Esas No
E. 2007/5684
Karar No
K. 2011/40522
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2007/5684 E.  ,  2011/40522 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Hırsızlık, Hırsızlık malı almak
HÜKÜM: Kısmen Beraat, Kısmen Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Hükümlüler ... ve ... ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 29.12.2004 tarihinde kurulan beraat hükmünün aleyhe temyiz olmaksızın kesinleştiği, kararın mahkum olan sanıklar ... ve ... tarafından temyizi üzerine,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 5237 sayılı TCK gereğince yeniden değerlendirmesi için dosyanın iade edildiği, mahkemece beraat eden sanıklar ..., ... ve ...’in yargılamaya katılarak ikinci kez beraat hükmünün verilmesi hukuki değerden yoksun bulunduğundan; Hükümlüler hakkında kurulan Alaca Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2004 gün ve 2001/39 Esas, 2004/347 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar ... ve ...’e ilişkin ilk hükmün, bu sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2005 tarih 2004/187638 sayılı yazısı ile “31.03.2005 günlü Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan 23.03.2005 gün ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 8.maddesi 2.fıkrasındaki, Bu kanunun yürürlük tarihinden önce ilk derece mahkemelerince verilmiş olup, temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarından lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme gerektiği açıkça anlaşılanlar,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iade edilir”. denilerek iade edildiği, mahkemece yeniden yargılama yapılıp hükmü temyiz etmeyen hükümlüler ... ve ...’in, yargılamaya katılarak 04.10.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; somut olayda; 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, hükümlü hakkında verilen 06.07.2004 gün ve 2001/141 Esas, 2004/137 Karar sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanık hakkında tekrar yargılanma sürecine dahil dilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.

Bu nedenlerle; hükümlüler hakkında yeniden kurulan 2.hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

Olay günü geceleyin mağdurun konutunun sağlam ve muhkem nitelikteki demirden yapılma pencere korkuluklarını kırarak evden hırsızlık yapan sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1.maddesiyle, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, (116/1-4, 119/1-c 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253 ve devamı) maddeleri gözetildiğinde özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında 5237 sayılı Yasa uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.