12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/7608 E. , 2024/128 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Mahkumiyet
Temyiz Edenler : Sanık müdafii, katılan vekili
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/112 E. 2016/563 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi ve 51 nci maddesi maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2.Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/112 E. 2016/563 Karar sayılı kararının sanık arafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2019/7963 Esas, 2021/1823 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/763 E. 2022/276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanunun 251 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 3390 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.09.2022 tarihli ve 2022/114691 sayılı sair temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanığın kusuru olmadığına ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz istemi; Sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğine, cezasında indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Olay günü sanığın aracını park ettikten sonra inmek için aracın kapısını kontrolsüz olarak açması neticesinde motorsikleti ile gelen mağdurun sanığın aracının kapısına çarparak hayati fonksiyonlarını ağır 4. derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, bu şekilde sanığın taksirle yaralama suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
2.Sanık aşamalarda, meydana gelen kazada kusurunun olmadığını beyan etmiştir.
3.Dosyada mevcut trafikçi bilirkişi raporunda sanığın aracını park etme aşamasında ön arka ve yan trafiği kontrol etmek kuralını ihlal etmesi nedeni ile asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsünün ise önünde park etme ve duraklama yapan aracı gördüğünde sesli ya da ışıklı uyarıda bulunma ve sola kaçma önlemini uygulamaması nedeni ile tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
4.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş, basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara sanığın itiraz etmesi üzerine genel hükümlere göre yargılama yapılmasına karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden;
Dosyada yer alan bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde kusur oranı yönü ile bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan vekilinin temyiz talebi yönünden;
Dosya kapsamına göre sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna dair bir veri bulunmadığından hükümde bu yönü ile bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Basit yargılama usulünde itirazı düzenleyen 5271 sayılı Kanunun 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasında,"Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur." şeklinde belirtildiği üzere, basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara sanık dışındaki kişilerin itirazı halinde mahkemece 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirimin korunması gerektiği halde; sanık itirazına rağmen yapılan indirimin korunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde B bendinin ikinci paragrafında açıklanan nedenlerle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/763 E. 2022/276 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak oybirliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.