlerine atılı bulunan resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri anlaşılmakla 2'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmış ise de sanıkların güveni kötüye kullanma eylemi ile birlikte dolandırıcılık suçunu işlemiş oldukları anlaşılmakla atılı suçtan karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın Yargıtay 15.Ceza Dairesinin 2018/2575 esas, 2019/656 karar sayılı, 12/02/2019 tarihli ilamı ile onanmasına karar verildiği, hükmün 12/02/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargıtay kararlarına göre, sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün senetteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı, Kadıköy C.Başsavcılığı nezdinde alınan raporda, davaya konu ... Finans Market Kadıköy şubesinin 24/12/2010 keşide tarihli, 50.000 bedelli, ... seri numaralı çekteki ... adına adına atılan imzanın ... ait olmadığı, bu çeklerin düzenlenmesine ilişkin ... adına atılan imza olması nedeniyle, ... yönünden ayrıca bir inceleme yapılması gerekmediği, bu çeklerdeki ... imzasının ise ... ait olduğunun tespitinin yapıldığı, somut olayda Savcılık tarafından alınan raporda incelemesi yapılan mukayese belge ve imza örneklerinin senet keşide tarihine yakın tarihlere ait oldukları, bu sebeple bilirkişi raporlarının teknik yeterliliğe haiz ve dosya kapsamına uygun oldukları, senet asıllarının dosyada bulunduğu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 2011/56456 soruşturma numaralı bilirkişi raporunun fotokopi üzerinden incelemesi yapıldığı belirtiliş ise de, diğer raporlarda bu hususun desteklendiği ve Kadıköy C.Başsavcılığı nezdinde alınan raporda asıllarının da incelemede olduğu, Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca Adli Tıp Kurumu imza incelemesi yönünden son merci olmadığından, mahkemece Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasının zorunlu olmadığı bu konulardaki istinaf istemlerinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf, Mahkemece teamül yönünden delil toplanmasının talebinin karşılanmadığını ilirei sürmüş ise de, İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/173 esas sayılı dosyasında verilen ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen 11/12/2014 tarihli gerekçeli kararı ile, sanıklar ... ve ... ile bağlantılı olarak fikir ve eylem birliği içinde davacı dernek yetkililerini yanıltarak derneğe yardım toplama amacı ile SMS kampanyası düzenleneceği imajı uyandırarak, yanlızca araştırma konusunda kendilerine görev verilmesine rağmen ...ve ....in imzalarını da sahte olarak atmak suretiyle piyasaya 25 adet çek sunduklarının sabit olduğu ve bu hususta teamül oluştuğuna ilişkin savunmanın dinlenilmesinin mümkün olmadığı, senetler nedeniyle sahteciliğin sabit olduğu ve suç olarak karar oluşturulduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki tüm istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.