Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/1027
Karar No
K. 2023/1377
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/1027 Esas
KARAR NO: 2023/1377
DAVA: Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)
DAVA TARİHİ: 27/10/2023
KARAR TARİHİ: 28/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 10/01/2023

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

davacı vekili özetle; davacıların işbu davanın ikame edildiği tarihte İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ...... sicil numarası ile kayıtlı, toplam esas sermayesi 608.000,00-TL olan ...... Makinaları Sanayi Ticaret Yatçılık ve İşletmeleri Anonim Şirketi ("Davalı Şirket") tarafından ihraç edilmiş olan toplam sermayenin ayrı ayrı 100.500,00 TL'lik sermaye tutarları ile ayrı ayrı %16.52'sine tekabül eden hisselerin yasal ve ihtilafsız sahipleri olduğunu, toplam sermayeye oranları (%16.5) dikkate alındığında her davacının da Türk Ticaret Kanunu kapsamında azınlık hissedarı olduğunu, davacıların davalı şirkete ve yönetim kurulu başkanı ....... 'a farklı tarihlerde gönderdikleri maillerde ve Büyükçekmece ...... Noterliği'nden 4 Temmuz 2023 tarihli ...... yevmiye sayılı, 11 Ekim 2023 tarih ve ....... yevmiye sayılı ve 16 Ekim 2023 tarih ....... yevmiye sayılı ihtarnameler ile bilgi alma ve inceleme taleplerini ilettiklerini, belgeleri inceleme taleplerini sözlü olarak da oradaki yetkililerden talep ettiklerini, davacı azınlık pay sahiplerinin sözkonusu taleplerinin karşılık görmediğini, bunun akabinde 16 Ekim 2023 tarihinde iadeli taahhütlü posta ile davalı şirkete ait 2022 Faaliyet Raporu ve Kurumlar Vergisi Beyannamesinin ekindeki Gelir Gider tablosu ve bilanço ile eve gönderildiğini, azınlık hissedarları için son derece önemli olan diğer belge ve bilgilerin cevapsız bırakıldığını, 19.10.2023 tarihinde gerçekleştirilen 2022 finansal yılı olağan genel kurul toplantısında davacılar TTK 437/2 ve 437/4 maddesinde azınlık hissedarı olarak kendilerine tanınan bilgi alma ve inceleme hakkını genel kuruldan talep ettiklerini, talep edilen bilgi ve 437/4 kapsamında defter ve belgeler açık ve net bir biçimde genel kurula iletilmiş ve sözkonusu talep toplam sermayenin %66.9'unu (402.000,00TL asaleten, 5.000,00 TL vekaleten) temsil eden ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olan ....... tarafından reddedildiği, TTK 437 uyarınca öngörülen tüm belgelerin verilmiş olmasının (faaliyet raporu, bilanço), şirketin faaliyetlerinde gizlenen bir şey olmadığı ve hazırlanan YMM raporu ile pay sahibine verilen faaliyet raporu arasında uyumsuzluk olmadığı, şirketin üretim ve iş sırlarına vakıf olmak için talep edildiği ve TTK 437/3'e aykırı olduğu, taleplerin genel olduğu, spesifik bir konuya ilişkin olmadığı, defter ve belgelerin incelenmesine izin vermek için TTK 437/4 uyarınca bir yönetim kurulu kararı olmadığının oluşa ve yasaya aykırı olarak beyan edildiğini, talep edilen bilgilere ve incelenmesi istenen belgelere bakıldığında hiçbirinin TTK 437/3'teki sınır olan şirket sırrı kapsamına girmediğini, şirketin stok miktarının sorulması veya şirket adına kayıtlı araçların bilgisinin istenmesi, tedarikçilere dair bilgilerin istenmesinin veya ortaklara verilen borçların, kullanılan dış borçlar kesilen adat faturalarının vs. bilgilerin hiçbirinin şirket sırrı olmadığını, zira en geniş tanımıyla şirket sırrı; şirketin rekabet gücünü azaltacak ve açıklanması veya kullanılması halinde şirkete zarar verecek bilgiler olmadığını, şirketin rekabet gücünü azaltacak veya zarar verecek nitelikte de olmadığını, üretime dair, ürünlere dair, Ar-Ge faaliyetlerine dair veya müşteri bilgileri vs hiçbir bilgi ve belge talep edilmediğini, aksine tamamen yönetim ve maaliyetlere ilişkin, azınlık pay sahibi olarak yakından ilgilendiren hususların dile getirildiğini, davacıların haklı ve hukuka uygun taleplerinin, hiçbir gerekçe gösterilmeden soyut ifadelerle istenen bilgilerin ve belgelerin şirket sırrına girdiği ileri sürelerek verilmediğini, şirket sırrı korumasının haklı gerekçelerin varlığında kullanılması gerektiğini ve örneğin şirkete ait motorlu araçlara dair bilginin ya da şirketin nakit ihtiyacı yokken kesilen aidat faturalarının miktar ve sebeplerinin neden şirket sırrı olduğunun davalı şirket tarafından izahı gerektiğini, genel kurul esnasında faaliyet raporu ile YMM raporlarının uyumlu olduğu bilgisinin verildiğini, oysa ki tüm tarafların malumu olduğu üzere geçmişte de YMM raporları talep edildiğini, ancak bunların zamanında ve ilgili yıla dair bilançolar onaylanırken hiçbir zaman verilmediğini, daha sonra 2022 yılında 2021 finansal yılına dair yapılan incelemede sunulan eski tarihli YMM raporlarından şirket faaliyetlerinin neredeyse tamamının 2018 ve müteakip yıllarda grup şirketlerinden ...... Armatürleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne (".......") aktarıldığı, bir nevi gayrifaal hale getirilmeye çalışıldığı bilgisine ulaşıldığını, oysa ki ilgili yıllara ilişkin genel kurul öncesinde pay sahiplerine verilen faaliyet raporunda bu duruma ilişkin hiçbir bilgi ve açıklama yer almadığını, davacılardan ....... 'ın ....... 'da pay sahibi olmaması ve pay sahibi olduğu davalı şirketin genel kurul kararı olmaksızın ve bilgi verilmeksizin önemli nitelikte malvarlığının ve faaliyetlerinin diğer şirkete aktarılmasından dolayı halihazırda yargılaması devam eden bir yönetim kurulu sorumluluk davası olduğunu, sözkonusu davanın Bakırköy ....... Ticaret Mahkemesi'nde ......

E. Sayısı ile devam ettiğini, bu nedenle YMM raporlarını vermek yerine "faaliyet raporu ile uyumludur" bilgisinin ne yazık ki azınlık pay sahiplerini tatmin edici nitelikte olmadığını, talebin reddine dair gösterilen diğer bir gerekçe ise istenen bilgilerin ve incelenmesi talep edilen belgelerin genel olduğu, spesifik bir konuya ilişkin olmadığı, oysa ki gerçek durumun tam tersi olduğunu, "Şirketin mali durumu" veya "iş ilişkileri" gibi genel ve soyut bir talep yerine oldukça detaylı ve konu bazlı soyutlaştırılmış taleplerin bildirildiğini, şirketteki çalışan sayısı veya EYT kapsamındaki kıdem tazminatı ödemelerine ilişkin bilgilerin ya da grup şirketleri ile ortak kullanılan sabit kıymetlerin dağılım anahtarı bilgisinin genel olduğunu söylemenin sadece bir bahane olduğunu, TTK 437/4 kapsamında inceleme hakkının reddi gerekçesi olan konuya dair yönetim kararı olmamasının, bizzat ilgili kanun maddesine aykırı olduğunu, izah bile gerektirmeyecek kadar açık olduğunu, şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerektiğini, izin alındığı takdirde incelemenin bir uzman aracılığıyla da yapılabileceğini, inceleme hakkının kullanımı için yönetim kurulu kararı zorunluluğu madde metninde yer almadığını, kaldı ki, genel kurul gündem maddelerinden anlaşıldığı üzere davalı şirketin bir takım esas sözleşme maddelerinde değişiklik yapmak ve aynı zamanda hem iç kaynaklardan hem de nakit taahhüt yoluyla sermaye arttırımı yapmayı planladığını, bu tadillere dair gerekçelerin ve sermayeye konması planlanan fonlara dair detayların, sermaye arttırımı olması nedeniyle son 6 aylık bilançonun bilgisinin verilmemesi ne talebin soyut olduğu gerekçesine ne de şirket sırrı olduğu bahanesine gireceğini, hazirun cetvelinin tetkikinden de anlaşılacağı üzere şirketin bir aile şirketi olduğunu, davacılardan ........ 'ın abisi olan ....... %66 hisse oranı ile çoğunluk hissedarı olarak şirkette her türlü iş ve işlemi tek başına yaptığını, şirketi kurumsal yönetim anlayışından uzakta, kendi malvarlığı gibi yönettiğini, bu nedenle doktrinde de ifade edildiği üzere özellikle sadece azınlık pay sahipleri dışındaki diğer tüm pay sahiplerinin yönetimde olduğu aile şirketlerinde, şirket işleri hakkında bilgi alma talebinde bulunan azınlık pay sahiplerine bilgi verilmemesinin, kendileri dışındaki tüm pay sahiplerinin, salt pay sahipliği sıfatı ile olmasa dahi bilgi sahibi olmalarının hakkaniyete ve dürüstlük ilkesine ve eşit işlem borcuna da aykırı olduğunu, o nedenle bilgi alma ve belge inceleme talepleri özellikle davalı şirket gibi bu tip şirketlerde daha bir önem arz ettiğini, reddinin telafisi zor hukuki zararlara neden olacağını, çoğunluk pay sahibi .......'ın aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğunu ve şirketin kurumsal bir şirket gibi yönetilememekte olduğunu, şirketin bağımsız denetime de tabi olmadığını, bu nedenle azınlık pay sahibi olan davacıların haklı taleplerinin kabul edilmesi ve özellikle inceleme sonrasında sorunlu görülen belirli konularda genel kuruldan, reddi halinde mahkemeden TTK 438 ve 439 uyarınca özel denetim isteme hakkı öncesinde 437. Maddedeki bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olmasına bağlı olduğunu, huzurda açılan dava azınlık haklarının korunması açısından da, olaylar ve hukuki gerekçeler nedeniyle azınlık pay sahibi olan davacıların davalı şirketteki TTK 437/2 ve 437/4 anlamında bilgi alma ve inceleme haklarının kullandırılmasını ve bu doğrultuda 19.10.2023 tarihli genel kurul toplantısında toplantı gündeminin 2. Maddesinde talep edilen bilgilerin verilmesini ve belgelerin davacılar ve bir uzman vasıta ile incelemelerine izin verilmesini, TTK 437/5 doğrultusunda davalı şirketin talep edilen bilgileri yazılı ve gerçeğe uygun şekilde verilmesini ve bilgilerle bağlantılı şirket defter ve kayıtlarının ilgili kısımlarının basılı suretlerinin ya da elektronik kopyalarının davacılara verilmesine, inceleme hakkı çerçevesinde talep edilen defter ve belgelerin incelemesinin bir uzman vasıtasıyla yapılmasına, inceleme süresine ve davacılara ve uzmanlara inceleme yapabilmeleri için şirket merkezinde yer tahsis edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davaya cevaplarımız, davacıların yukarıda kısaca özetlediğimiz iddiaları ile açmış oldukları dava haksız ve mesnetsiz olup iddia edildiği gibi bilgi alma hakkının kullandırılmamasından değil salt muaraza çıkartmak adına açıldığını, zira davacılardan ....... , uzun yıllar görev yaptığı ve münferit imzası ile fiilen yönettiği davalı şirketin yönetim kuruluna 2019 yılından itibaren yeniden seçilememesi üzerine bu tarihten sonra azınlığın kendisine tanıdığı hakları kötüye kullanarak ve salt muaraza çıkartmak adına davalı şirket aleyhine bir çok kez yersiz taleplerle davalar açmakta olduğunu, huzurdaki davanın da açılma gayesinin davalı şirketten bilgi alınamaması ve/veya inceleme yapılamaması değil, muaraza çıkartmak olduğunu, müvekkil ...... Kaynak Makinaları Sanayi Ticaret Yatçılık ve Turizm İşletmeleri A.Ş, ("...... Kaynak A.Ş.") esasen bir aile şirketi olduğunu, 1993 yılında, halen davalı şirket yönetim kurulunda görev yapan ...... tarafından kurulmuş, şirkete ait hisseleri ise kendisi, eşi ve çocukları arasında paylaştırıldığını, bilahare çocuklarından davacı ........'ın, sahibi olduğu hisselerinin bir kısmını 09.11.2017 tarihinde eşi olan diğer davacıya devrettiğini, davacı ........'ın, davalı ........ A.Ş.'yi uzun yıllar (1997-2018 yılları arası) yönetim kurulu Başkanı sıfatı ve münferit imza yetkisi ile fiilen tek başına yönettiğini, ne var ki ........ A.Ş.'nin, davacının fiilen yönetiminde iken son derece başarısız bir dönem geçirdiğini, bu süreçte bir türlü gelişme göstererek büyüyemediğini, şirket ortaklarına hiçbir kar payı ödeyememiş olduğunu, dahası şirket için çok önemli olan bir kısım mümessilliklerin dahi elden çıkmasına engel olunamadığını, buna karşılık yine bu süreçte diğer davacı olan .......'a gerçekte hiçbir çalışması olmadığı halde sigortalı çalışan imiş gibi şirketten yüksek maaş bağlattığını, şirkete ait son derece lüks araç tahsis ettiğini, keza şirket üzerinden sağlık güvencesi ve başkaca mali imkanlar sağladığını, davalı şirketin son derece kötü yönetilmesi nedeni ile 2019 yılındaki şirket genel kurulunda davacı ........'ın ortaklar tarafından yeniden yönetim kurulu üyeliğine seçilmediğini, şirketin yeni yönetimi ise şirketin maliyetlerinin azaltılarak verimlilik ve karlılığının artması için bir dizi tedbirler aldığını, bu meyanda şirkete ait bir kısım araçları satarak şirkete kaynak yaratmış, davacının ve eşinin uhdesinde bulunan son derece lüks araçların şirkete iadesini istediğini, ayrıca 17.03.2009 tarihinden itibaren şirkette hiçbir çalışması olmadığı halde aylık maaş alan davacının iş akdini feshettiğini, davacı ........'ın yönetim kuruluna yeniden seçilememesi ve şirketin yeni yönetiminin verimlilik ve karlılığı arttırmak için tedbirler almaya başlaması üzerine davacıların, davalı şirket genel kurullarında azınlık pay sahibi olma hakkının kendilerine verdiği imkanları sonuna kadar kullandığını, keza her genel kuruldan sonra afaki ve gerçek dışı iddialarla genel kurulların iptali ve diğer talepleri ile davalar açtığını, ayrıca bilgi edinme hakkı kapsamında tüm şirket kayıtları kendilerine açılmasına ve günlerce şirket nezdinde incelemelerde bulunmalarına ve sordukları her soruya şirket yönetimince cevap verilmesine rağmen bu muarız duruma son vermeyerek aksi yöndeki tavırlarını daha da arttırmış ve bir çok kez şirkete davalar açtıklarını, nihayet davacıların bu kez davalı şirkete ait 2022 mali yılına ilişkin genel kurulda bilgi edinme ve inceleme yapma taleplerinin karşılanmadığını iddia ederek huzurdaki davayı açtıklarını, davacıların, davalı şirketin faaliyetleri hakkında bilgi alamama gibi bir durumlarının olmadığı, 2019 yılından itibaren istisnasız şekilde yapılan her genel kurulda tüm kayıtların kendilerine açılmasına rağmen yine de her genel kurulda, istisnasız şekilde TTK'nın 420. maddesine dayanarak genel kuruldaki gündem maddelerinin görüşülmesini ertelettikleri ve yine her genel kurul sonunda mutlaka değişik taleplerle davalar açtıkları bir vakıa olduğunu, davacılar, somut olayda da bu muarız durumu devam ettirerek davalı şirketin 19.10.2023 tarihinde yapılan 2022 mali yılı genel kurulunu hem TTK'nın 420. maddesi uyarınca ertelettirmiş hem de genel kurul öncesinde ve genel kurul esnasında bilgi alma ve inceleme haklarının ihlal edildiği iddiası ile huzurdaki davayı açtıklarını, davalı ........ A.Ş.'nin 2022 mali yılına ilişkin genel kurulu öncesinde finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi,

TTK'nın 437/1 maddesine uygun olarak şirket merkezinde bulundurularak tüm pay sahiplerinin incelemesine hazır edildiğini, davacıların ise genel kurul öncesinde incelemelerine hazır edilen bu belgelerin hiçbirini incelemediğini, mezkur belgeleri teslim almaktan imtina ettiğini, gerçekten davacıların, tüm pay sahiplerinin incelemesine açılan bu belgeleri inceleyip varsa izaha muhtaç gördükleri hususlarda taleplerini somutlaştırarak davalı şirketten bilgi almak için talepte bulunmak yerine doğrudan davalı şirkete ait defter, kayıt, belge ve yazışmalarının tamamını genel olarak inceleme talebinde bulunduğunu, bunun üzerine davalı şirketin,

TTK'nın 437. maddesinde zikredilen belgeleri iadeli taahhütlü mektupla davacılara tebliğ ettiğini, ayrıca bu durumu davacılara Büyükçekmece ...... Noterliği'nin 06.10.2023 tarih ve ...... yev sayılı ihtarı ile ihtar ettiğini, davacıların bu konudaki muarız durumlarını 19.10.2023 tarihli olağan genel kurulda da devam ettirerek yönetim kuruluna taleplerini somutlaştırarak soru sormak yerine davalı şirkete ait tüm defter, kayıt ve yazışmalarının tamamını inceleme hususundaki taleplerini yinelediklerini, gerçekten davacıların, 19.10.2023 tarihli olağan genel kurulunda toplantı tutanağına da geçen beyanlarında incelemelerine zaten hazır edilen defter kayıt ve belgelerin yanı sıra ayrıca; yevmiye defteri, defter-i kebir, envanter defteri, mizan, yönetim kurulu karar defteri, bilanço (2021-2022 ve 2023!!!), ithalat- ihracat raporları, konsolide tablolar, 2021-2022-2023 yılı detaylı mizan, personelin SSK giriş-çıkışlarının, grup şirketleri aktarımları var ise bunların hesaplanması ve ödenen SSK primleri, şirkete alınan personeli, bu kişilerin erken emeklilikten doğan kıdem maaş hesaplarının, faydalanan personele yapılan ödemelerin grup şirketi kapsayan kısımların ödeme hesabının, transfer fiyatlandırmasının, adat faturaları kesilmesinin sebebi ve hesaplamalarının, YMM 2020-2021-2022 tam tasdik raporu, amortisman defteri, şirketin yurt içi yurt dışı kredi kullanımlarının, şirkete ait stok bilgisi ve bu stokların geldiği tedarikçi bilgisi, şirkete ait mümessillikler ve yetkili satıcılıklara dair bilgi; şirketin varsa sponsorluk hizmetleri giderleri, kimlere verildiğine dair bilgi, şirkete ait kira gelirleri ve giderlerinin bilgisi, organik bağlı grup şirketler veya şirket ortaklarının veya yönetim kurulu üyelerinin sahini veya yöneticisi olduğu şirketler arasında yapılan ticaret ve finansal aktarımlara ilişkin bilgi, grup içi veya ortak marka, eleman, sabit kıymet kullanımlarına ilişkin paylaştırma (dağılım) anahtarları ve/veya denkleştirme hesapları, muhasebe kayıtlarında yer alan fon hesapların oluşumu ve detayları hakkında bilgi verilmesi, birikmiş karlar ve yedek akçelere ait ( yıllara göre) alt detay kırılım, kuruluştan bugüne kadar hissedarlara ve/veya intifa hakkı sahiplerine ödenen kar paylarına ilişkin bilgi, gündemde sermaye arttırımı olması nedeniyle son 6 aya ilişkin gelir gider tablosu ile şirkete ait gayrimenkullere ilişkin tapu örnekleri ile şirket adına kayıtlı araçların ruhsat örnekleri gibi müvekkil şirketin genel olarak ticari faaliyetleri hakkındaki tüm bilgi ve belgelerini, hiçbir somut gerekçeye dayalı olmaksızın TTK'nın 437/2 maddesi gereğince inceleme ve belge alma talebinde bulunduğunu, davacıların bu şekilde kanunun pay sahiplerine tanıdığı bilgi edinme hakkı kapsamını aşar mahiyette ve davalı şirketin doğrudan üretim ve iş sırları da dahil olmak üzere ticari sırlarını öğrenmeye matuf bu taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğuna şüphe olmadığını, bununla birlikte Bakanlık Temsilcisi gözetiminde yapılan genel kurulda, davacıların somut olarak sordukları sorular hakkında ise davalı şirket yönetim kurulu tarafından pay sahiplerine yeteri kadar bilgi verilmiş olup bu husus 19.10.2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağından anlaşılmakta olduğunu, genel kurulda, pay sahipleri tarafından sorulan sorulara karşılık Yönetim Kurulu Başkanı tarafından bilgi verildikten sonra pay sahiplerinin yine de şirket faaliyetleri ile ilgili soruları varsa cevaplamaya hazır olduğunu beyan ettiğini, bunun üzerine Divan Başkanı tarafından pay sahiplerine, yönetim kurulu'na şirket işleri ile ilgili soru yöneltip yöneltmeyecekleri sorulduğunda, pay sahipleri herhangi bir soru sormayacaklarını ifade etmiş ve bu beyanları toplantı tutanağına geçtiğini, görüldüğü üzere somut olayda davalı şirket tarafından davacı pay sahiplerinin inceleme ve bilgi alma haklarını aktif ve etkin şekilde kullanmalarının davacıların aksi yöndeki eylemlerine rağmen sağlandığını, davalı şirket kayıtları genel kurul öncesinde tüm pay sahiplerine açılmasına ve kanunda belirtilen belgelerin birer örneğinin davacılara verilmek istenmesine rağmen davacılar bilgi alma ve inceleme haklarının kullanılmadığına gerekçe uydurabilmek için bu belgeleri almaktan imtina ettiğini, bunun üzerine anılan belgeler davacılara iadeli taahhütlü mektupla gönderildiğini, davalı şirket genel kurulunda davacı pay sahipleri tarafından somutlaştırılarak sorulan sorulara Yönetim Kurulu tarafından yeteri kadar cevap verildiğini, davacılara, varsa başkaca soruları bunların da cevaplanmasına hazır olunduğu Yönetim Kurulu tarafından ifade edilmesine rağmen davacılar verilen cevaplarla yetinerek başkaca soru sormayacaklarını dile getirdiğini, davacıların bu şekilde bir yandan genel kurulda kendilerine verilen bilgilerle yetinerek başkaca soru yöneltmeyeceklerini beyan ederken diğer yandan bilgi edinme haklarını kullanamadıkları iddiası ile dava açmaları çelişkili davranış (venire contra factum proprium) olup MK mad. 2 anlamında hakkın açıkça kötüye kullanılması niteliğinde olup hukuken himaye görmeyeceğini, bu hususta örnek Yargıtay kararı sunduklarını, belirtmek gerekir ki davacıların, 19.10.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında ayrıca bilanço ve finansal tablolar ile bunlara bağlı konuların müzakeresi ve oylanmasına ilişkin gündem maddelerinin görüşülmesinin ertelenmesi talebinde de bulunulduğunu, davacıların bu talepleri gereğince genel kurul Divan Başkanı tarafından ertelendiğini, ertelenen genel kurul 23.11.2023 tarihinde yapılmış ve bu genel kurulda da davacılar tarafından ilgili gündem maddeleri uyarınca sorulan sorulara yeteri kadar bilgi verildiğini, o bakımdan davacıların huzurda açtıkları dava salt muaraza çıkartmak adına gerçek dışı iddialarla ortaya atılmış olup davacıların çelişkili davranış yasağı kapsamındaki iddialarının tümünün reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dava dosyası, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, Büyükçekmece ...... Noterliği'nden celp edilen ihtarname ve tebellüğ belgesi suretleri, davalı şirketin 19/10/2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağı,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması taleplerinden ibarettir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki tespitler, olayın oluş şekline uygun görülmesi nedeniyle bilimsel veri ve içeriğe sahip denetime elverişli kabul edilmiş, hükme esas alınmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile “bilgi alma ve inceleme hakkı düzenlenmiş” ve pay sahiplerinin bu mağduriyetlerinin önüne geçilmesi ve haklarını kullanması amaçlanmıştır. Bilgi alma hakkı müktesep, bağımsız, kaldırılamayan veya tahdit edilemeyen bir vazgeçilemez bir hak niteliğindedir. Bu sebeple bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz. (TTK md.437) Pay sahiplerinin şirketten bilgi alma ve inceleme hakkının özellikle şirket Genel Kurul toplantılarında kullanılması olanaklıdır.

TTK md. 437 hükmü ile anonim şirkette pay sahibi olanların genel kurul toplantısından en az on beş gün önce şirket merkezinde şirketin finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisini bulundurmakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Bu yükümlülüğünü ihlal edilmesi pay sahibinin bilgi alma hakkının ihlal edilmesine sebep olacaktır.

Buna rağmen uygulamada şirket yönetim kurulları tarafından olağan genel kurullarının yapılmaması veya zamanında yapılmaması ile ortağın bilgi alma hakkını kullanamamasına sebep olmaktadır. TTK md.411 ile azınlık pay sahiplerine genel kurulun toplantıya çağrılmasını talep etme hakkı sağlanmıştır. Bu halde azınlık pay sahibi Genel Kurul toplantısı gerçekleştirilmesini sağlayacak ve Genel Kurulda ve öncesinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabilecektir. Şu hususu da belirtmekte fayda vardır ki, pay sahibinin genel kurul toplantısındaki bilgi alma hakkı toplantı gündemi ile sınırlı değildir; pay sahibi genel kurul toplantısında mevcut gündem maddelerinden bağımsız olarak bilgi alma hakkını kullanabilir ve bu kapsamda şirketi temsil eden yönetim kuruluna sorularını yöneltebilir.

Bilgi alma hakkı kapsamında şirket yönetim kurulu tarafından verilecek bilgi hem özenli hem gerçek hem de hesap verme ilkelerine uygun olmalıdır. Verilecek bilginin özenli olması kriteri, baştan savma olmamayı, sorunun karşılığını taşımayı ve ilgisiz konuları içermemeyi ifade eder. Gerçeğe uygunluk ile gerçeği aynen yansıtan doğru, yalan ve aldatıcı olmayan bilgiyi kastetmektedir. Hesap verme ilkesine uygunluk ise sorumlu olduğu kişiye vermekle yükümlü olduğu kapsamlı, içerikli ve belgeli bilgiyi ifade eder. (bkz. 6102 sayılı TTK md.437 gerekçesi)

Bilgi alma ve inceleme hakları paysahibine tanınan dava hakkı ile güçlendirilmiştir. Paysahibi açık bir red hali haricinde, taleplerinin cevapsız bırakılması veya cevabın ertelenmesi durumunda da bilgi alma ve inceleme hakkını bir Mahkeme kararı aracılığıyla kullanabilir. Talebin cevapsız bırakılması yetersiz hesap verme ilkesine uymayan cevapları da kapsar.

Sonuç olarak, TTK md. 437’de bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu madde kapsamında gerekli kriterleri taşıyan bilgiyi alamayan pay sahibinin, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği düzenlenmiştir. TTK ile pay sahiplerine bilgi alma hakkı ile bağlantılı olarak özel denetim isteme hakkı da getirilmiştir. Özel denetim kurumu 6102 sayılı TTK md.438-444 maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Paysahibi, bilgi alma hakkını kullanması akabinde Genel Kurul’dan özel denetim isteme hakkına sahiptir. Bu aşamada Genel Kurul pay sahibinin özel denetim talebini oylamak zorundadır. Genel Kurulda pay sahibi gündemde herhangi bir madde bulunmasına gerek olmaksızın özel denetçi atanmasını genel kuruldan isteyebilir. Celp edilen tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Somut olayda; davalı şirketin 2022 mali yılına ait genel kurul öncesinde finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisinin,

TTK 437/1 maddesi gereği, tüm pay sahiplerinin incelemesine sunulduğu gibi, Büyükçekmece ...... Noterliği'nin 06/10/2023 tarih ve ...... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacılara ihtar da ederek ,

TTK 437. Maddesinde zikredilen belgeleri iadeli taahhütlü şekilde davacılara tebliğ ettiği, 19/10/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, davacıların genel kurulda hazır bulunduğu, bilgi edinme sorularının yönlendirildiği, davacıların kapsayıcı taleplerine karşılık red gerekçelerinin bildirildiği, genel kurulda şirket faaliyetleri ile ilgili şirketin üretim ve iş sırları da dahil olmak üzere tüm ticari sırlarına halel gelmemek kadı ile cevaplandırmaya hazır olunduğunun davacılara bildirildiği, bildirimden sonra pay sahiplerine, şirket işleri ile ilgili soru yönetip yöneltmeyeceklerinin sorulduğu ve pay sahiplerinin de herhangi bir soru sormayacağını beyan ettiği, anlaşılmakla bilgi alma ve inceleme hakkının mahkeme kararı ile kullanılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Koşulları oluşmadığından davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer alınmadığına,

3.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya ödenmesine, Dair KESİN OLARAK HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023 . ......

(e-imzalıdır)

Üye .....

(e-imzalıdır)

Üye .....

(e-imzalıdır)

Katip ....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.