5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/8997 E. , 2012/4172 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın evinde kullandığı elektriğin borcunu süresinde ödememesi nedeniyle, müşteki kurum görevlilerince elektrik sayacının 04/03/2007 günü mühürlenmesine rağmen, 26/08/2007 günü yapılan kontrolde mührün sökülerek sayaçtan elektrik kullanılmaya devam edildiğinin tespit edildiği, sanığın bu şekilde mühür bozma suçunu işlediği iddia, sanık savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
TCK'nın 203. maddesinde mühür bozma eylemi için hapis cezası ile adli para cezası seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü halde, sanık hakkında neden adli para cezası yaptırımının tercih edildiğinin denetime olanak verecek bir şekilde gerekçeleri gösterilmek suretiyle açıklanmaması, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, sadece TCK'nın 61. maddesinde sayılan hususların soyut olarak sayılması ile yetinilerek, olayın oluş biçimine ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle, sanığın eylemine karşılık hak ve orantılılık kuralları gözetilmeden, temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi,
Kayden sabıkasız olmasına ve duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir hali de bulunmamasına rağmen, “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” şeklindeki çelişkili, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle TCK'nın 62. maddesine göre sanığın cezasından indirim yapılmamasına, “sanığın geçmişteki hali, aynı nevi suçtan kesinleşmemiş ilamı bulunması ve suçu işledikten sonra gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu bir kanaat oluşmadığından” ve “sanığın aynı nevi suçtan kesinleşmemiş mahkümiyet hükmü bulunması, zararın giderilmemiş olması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden bir suç işlemeyeceği hususunda mahkememize kanaat gelmediğinden” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına ve CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, altsoy ayrımı yapılmaksızın TCK'nın 53/1-c bendinde düzenlenen haklardan sanığın koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesinin infazda tereddüte sebebiyet vereceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.