5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/14253 E. , 2012/13067 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan ceza miktarlarına nazaran sanık müdafiin duruşma talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına, sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi olanaklı bulunmadığından, aynı Kanunun 264. maddesi de dikkate alınarak bu hükme yönelik temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden, incelemenin sanık hakkındaki zimmet, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, kamu görevlisinin zincirleme belgede sahteciliği fiilinin dosya kapsamı ve savunma ile sabit olması, yeterli delillerle olayın aydınlanmış olması karşısında diğer suçlarla bağlantılı olduğu şeklindeki gerekçeyle bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında zimmet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Suç tarihi ve öncesinde S.S. Atça Pamuk Tarım Satış Kooperatifinin para ve malları üzerinde tasarrufa, temsil ve ilzama yetkili muhasebecisi olan sanık ...'in oluşa uygun olarak kabul edilen kooperatifin satış mağazasına mal tedarik eden firmalardan hayali emtia girişiyle mal alınmış ve karşılık tutarları da ilgili firma yetkililerine ödenmiş gibi gösterip, ödendi makbuzlarındaki firma yetkililerine ait imzaları sahte olarak atmak, bilgisayar kayıtlarını buna göre değiştirmek ve kooperatif ortaklarını kooperatiften kredi almadıkları halde sanki almışlar gibi imzalarını taklit etmek suretiyle borçlandırıp, yine kooperatiften ürün almayan kooperatif ortakları yerine sahte imza atarak ürün almış gibi göstererek düzenlenen belgelerle yapılan çıkışlar sonucunda toplam 121.723 TL kooperatif parasını mal edinmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin suçun işleniş biçimi, uzun bir süreye yayılmasına rağmen fark edilememesi, boyutlarının ancak ayrıntılı müfettiş incelemesiyle ortaya çıkarılabilmesi, sanığın cari fişleri değiştirmek suretiyle basılı ve imzalı ödeme listelerini bilgisayar kayıtlarıyla uyumlu hale getirip denetim sonuçlandıktan sonra yine bu fişleri değiştirerek olağan denetim zamanlarında eylemlerini gizlemesi hususları da birlikte değerlendirildiğinde, bir bütün halinde zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ve TCK'nın 3 ve 61. maddeleri de gözetilerek bu şekilde tek hükme bağlanması gerektiği halde, yanılgılı değerlendirmeyle ayrıca dolandırıcılık suçundan da cezalandırılması, Zimmet suçuna ilişkin olarak, hükmün esasını oluşturan kısa kararda eylem nitelikli zimmet olarak kabul edilip buna göre uygulama yapıldığı halde gerekçede basit zimmet olduğu belirtilerek hükmün karışıklığa uğratılması, Kooperatif yetkilisi olarak hak ve yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle suç işlediği kabul edilen sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilirken uygulamaya esas TCK'nın 53/5 ve 53/1-a maddelerinin hükümde gösterilmemesi,
Kabule göre de;
Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, sanığın soruşturma başlamadan önce tüm zararı gidermesi nedeniyle cezasından TCK'nın 168/1. maddesi gereğince indirim yapılırken, hapis cezasının hükümde gösterilen 2/3'lük oranın karşılığı olmayacak biçimde 1/3 oranında indirilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.