12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/304 E. , 2024/34 K.
"İçtihat Metni"
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 22.05.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/295 Esas, 2016/424 Karar sayılı dosyasında Çocuğun Cinsel İstismarı suçundan 02.03.2015-17.10.2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, 17.10.2016 tarihinde tahliye olduğu, yargılama sonucu 30.11.2016 tarihli kararla beraat ettiği, kararın 19.04.2018 tarihinde kesinleştiği, haksız yere işlemediği bir suçtan ötürü toplumda tiksinti duyulan, büyük tepki ile karşılanan, toplumun bireyi dışlamasına sebep olan, sırf yargılananı değil aile bireylerini de aynı şekilde olumsuz etkileyen bir suç olması nedeniyle müvekkilinin tutuklu kalması ile birlikte derin acı ve ızdırap duyarak manevi zarara uğradığını, manevi çöküntü yaşadığını, müvekkilinin haksız yere tutuklu kaldığı süreye ilişkin çalışamaması nedeniyle maddi zararlarının olduğunu, müvekkilinin tutuklanma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 100.000,00-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın yargılama giderleri, vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
2.Davalı vekili 04.06.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresinde açılmadığını, dava dilekçesinin kanunda belirtilen şartları taşımadığını, davacının tazminat istemeyecek kişilerden olduğunu, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
3.Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2018 tarihli ve 2018/391 Esas, 2018/581 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/194 Esas, 2020/128 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; Hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/295 Esas – 2016/424 Karar sayılı ceza dosyasında çocuğun cinsel istismarı suçundan 02.03.2015 - 17.10.2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 19.04.2018 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının ekonomik ve sosyal durumu ve tüm dosya kapsamı itibariyle maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulüne, davacı tarafın manevi tazminata ilişkin talebinin de kısmen kabulü ile davacının üzerine atılı soruşturma konusu suçun niteliği, davacının tutukluluk geçirdiği süre (594 gün) şahsi, sosyal ve ekonomik durumu, göz altında kaldığı süre içinde çektiği acı, üzüntü değerlendirilerek sebepsiz zenginleşmeye de neden olmamak üzere belirlendiği , bu nedenle davanın kısmen kabulü ile 22.505,40 TL maddi, 32.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminat miktarının fazla olduğundan maddi tazminatın 22.149,29 TL'ye indirilmesi, manevi tazminatın eksik olduğundan 40.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/295 Esas – 2016/424 Karar sayılı ceza dosyasında çocuğun cinsel istismarı suçundan 02.03.2015 - 17.10.2016 tarihleri arasında 595 gün tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 19.04.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/194 Esas, 2020/128 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2024 tarihinde karar verildi.