1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/138 E. , 2023/8420 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/691 Esas, 2015/275 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 5600 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
2.Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/691 Esas, 2015/275 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/4796 Esas, 2021/452 Karar sayılı kararı ile eylemin yağmaya teşebbüs suçu yönünden değerlendirilmesi için ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2021/66 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası nedeniyle 1 yıl 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ayrıca 5237 sayılı Kanunun 58. maddesi gereği ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1.Sanığın eylemi gerçekleştirdiğine dair delil bulunmadığına,
2.Lehe hükümlerin uygulanmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ile mağdur arasında bulunan alacak verecek meselesi nedeniyle sanık ile mağdurun araçta buluştukları, borç nedeniyle oluşan fikir uyuşamazlığından çıkan tartışmanın karşılıklı ve ilk haksız harketin kimden belli olmadığı kavgaya dönüştüğü, sanığın mağduru yumruk ve bıçakla, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, orta (2) derece kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaraladığı anlaşılmıştır.
2.Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları, sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları, olay tutanakları dosyada mevcuttur.
3.12.11.2014 tarihli adli rapor dosyada mevcuttur.
4.İlk derece mahkemesince, Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sair temyiz sebepleri yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mağdurun adli raporuna yansıyan yaralanması dikkate alındığında belirlenen temel cezanın yerinde olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Kazanılmış hak yönünden
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/4796 Esas, 2021/452 Karar sayılı bozma ilamından önceki kararın yalnız sanık tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanunun 326 ıncı maddesinin (son) fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği belirtildiği halde; bozma ilamından sonra kurulan hükümde, sanık hakkında neticeten 1 yıl 1 ay 3 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2021/66 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafından sonra gelmek üzere "Ancak ilk hüküm yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olup, aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum ceza miktarı açısından 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğundan, sanık hakkında sonuç cezanın “5600 TL” adli para cezası üzerinden, 12 eşit aylık taksitte ödenmek üzere infazına"cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.