Esas No
E. 2023/5450
Karar No
K. 2024/160
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2023/5450 E.  ,  2024/160 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ: 08.05.2016
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı asil 08.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/5 Esas sayılı dosyasında 13.04.2016 tarihinde tarihinde tutuklandığını, 06.12.2016 tarihinde tahliye olduğunu, yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini, Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/419 Esas sayılı dosyasında 12.04.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 13.04.2016 tarihinde tarihinde tutuklandığını, 28.04.2016 tarihinde tahliye olduğunu, yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini, haksız tutuklu kaldığı günler bakımından 2.000.000,00 TL maddi, 2.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekilinin 10.12.2018 tarihinde vekaletname sunduğu anlaşılmıştır.

2.Davalı vekili 15.06.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacının tutuklanmasına kendi sebebiyet verdiğini, tedbirlerin yasadan kaynaklanarak verildiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, tazminat davalarında rücu imkanı bulunduğundan 5271 sayılı kanunun hangi maddesine dayanılarak karara verildiğinin hükümde açıkça yazılması gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2018 tarihli ve 2017/202 Esas, 2018/376 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 25.368,57 TL maddi, 50.737,14 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden faizi ile ödenmesine karar verilmiştir.

4.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/2741 Esas, 2018/2900 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, davacı hakkında uyap sisteminden yapılan araştırmada mahsup kararına rastlanıldığının anlaşılması karşısında davacı hakkında Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/5 Esas nolu dosyasında davacının tutukluluğunun infaz edilip edilmediği ve mahsup kararı verilip verilmediği hususunun araştırılması gerektiğinden bahisle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5.Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2019/13 Esas, 2019/232 Karar sayılı kararı ile İstinaf bozma ilamına uyarak davanın kısmen kabulü 500,00 TL maddi 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/4337 Esas, 2019/2196 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

7.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/4337 Esas, 2019/2196 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 29.05.2023 tarihli ve 2021/7865 Esas, 2023/1871 Karar sayılı kararı ile; bölge adliye mahkemesi gerekçeli kararının ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı, söz konusu eksikliğin giderilmesi amacıyla gerekçeli karar ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin, davalı vekiline tebliğ edilmiş olması durumunda buna ilişkin tebligat parçasının dosyasına eklenmesi, aksi hâlde temyiz dilekçesinin usûlüne uygun şekilde davalı vekiline tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmesi gerektiğinden bahisle tevdiine karar verilmiştir.

8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; Davacının tutuklandığında avukat olduğu, tutuklandığı sürelerin mahsup edildiği ancak müvekkilinin talebi olmadan mahsup kararı verildiğinden bu kararın yok hükmünde olduğunu, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, ilişkindir III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacının tazminata esas Silifke Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/5 Esas sayılı dosyasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılamalar neticesinde beraat ettiği ancak tutuklu kaldığı sürelerini başka bir dosyadan mahsup ettiği anlaşıldığından Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2019/1245 E /3483 K sayılı kararı ve benzer kararları da göz önüne alınarak, 500.00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacının istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, davacının Silifke Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/5 Esas sayılı dosyasında tutuklu kaldığı tüm sürelerin mahsup ediliğinden davacı lehine sembolik bir manevi tazminat hükmedilmemesi nedeniyle manevi tazminat miktarının 300,00 TL'ye indirilerek düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin esasını oluşturan Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/5 Esas – 2016/399 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının zimmet suçundan 13.04.2016 – 06.12.2016 tarihleri arasında 237 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama ile mahkumiyetine karar verildiği, istinaf incelemesi ile istinaf merci mahkumiyet hükmünün kaldırılarak davacının beraatine karar verdiği ve bu kararın 11.10.2017 tarihinde kesinleştiği, Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/419 Esas – 2016/354 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının zimmet suçundan 12.04.2016 – 28.04.2016 tarihleri arasında 16 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama ile mahkumiyetine karar verildiği, istinaf incelemesi ile istinaf merci mahkumiyet hükmünün kaldırılarak davacının beraatine karar verdiği ve bu kararın 13.04.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;

1.Davacının mahsup talebinin olmamasına rağmen hakkında mahsup kararı verildiğine ilişkin temyiz talebi yönünden;

Davacının Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/5 Esas – 2016/399 Karar sayılı dosyasında davacının tutuklu kaldığı tüm sürelerin Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2018 tarih ve 2017/36 Esas 2017/115 Karar sayılı kararı ile mahsup ediliği bu mahsubun davacı sanığın talebi ile yapıldığı, davacının iş bu tazminat davasını açtıktan sonra 07.01.2019 tarihli dilekçesinde mahsup kararının kaldırılmasını talep ettiği, ancak davacının içtimalı hapis cezalarından mahsup işlemi yapıldığından 08.01.2019 tarihinde talebini reddedildiği, davacının kendi talebi ile mahsup işlemi yapıldığından davacı vekilinin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.

2.Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkin temyiz talebi yönünden;

Davacının Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/419 Esas – 2016/354 Karar sayılı dosyasında gözaltı ve tutuklu kaldığı 16 gün bakımından 28.06.2016 tarihli Alanya L tipi Ceza İnfaz Kurumu yazısına göre bu sürelerin hiç infaz görmediğinin belirtildiği, Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/5 Esas – 2016/399 Karar sayılı dosyasında ise gözaltı ve tutuklu kaldığı tüm sürelerin mahsup edildiği, 5271 sayılı Kanunun 144 üncü maddesinin 1 nolu fıkrasının a bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak maddi ve manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin mahsup edildiği anlaşıldığından, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, makul maddi ve manevi tazminata hükmolunduğundan davacı vekilinin temyiz talebi yerinde görülmeiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/4337 Esas, 2019/2196 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.