5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/9355 E. , 2012/7406 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın inkara yönelik savunması karşısında; 25/12/2006 tarihli mühürleme tutanağını tanzim eden tutanak mümzileri tanık sıfatıyla dinlenerek eylem öncesi var olması gereken fiilen mühürleme önkoşulunun bulunup bulunmadığının saptanmasından, 30/01/2007 tarihli mühür fekki tutanağını tanzim eden polis memurları ile tutanakta işyerini çalıştıran sıfatıyla isim ve imzası bulunan Atif Pişkin'in olay hakkındaki bilgi ve görgüsünün tanık sıfatıyla tespitinden ve sanığın UYAP sisteminden temin edilen adli sicil kaydında yer alan ve suç tarihi inceleme konusu dosyadaki iddianame tarihinden önce olan aynı nitelikteki mühür bozma eylemi nedeniyle mahkum olduğu ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/2198 Esas sayılı dava dosyasının Yargıtay'dan dönüşü beklenip, iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenip, suç işleme biçimindeki benzerlik ve dolayısıyla kişisel eylemsel bağ nedeniyle suç işleme kararında birlik olup olmadığı, zincirleme suç ve bu nedenle cezadan mahsup hükümlerinin uygulanma imkanının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Sanığın sabıka kaydında gözüken ...
7.Asliye Ceza Mahkemesine ait 23/09/2005 günlü ilamın, kesinleşme ve infaz tarihleri itibariyle tekerrüre esas nitelikte olmasına rağmen sanık hakkında TCK'nın 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.