12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/7500 E. , 2024/1105 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 117.412,72 TL maddi ve 2.500.00,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 25.267,81 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın fazla olduğundan 22.533,14 TL olması gerektiği, manevi tazminatın eksik olduğundan 140.000,00 TL'ye yükseltilmesi, hükmedilen tazminatlara tahliye tarihinden faizi ile verilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminatın fazla olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın zaman aşımı süresinde açılıp açılmadığı araştırılarak açılmamış ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının zararını belgelendiremediğini, davacı bakımından tazminat şartlarının oluşmadığını, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/101 Esas – 2018/154 Karar sayılı ceza dosyasında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Fetö silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 16.07.2016 - 28.12.2017 tarihleri arasında 530 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 09.07.2017 tarihinde tahliyesine karar verilerek aynı tarihte ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise beraatine hükmedildiği, kararın 29.05.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının gözaltı ve tutukluluğunun infaz gördüğü ve hakkında mahsup kararı verilmediğini, aynı konuya ilişkin derdest dosya bulunmadığı, davacı 16.07.2016 tarihinde gözaltına alınmış akabinde tutuklanmakla birlikte 24.08.2016 tarihinde meslekten ihraç edildiğinden ve bu tarihten önce maaşını aldığından, 24.08.2016- 28.12.2017 tarihleri arası döneme ilişkin olarak asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplama yapıldığı, manevi tazminat bakımından davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, bu sürelere ilişkin mahsup durumu ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınarak hesap yapıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, maddi tazminatın fazla olduğundan 22.533,14 TL'ye indirilmesi, manevi tazminatın eksik olduğundan 140.000,00 TL'ye yükseltilmesi, hükmedilen tazminatlara tahliye tarihinden faizi ile verilmesi gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiğinden tebliğnamede bu nedenle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Kamu görevinden 24.08.2016 tarihinde ihraç edilen davacının maddi kaybının bu tarihten itibaren tahliye tarihine kadar net asgari ücret üzerinden hesaplanan "22.207,25" TL yerine, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde "22.533,14" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminata ilişkin kısmındaki "22.533,14 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "22.207,25 TL" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.