12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/7291 E. , 2024/148 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 12.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının terör örgütüne üye olma suçundan 29/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı, Antalya 5. Sulh Ceza Mahakmesi'nin 16/08/2016 tarih ve 2016/467 sayılı kararı ile tutuklandığı, 15/12/2016 tarihinde adli kontrol şartı ile tahliyesine karar verildiği, Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/273 Esas, 2018/102 Karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği, davacının 150.000 TL manevi zararının tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte 68.097,06 TL maddi zararın Ağır Ceza Mahkemesince verilen karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
2.Davalı vekili 30.10.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2019 tarihli ve 2018/387 Esas, 2019/114 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/1745 Esas, 2019/2797 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Ek ders ücreti, danışmanlık ücreti, proje ücretinin ödenmesi gerektiğine,
2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine,
3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/03/2018 tarih, 2017/273 Esas, 2018/102 Karar sayılı dosyasında, sanık ... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 29/07/2016-16/08/2016 tarihleri arasında gözaltına alındığı, 16/08/2016 tarihli Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/467 sayılı kararı ile tutuklandığı, 15/12/2016 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılama sonunda ...'in beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 22/03/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Mahkemece maddi tazminata ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davacının kamu görevinden ihraç edildiği fakat daha sonra görevine iade edildiği, davacının maddi tazminata ilişkin olarak maaşları yönüyle maddi tazminat isteminden 06/03/2019 tarihli yapılan duruşmada vazgeçtiği, maddi tazminat kapsamında avukatlık ücreti talep edilmiş ise de, buna ilişkin ödeme makbuzunun davanın kesinleşme tarihinden sonra düzenlendiğinden maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesine yer olmadığına, yine maddi tazminat muhtemel gelir kayıpları ileri sürülerek talepte bulunulmuş ise de muhtemel kayıpların CMK 141-142 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği nedenle maddi tazminat isteminin reddine, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre içinde uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle, üzüntü derecesi dikkate alınarak takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın 29/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Manevi tazminatın 15.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/273 Esas, 2018/102 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 29.07.2016-15.12.2016 tarihleri arasında 139 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 14.03.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Ek ders ücreti, danışmanlık ücreti, proje ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının doçent olduğu tutuklu kaldığı dönemde alamadığı ek ders ücreti, danışmalık ücreti ve proje ücretlerinin muhtemel zarar kapsamında bulunduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığı anlaşıldığından bu hususa ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anayasa Mahkemesinin 2019/38627 başvuru numaralı, 21.09.2023 tarihli kararında açıklandığı üzere, başvurucunun ceza soruşturması sürecinde avukata ödediği ücretin 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında tazminini isteme yolunda hukuk düzeninde savunulabilir bir temeli bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı, Anayasa Mahkemesi kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/1745 Esas, 2019/2797 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.