Esas No
E. 2011/9373
Karar No
K. 2012/4748
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2011/9373 E.  ,  2012/4748 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: (4 kez) 5 ay hapis cezası ile mahkümiyetine ve ertelenmesine

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 27/09/2011 gün ve 2011/3-167-2011/194 E-K. sayılı kararında da açıklandığı üzere; sanığın mahkümiyetiyle sonuçlanan ceza davasında katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinde, vekil duruşmalara katılmasa dahi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi zorunlu olup, yerel mahkemece katılan vekilinin duruşmaları takip etmediği gerekçesiyle vekâlet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.

Elektrik borcunun ödenmemesi nedeniyle sanığın evindeki elektriğin 22/02/2006 tarihinde kesilerek sayacın mühürlenmesinden sonra 24/07/2006, 24/01/2007, 14/08/2007 ve 03/01/2008 tarihlerinde yapılan kontrollerde elektriğin kullanımına devam edildiğinin ve tüm eylemler yönünden tek iddianame ile kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında atılı eylemleri zincirleme olarak gerçekleştirdiği anlaşılmasına rağmen hakkında TCK'nın 43. Maddesi uygulanmayarak her bir eylem yönünden ayrı ayrı uygulama yapılarak yazılı şekilde fazla ceza verilmesi, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, adli sicil kaydındaki ilamın silme şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek ve sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan "zararın karşılanmadığı" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Kabule göre de;

Seçenek yaptırıma çevirme, erteleme ve denetim süresi hususunda her bir eylem yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekirken ve 5237 sayılı TCK'da cezaların toplanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamasına rağmen erteleme ve denetim süresi belirlenmesi hükmünün, infazda tereddüt oluşturabilecek şekilde bir defa uygulanması ve toplam ceza miktarının,

TCK'nın 50. maddesinin uygulanmama gerekçesi olarak kabul edilmesi,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, denetim süresi yönünden kazanılmış hakkın CMUK'nın 326/son maddesi gereğince saklı tutulmasına, 07/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog