Esas No
E. 2023/1322
Karar No
K. 2023/8503
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2023/1322 E.  ,  2023/8503 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/88 Esas, 2021/196 Karar
SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, düşme
TEMYİZ EDENLER: Sanık, üst Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Üst Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin sadece sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen düşme kararına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1.Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik olarak üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın katılanın iş yerine hırsızlık amacıyla girmek için giriş kapısının yanında bulunan pencereyi kırması şeklindeki eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli (olağan) dava zamanaşımının, sanık hakkında bozma ilâmından önce mahkûmiyet kararının verildiği 29.04.2015 tarihi ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,

2.Sanığın, hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

a)Katılanın, sanığın iş yerinden bir şey almadığını belirttiğinin ve bu itibarla hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

b)Sanığın, katılanın iş yerinden herhangi bir şey almaması ve hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması karşısında, kurulan hükümde "suça konu ele geçirilen malın değerinin azlığı" gerekçe gösterilmek suretiyle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması,

c)Suç tarihi itibarıyla daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 ... fazla hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesinin (a) bendine göre tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı belirlenen sanık hakkında kurulan hükümlerde, ertelemeye yer olmadığına karar verilirken "sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını" irdeleyen yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, "yasal koşulları oluşmadığından" şeklindeki yetersiz gerekçeyle ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,

ç)Sanığın adlî sicil kaydında görülen ilâmın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması ve bu kararın kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmaması, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle “denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihi itibarıyla engel oluşturmadığı, hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun da niteliği gereği giderilmesi gerekli somut (maddi) bir zararın bulunmadığı, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik talebi de bulunduğu halde, "Yasal koşulları oluşmadığından" şeklindeki yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi, d-Sanığın temyiz talebi üzerine, kararın sanık lehine bozulması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 330/1. maddesi uyarınca, bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog