4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2011/5899 E. , 2012/9260 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... tarafından, davalı ... Tiftikçi ve diğerleri aleyhine 20/03/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar ...ve ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, davalıların murisi ...'nin İstanbul Büyükçekmece ilçesi Cumhuriyet Savcısı iken görevi suistimal suretiyle kanunen icap eden usul ve şartlara riayet etmeyerek şahsi hürriyetini tahdit ettiğini, bu konuda Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2005/16 esas, 2007/22 karar sayısı ile dava açıldığını, ...'nin 765 sayılı TCK'nun 181/1 maddesince cezalandırılmasına karar verildiğini, kararın taraflarca temyizi üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/4 MD-221 esas, 2008/200 karar sayılı ilamı ile kararın usulden bozulduğunu, dosyada tekrar yargılama devam ederken ...' nin vefatı ile ceza davasının düşürülmesine karar verildiğini ve ayrıca ... hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2008/39 esas sayılı dosyası ile görevde yetkiyi kötüye kullanmaktan dava açıldığını, ...'nin vefatıyla bu dosyanında düşürülmesine karar verildiğini, 2003 yılı Temmuz ayından 29 Mart 2004 tarihine kadar gelişen olaylardan dolayı madden ve manen çok zarar gördüğünü, belirterek manevi tazminat istemli eldeki bu davayı açmıştır. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ; hüküm, davacı ve davalılar ... ve ...tarafından temyiz olunmuştur.
09.02.2011 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilip 14.02.2011 gün ve 27846 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6110 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa'nın 12. maddesi ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Yasası'nın 93. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 93/A maddesinde; "Hakim ve Savcıların bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle: a)Ancak devlet aleyhine dava..." açılabileceği, "b)Kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa hakim veya savcı aleyhine tazminat davası..." açılamayacağı, "…hakim ve savcıların bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle devlet aleyhinde açılacak tazminat davaları ile rücu davalarında bu madde hükümleri; bu maddede hüküm bulunmayan hallerde ise ilgisine göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu..." hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Aynı yasanın 14. maddesi ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 573. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi "Hakimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir." biçiminde değiştirildikten sonra, Geçici 2. maddesinde de "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlüğe girinceye kadar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 573. maddesindeki sebeplere dayanılarak açılacak tazminat ve rücu davalarında;
a)Hakimlerin bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle Devlet aleyhine açılan tazminat davası, Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde... açılır ve ilk derece mahkemesi sıfatı ile görülür.", "(2) Hakimler ve Savcılar Kanununa eklenen 93/A maddesi ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bu kanunla değiştirilen 573. maddesi hükümleri bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte a) görülmekte olan davalar, b)Kesinleşmemiş hükümler, c)miktar veya değeri itibariyle temyiz ve karar düzeltme yoluna gidilemediği için kesinleşen hükümler, bakımından da uygulanır ve davaya Devlet aleyhinde devam olunur." biçiminde düzenleme yapılmıştır.
Yerel mahkemece, Cumhuriyet Savcısı olan davalılar murisinin, görevi yaparken işlediği eylemler nedeniyle hakkında manevi tazminat davası açıldığı gözetilerek, karar gününden önce yürürlüğe giren 6110 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa uyarınca yeniden değerlendirme yapılıp varılacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.