6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/7586 E. , 2024/449 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 ncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 nci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 ncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
İddianame anlatımına göre "...Müştekilerden ...'ın, şüphelilerden ... ile alacak verecek meselesi yüzünden ihtilaflı olduğu, suç tarihinde saat 23.00 sıralarında müştekilerin yukarıda belirtilen adresteki evlerine 3 ayrı araç ile gelen şüphelilerin ve haklarında kimlikleri tespit edilemediği için ayırma kararı verilen diğer şüphelilerin birlikte araçtan indikleri, burada dışarı çıkmış olan her iki müştekinin yanına geldikleri, şüphelilerden ...'un bir tabanca çektiği, ...'un elinde de bir bıçak bulunduğu halde bütün şüphelilerin müştekilerden ...'ı zorla araca bindirerek götürmek istedikleri, bunun üzerine Hakan'ın babası olan müşteki ...'ın ve orada bulunan diğer kişilerin araya girerek buna engel oldukları, devamında ...'un elindeki tabancayı her iki müştekiye doğru tutarak "sizi vururum" dedikten sonra 3 el yere doğru ateş ettiği, daha sonra da olay yerinden hep birlikte kaçtıklarının,.." ileri sürüldüğünün anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde tanımlanan hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçunu oluşturacağı, bu suç kapsamındaki delilleri takdir ve tartışmanın, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
Ancak; sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde tanımlanan hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Yasa'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı Yasa'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, emanetin 2015/8222 sırasında kayıtlı bir adet boş kovanın dosyada delil olarak saklanmasına,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.