5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2009/4488 E. , 2012/7497 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Etkin pişmanlık nedeniyle indirimin doğru olarak uygulandığı anlaşılmakla TCK'nın 248/1. maddesi yerine, TCK'nın 248/2. maddesine yer verilmesi, mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak kabul edilmiştir;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Kula Noterliğinde katip olarak veznede görev yapan sanığın, 27/07/2007-27/09/2007 tarihleri arasında yapılan suret tasdiki gibi B tipi noter işlemleri için yasal oranlarda hesaplanan harç, damga vergisi, değerli kağıt bedellerini işlem sahiplerinden tahsil ettikten sonra, gün sonunda bilgisayar programına müdahale ederek düzeltme menüsünden yaptığı tahsilatları yevmiye defterine daha düşük oranlarda işleyip aradaki fark olan toplam 382,26 lirayı mal edindiği, bu eylemlerinin hiçbir ihbar ve şikayet olmaksızın Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının olağan denetimi sırasında tahsilat makbuzları ile yevmiye defterinin karşılaştırılmasıyla basit bir incelemeyle tespit edildiği, sanığın bu şekilde bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda gerçekleştirdiği eylemlerinin zincirleme basit zimmet suçu niteliğinde olduğu gözetilmeyerek zincirleme nitelikli zimmet olarak kabul edilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
Suç tarihi zimmete konu son eylemin işlendiği 27/09/2007 tarihi iken karar başlığına yanlış yazılması,5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın zimmet suçundan doğan zararın soruşturma aşamasında giderilmiş olması nedeniyle, zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/06/2008 gün, 2008/149-163, 13/11/2007 gün, 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK'nın 231/5-6 maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu da nazara alınmadan "Suçun işleniş şekli ve niteliği dikkate alınarak..." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.