5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2008/9944 E. , 2012/4400 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığın İlçe Özel İdaresi tarafından telefon faturası bedellerinin ödenmesi için kendisine verilen paraları 4 ila 141 gün geç olarak hakkında ihbar, uyarı ve soruşturma olmadan değişik tarihlerde yatırdığı, bu eyleminin kullanma zimmeti niteliğinde olduğu gözetilip, bu paraların çekildiği ve yatırıldığı tarihler arasındaki sağlayacağı nema miktarı hesaplattırılıp bulunacak bu tutarın, Emekli Sandığının yazısı üzerine ortaya çıkması nedeniyle temellük zimmeti mahiyetinde olan emekli kesenekleri ve kurum karşılıklarından 4.214.350.000 TL'sına eklenmesi ile zimmet tutarının belirlenip buna göre TCK'nın 249. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği ve yine sanık tarafından 31/01/2006 tarihinde yatırılan toplam 4.626.790.000 TL'sının belirlenen toplam zimmet miktarını karşılaması halinde TCK'nın 248. maddesinin uygulanabileceği gözetilmeden eksik soruşturma ve yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 27/09/2011 gün ve 2011/3-167-2011/194 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere; sanığın mahkümiyeti ile sonuçlanan ceza davasında katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinde, vekil duruşmalara katılmasa dahi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi zorunlu olup, yerel mahkemece katılan vekilinin duruşmaları takip etmediği gerekçesiyle vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.