Esas No
E. 2022/8722
Karar No
K. 2024/38
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/8722 E.  ,  2024/38 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ: 16.12.2020
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı vekili 16.12.2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının üzerine atılı eylem nedeniyle 28.08.2015 - 01.09.2015 tarihleri arasında 5 gün göz altında kaldığını, 01.09.2015 - 09.02.2016 tarihleri arasında 5 ay 9 gün tutuklu kaldığını, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/419 esas sayılı dosyası kapsamında hakkında beraat kararı verildiğini, kararın istinaf incelemesi sonrası 07.12.2020 tarihinde kesinleştiğini belirterek 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.

2.Davalı vekili 18.01.2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığı, mahkemenin yetkili olup olmadığı, davacı vekilinin tazminat davası açma yetkisinin olup olmadığı, ceza davasının kesinleşip kesinleşmediği hususlarının araştırılması gerektiğini, maddi ve manevi tazminat talebinin yüksek olduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden, daha sonra esastan reddine karar verilmesini, talep etmiştir.

3.Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2020/454 Esas, 2021/384 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/1550 Esas, 2022/527 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12.10.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; Yerel mahkeme ve istinaf mahkemesince verilen kararların hatalı olduğunu, müvekkili hakkında 2 kez tutuklama kararı bulunduğunu, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, faizin hatalı olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacının tazminata esas Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/556 Esas – 2017/427 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne silah sağlama suçundan 28.08.2015 - 09.02.2016 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın aleyhine istinaf incelemesi sonrası bozma ilamına göre devam eden 2017/556 esas sayılı dosyasında 06.06.2017 tarihinde yakalama emrinin infaz olunması sonrası kovuşturma aşamasında tutuklama koruma tedbirinin uygulanmasına karar verilip üzerine atılı eylemden dolayı hükmen tutukluluk halinin devamına yönelik kararın istinaf incelemesine tabi olması ile esastan red kararına kararına karşı temyiz kanun yolu neticesinde Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 12.04.2018 tarihli 2018/85 esas-2018/2771 karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına ve sanığın derhal tahliyesine karar verildiği,bozma ilamı sonrasında Gaziantep Bölge adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesi'nin 24.04.2019 tarihli 2018/2771 esas-2019/749 karar sayılı ilamı ile sanığın silahlı terör örgütüne silah sağlama suçundan beraatine karar verildiği ve işbu karara karşı iddia makamının temyiz kanun yoluna başvurması neticesinde Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 21.09.2020 tarihli 2020/4621 esas-2020/4194 karar sayılı ilamı ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 24.04.2019 tarihli 2018/2771 esas-2019/749 karar sayılı ilamı ile sanığın silahlı terör örgütüne silah sağlama suçundan beraatine dair kararın onandığı,bu şekilde hükmün 21.09.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltında ve tutuklulukta kalınan sürenin mahsup edildiğine dair bir bilgiye ulaşılamadığı, davacının hürriyetinin sınırlanması neticesini doğuran tutuklama koruma tedbiri bakımından tutuklamanın infaz gördüğü, somut olayda yapılan incelemede; davacının ilk olarak hürriyetinin sınırlandığı süreler bakımından 2015 yılı Ağustos ayından 4 gün, 2015 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık olmak üzere 4 tam ay ve 2016 yılı Ocak ayı 1 tam ay ve 2016 yılı Şubat ayından 8 gün için maddi tazminata,davacının hürriyetinin ikinci kez sınırlandığı süreler bakımından 2017 yılı haziran ayından 25 gün,2017 yılı temmuz,ağustos,eylül,ekim,kasım,aralık, 2018 yılı ocak,şubat,mart aylarının bütünü ile 2018 yılı nisan ayından 11 günün esas alınması suretiyle maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden davanın kısmen kabulü ile 20.782,70 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminat miktarının fazla olduğundan maddi tazminatın 20.729,29 TL'ye indirilmesi, manevi tazminatın eksik olduğundan 33.250,00 TL'ye yükseltilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 7.817,30 TL olması gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/556 Esas – 2017/427 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne silah sağlama suçundan 28.08.2015 - 09.02.2016 tarihleri ve 06.06.2017-12.04.2018 tarihleri arasında toplam 475 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 21.09.2020 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;

1.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Davacının dava dilekçesinde tazminatlara yasal faizi ile hükmedilmesini talep ettiğinden, hükmolunan tazminatlara dava tarihinden faizi ile hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (A-3) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/1550 Esas, 2022/527 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog