Esas No
E. 2008/13434
Karar No
K. 2012/6030
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2008/13434 E.  ,  2012/6030 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli zimmet (sanık ... hak.), hizmet nedeniyle emniyeti suistimal (sanık ... hak.), basit zimmet (diğer sanıklar hak.)
HÜKÜM: Sanıklar ..........., ve ........,'ın müteselsilen nitelikli zimmet suçundan, diğer sanıkların görevi ihmal suçundan ayrı ayrı mahkümiyetlerine

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar ... haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanıklar haklarında zimmet suçundan dava açılmış ise de; sanıkların eylemlerinin tüm dosya içeriğine uygun olarak kabul edildiği gibi görevi ihmal niteliğinde bulunduğu ve bu suçun 765 sayılı TCK'nın 230. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 30/06/2000 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar haklarında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Sanıklar Beyce ve Hasan haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Soruşturma aşamasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde S.M.M.M. ...tarafından tanzim olunan 02/05/2001 günlü rapor esas alınarak iddianame tanzim olunduğu, buna göre; sanıkların 286.500.000 lira belgesiz harcama ile 2000 yılı Haziran ayı içerisinde muhtelif tarihlerde oda kasasından çektikleri toplam 704.000.000 lirayı herhangi bir ihbar, şikayet ve soruşturma olmaksızın 27-28-29 ve 30/06/2000 tarihlerinde odanın Vakıflar Bankasında bulunan hesaplarına yatırdıklarının dava konusu edildiği, hükme esas alınan ve kovuşturma aşamasında Abdullah Mangan başkanlığındaki bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bila tarihli raporda sanıkların 01/06/2000 ve 30/06/2000 tarihleri arasında 836.500.000 lira çektikleri, 29/06/2000 günü ise kasa defterinde bankaya yatırıldığı gösterilen 27.500.000 liranın bankaya yatırılmadığı, bu paralardan 704.000.000 liranın ise sanıklarca yatırıldığının tespit edildiği, mahkemece 286.500.000 liranın basit zimmet, 704.000.000 liranın ise nitelikli kullanma zimmeti olarak kabul edildiği, ikinci bilirkişi heyetinin raporunda tespit ettiği 160.000.000 liranın da sanıkların zimmetinde kabul edildiği, ancak nitelemesinin yapılmadığı, bu miktarın da zimmet olarak kabul edilmesi halinde sanıkların eylemlerinin, bu paranın sanıklarca kovuşturma aşamasında ödendiği nazara alındığında, zincirleme biçimde nitelikli zimmet olacağı anlaşıldığından, bilirkişi raporları arasındaki esasa müessir bu çelişkinin giderilmesi için daha önceki bilirkişilerden farklı isimlerden teşekkül edecek Sayıştay Emekli Denetçisi 3 kişilik heyetten, Tire Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 2000 yılına ilişkin tüm defter ve belgeleri ile dava dosyasının kendilerine teslimi ile, daha önceki raporlardaki tespitler arasındaki farklılıkların nedenleri de irdelenerek, sanıkların zimmetlerinde oda parası bulunup bulunmadığı, zimmetin varlığı halinde bundan hangi sanık yada sanıkların ne oranda sorumlu bulundukları ve bunun ortaya çıkarılış biçimine göre eylemin zimmet suçunun basit, kullanma veya nitelikli halini ne şekilde ve miktarda oluşturacağının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre de;

İddianamede 704.000.000 liranın kullanma zimmetine, 286.500.000 liranın ise basit zimmete konu edildiği, yargılamada itibar edilen raporda ise 864.000.000 liranın kullanma ve temellük zimmeti olarak nitelendirildiği halde, 160.000.000 liralık temellük zimmeti için dava açtırılmadan hüküm kurularak CMK'nın 225. maddesine muhalefet edilmesi, Lehe yasa karşılaştırması yapılırken zimmet miktarının azlığı nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 219/3. maddesi uyarınca cezada indirim yapıldığı halde, 5237 sayılı TCK uyarınca kurulan hükümde 249. madde uyarınca indirim yapılmaması suretiyle lehe yasanın hatalı olarak belirlenmesi,

Sanıklar tarafından toplam 479.961.000 liranın (479,96 TL) zimmete geçirildiğinin kabul edilmesine rağmen, 765 sayılı Yasanın 202/2. maddesi uyarınca haklarında eksik adli para cezası tayin edilmesi,

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 20/04/2004 gün, 2004/47-101 ve 14/06/2005 tarih, 2005/66-65 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere yargılama giderlerinden sayılan ve dava sonunda tarife uyarınca karşı tarafa yüklenecek olan avukatlık ücretinin, vekil lehine değil, ceza davasında taraf olan ve kendilerini vekille temsil ettiren katılan, şahsi davacı veya sanık lehine hükmedilmesi gerekirken, katılan asil yerine vekili lehine vekalet ücretine hükmolunması, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 30/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog