5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2012/7710 E. , 2013/6225 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluğuna ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre sanığın, 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Suç tarihinde sanığın hükümlü sıfatıyla Oltu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu, kaldığı koğuştaki televizyonun sesini diğer mahkumları rahatsız edecek derecede fazla açtığı, uyarılmasına rağmen infaz ve koruma memurlarına hitaben “ben ülkücüyüm, zaten infaz yatmaktayım, bildiğinizi yapın ulan, hepinizin anasını avradını sinkaf ederim” dediği ardından da elinde bulunan jilet parçasını müştekilere doğrultarak “hepinizi keserim” diyerek tehdit ettiği anlaşılmakla; eylemin görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarını taşımadığı gözetilmeden ve hangi görevin yaptırılmaması için nasıl direndiği,
TCK'nın 106/1. maddesindeki tehdit suçunun oluşup oluşmadığı karar yerinde tartışılmadan yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; Sanığın direnme fiilini TCK'nın 6. maddesi anlamında silah niteliğindeki jilet ile birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği kabul edilmesine rağmen TCK'nın 265/4 ve 43/2. maddelerinin uygulanmaması, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.