35. Hukuk Dairesi
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1932 - 2024/500 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/05/2022
NUMARASI : 2016/276 Esas 2022/396 Karar
ASIL DAVA DOSYASINDA;
DAVACILAR :
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 16/04/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili asıl davada dava dilekçesinde; 30.08.2015 tarihinde davacıların, davalı sürücü ...’in yönetimindeki, davalı ... ... Şirketine ait, davalı Sigorta A.Ş'ye sigortalı otobüs ile ... etmekte iken; yolcu otobüsünün davalı sürücü ...’nın yönetimindeki otomobil ile çarpışması üzerine yaralandıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 3.000,00-TL'lik maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin dava değerini 3.850,00 TL olarak artırmıştır.
Birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/208 E., 2020/220 K. Sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; 30.08.2015 tarihinde davacıların yolcu olarak bulunduğu, davalı ... Şirketine ait, davalı ...’in kullanımında olan otobüs ile diğer davalı ...'ya ait aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacıların yaralandığını belirterek davacı İshak için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davanın davalısı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davanın davalısı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili ve davalılar ... ile ... ... Şirketi vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamayı müteakip, asıl davanın kısmen kabulüne, 303,56-TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 30/08/2015 tarihinden itibaren (davalı ... Sigorta açısından dava tarihi olan 25/03/2016 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile (davalı ... ile ... Sigorta Şirketi yasal faiz ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'ye verilmesine, 303,56 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 30/08/2015 tarihinden itibaren (davalı ... Sigorta açısından dava tarihi olan 25/03/2016 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile (davalı ... ile ... Sigorta Şirketi yasal faiz ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'ye verilmesine, 1.000,00 TL tedavi gideri tazminatının kaza tarihi olan 30/08/2015 tarihinden itibaren (davalı ... Sigorta açısından dava tarihi olan 25/03/2016 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile (davalı ... ile ... Sigorta Şirketi yasal faiz ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'ye verilmesine, davacılar tarafından davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan davanın reddine, davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/208 Esas sayılı dosyasında; 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile (davalı ... açısından yasal faiz ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile (davalı ... açısından yasal faiz ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile (davalı ... açısından yasal faiz ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacıların kaza tarihinde, asıl ve birleşen davada davalı ... ... Ltd.Şti.ye ait otobüste biletli yolcu konumunda oldukları anlaşılmaktadır.
Dava tarihinden önce 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketici Kanunu'nun 73/1 maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemeleri görevlidir.", aynı Yasa'nın 3.maddesinin 1.fıkrasının 1.bendinde; "Tüketici, işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacılar tüketici konumunda olup, davalı otobüs işleteni/taşıyıcı ile aralarında aktedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. (Aynı kazaya yönelik olarak verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2022/1135 E. - 2023/952 K. ve 2022/872 E. 2023/576 K. sayılı;
20.Hukuk Dairesinin 2022/266 E. - 2022/287 K. ve 2019/832 E. - 2020/1232 K. "Tüketici Mahkemesi tarafından verilen karara yönelik istinaf talebinin esastan reddine yönelik kararlar", 2018/1180 E.- 2019/591 K. "Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Tüketici Mahkemesine verilen görevsizlik kararına karşı yapılan istinaf talebinin esastan reddine yönelik kararlar" )
Davanın açıldığı tarih (birleşen davada 14.05.2020-asıl davada 25.03.2016) itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda asıl davanın davalısı sigorta şirketleri ile davacılar arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan diğer davalıya (asıl ve birleşen dosya davalısı ... ... Ltd. Şti.)karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda asıl davada davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca asıl davada davalı Sigorta Şirketleri hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir.
Somut olayda; asıl ve birleşen davada taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacıların da tüketici vasfına sahip olması, davacı yolcular ile asıl ve birleşen davanın davalısı ... ... arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu kapsamında kalması gözetilerek, asıl ve birleşen davanın görülmesinde Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yargılamaya devam edilerek esastan karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf eden asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Asıl ve birleşen dosyada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 31/05/2022 tarihli 2016/276 Esas - 2022/396 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Asıl ve birleşen davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, istinaf eden asıl ve birleşen dosya davacılar vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine,
3.İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4.İİK'nın 36.maddesi gereğince, Malatya İcra Dairesinin 2022/26230 Esas sayılı dosyasına yatırılan 5.865,00 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,
5.İİK'nın 36.maddesi gereğince, Diyarbakır İcra Dairesinin 2022/74645 Esas sayılı dosyasına yatırılan 8.511,54 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine,
6.Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.