5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/9092 E. , 2012/2180 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ...'in sahibi olduğu ve diğer sanık ...'ın resmiyette mesul müdür olarak görev yaptığı LPG istasyonunun ruhsatsız olması nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediyesi Encümeni'nin 10/07/1997 tarihli kararı doğrultusunda 16/11/2002 tarihinde mühürlenmesinden sonra 28/10/2006 ve 16/11/2006 tarihlerinde yapılan kontrollerde mühürlerin kırılarak faaliyete devam edildiğinin anlaşılması karşısında;
Sanık ...'in savcılık ifadesinde; ruhsatsız çalıştırdıkları işyerinin iki kez mühürlendiğini ancak işyerinde çalışmaya devam ettiklerini bildirmesi nedeniyle, mühürleme tutanaklarını düzenleyen görevlilerin dinlenmesi gerektiğine ilişkin, tebliğnamenin (a) bendindeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanık ...'in güncel sabıka kaydında gözüken ve mühür bozma suçu nedeniyle Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verildiği anlaşılan 12/11/2008 tarih ve 2007/806 Esas, 2008/947 Karar sayılı, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verildiği anlaşılan 30/04/2009 tarih ve 2008/1266 Esas, 2009/397 Karar sayılı ve Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verildiği anlaşılan 14/10/2010 tarih ve 2010/375 Esas, 2010/1017 Karar sayılı,
Sanık ...'un güncel sabıka kaydında gözüken ve mühür bozma suçu nedeniyle Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verildiği anlaşılan 16/10/2007 tarih ve 2007/262 Esas 2007/705 Karar sayılı ve Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verildiği anlaşılan 25/01/2007 tarih ve 2006/882 Esas, 2007/34 Karar sayılı ilamlarla ilgili dosyalar getirtildikten ve bu dosyalarda bulunan mühürleme, mühür bozma tutanakları, iddianame, gerekçeli karar v.s. belgelerin onaylı örnekleri temin edildikten sonra tüm eylemlerin aynı yerle ilgili olup olmadığının ve eylem-iddianame tarihlerine göre sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma durumunun bulunup bulunmadığının araştırılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartları oluştuğu takdirde; sanıklara verilecek cezada 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca arttırım yapıldıktan sonra kesinleşen dosyalarda verilen cezaların bu cezadan mahsup edilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Suç tarihi itibariyle geçerli olan adli sicil belgelerine göre, Sanık ...'ın sabıkasız olduğu, diğer sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan mahkümiyetine konu eylemin yaptırımının ise 5728 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile idari para cezasına dönüştüğü gözetilerek; hükümden önce 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre;
Sanıklar hakkındaki temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak verilmiş ise de;
TCK'nın 61. maddesine 9. fıkranın eklendiği 5560 sayılı Kanunun yürürlük tarihinin 19/12/2006 oluşu da gözetilerek,
TCK'nın 52/1. maddesine göre adli para cezasının alt sınırının 5 gün olması nedeniyle temel cezanın belirlenmesi sırasında bu husus dikkate alınmadan ve cezanın alt sınırının 5 gün olarak mı, yoksa 180 gün olarak mı esas alındığı gerekçeli kararda gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.