12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/04/2022 tarihinde meydana gelen kazada, müvekkili şirkete ait ----- idaresindeki ------plaka sayılı aracın davalı şirkete ait davalı ------ idaresindeki------plaka sayılı aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip savrularak müvekkile ait araca çarpması sonucu hasarlandığını, olay sonrası tutulan kaza tespit tutanağında ----- plakalı araç sürücüsü davalı ------%100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, araç hasarı ve kazanç kaybının tahsili için davalılar aleyhine----- İcra Müdürlüğünün ------Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ------ vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; aracın çalışmadığı sürelerin müvekkilin sorumluluğunda olmadığını, talep edilen tutar bu açıdan da hem haksız, dayanaksız hem de rücuya tabi bir alacak olmadığını, zira ispatının da mümkün olmadığını, keyfi tutanak ve kayıtlara göre bu tutarın talep edilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ------ Şirketi vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, maliki bulunduğu ------plakalı araçta 286.346,99-TL hasar bedeli oluştuğunu iddia ettiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydı ile ileri sürülen bu bedele konu hasarda aracın hangi parçalarının değiştirildiği, yapılan değişim ve işçilik işlemlerinin hasar ile uyumlu olup olmadığı, değişimi yapılan parçalar için ödendiği belirtilen bedellerin piyasa rayicine uygun olup olmadığı hususlarında herhangi bir açıklama ve dosyaya sunulmuş bir yazılı delil bulunmadığından, bu talebin tarafımızca kabul edilmesi mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile trafik kazasında, ------ plakalı araç sürücüsü------ dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak, doğrultu değiştirme manevralarını ve manevraları düzenleyen genel kurallara uymayarak, sevk ve idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek önce yolun solundaki kaldırımın üzerinde bulunan elektrik direğine, devamında ise savrularak çift taraflı yolun karşı istikametinden gelerek------- istikametine doğru seyir halinde bulunan sürücü ------sevk ve idaresindeki ------ plakalı servis minibüsünün ön taraflarına, kendi aracının ön taraflarıyla çarptığı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası olayında, trafik güvenliğini tehlikeye düşürerek kazaya neden olduğu, 2918 Sayılı KTK’ nun 47/d (Trafik kurallarına uymama), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 52/b (hızlarını yol ve trafik durumuna göre ayarlalamak), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 56/1-a (şerit ihlali) maddelerini ihlal ettiği, trafikte sürücülerin Asli Kusurlu hallerinin neler olduğunun belirtildiği 2918 Sayılı KTK’ nun 84/g maddesinde (şeride tecavüz) tarif edildiği gibi ------plakalı araca çarparak kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, trafik kazasında, -----plakalı araç sürücüsü ------ ihlal ettiği trafik kuralının olmadığı, kaza olayında herhangi bir kusurunun olmadığı, dosya muhteviyatı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tutanağı incelendiğinde, hasar faturalarında belirtilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, dava konusu -------plakalı aracın marka ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre hasar faturalarında ifade edilen aracın onarımı için gerekli yedek parça ve işçilik bedelleri toplamı olan 268.346,99 TL (KDV) hasar miktarının piyasa koşullarına uygun olduğu, dava konusu ------- plakalı aracın tamir süresi boyunca araç mahrumiyet değerinin ( (1.000,00 TL *100) - 5.000,00 TL) = 95.000,00 TL olacağı, dava konusu-----plakalı, ----- model ------ koltuk minibüs marka /model aracın, kaza tarihinde hasarsız aracın rayiç değerinin: 430.000,00 TL, kaza tarihinde, hurda aracın rayiç değerinin : 230.000,00 TL olduğu, dava konusu trafik kazasında hasarlanan, -----plakalı, ----- model ------ koltuk minibüs marka /model aracın onarımının yapılmaması, aracın hurda olarak değerlendirilmesi durumunda gerçek zarar miktarının (430.000 TL - 230.000 TL = ) kaza tarihi itibarıyla 200.000,00 TL (İki Yüz Bin lira) olacağı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce itirazlar üzerine aldırılan ek rapor ile kök raporda belirtilen hususlarda değişiklik olmadığı sonucu bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aracın hasar durumu dikkate alınarak hurda olarak kabul edildiği 200.000 TL olarak kabul edildiği, 95.000 TL araç mahrumiyet zararının olduğu usul ve yasaya uygun hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca tespit edilmiştir.
Bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme ve hesaplama dosya içeriğine ve hadiseye uygun bulunduğundan mahkememizce de hükme esas kabul edilmiştir. Bu nedenle bilirkişi kök ve ek raporu ve faiz talebi hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1.Davalının ----- İcra Müdürlüğünün------. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 295.000 TL asıl alacak, 21.767,36 TL işlemiş faiz olmak üzere takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2.Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3.Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 21.638,38 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.839,88 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 16.798,50 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 4.839,88 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.019,78 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 249,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.249,00 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %79,05 oranında olmak üzere 1.777,83 TL sinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 49.515,10 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
8.Davalılardan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
9.Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.529,60 TL sinin davalılardan, 670,40 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10.Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin, davalı -----vekilinin (e-duruşma) ve ihbar olunan ------vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.