5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2009/7140 E. , 2012/8198 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20/09/2011 günlü 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağından suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması ve 17/10/1996 tarihinde yürürlüğe giren 4199 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Yasaya eklenen ek 11. madde gereğince, trafik polisi olup suç tutanağı düzenleme yetkisi bulunan sanıklar hakkında hükmolunan cezaların yarı oranında artırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Ancak;
Ankara Bölge Trafik Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan sanıklar ... ve ...'ın suç tarihinde, sanık ... yönetimindeki 34 ... sayılı otomobili uygulama noktasında durdurdukları, belgelerini inceledikten sonra aracın muayenesinin yapılmadığını ve bu nedenle parka çekeceklerini söyleyerek, bir saatten fazla işlem yapmayarak beklettikleri, sanık ...'in hakkında işlem yapmayan diğer iki sanığın rüşvet istediklerini düşünerek 15 TL vermek istediği, bu paranın kabul edilmemesi üzerine paranın az bulunduğunu düşünerek 50 TL'yi ekip otosunun açık olan camından içeriye attığı, parayı alan polis memurunun ceza makbuzunun içine koyduğu ve bu eyleminden sonra hakkında herhangi bir işlem yapılmadan serbest bırakıldığı iddiasıyla rüşvet alma suçunu işledikleri iddia edilmiş ise de; sanıkların aşamalarda birbiriyle uyumlu savunmalarının aksinin ispat edilemediği, ceza verilmeyen sanık ...'ın seri nosunu aldığını bildirdiği 50 TL'nin sanıkların üzerinde yapılan aramada ele geçirilemediği, aynı gün ve mahkemede 09/11/2007 tarihli celsede yapılan canlı teşhislerde sanıkların teşhis edilemediği, 11/12/2007 tarihli celsedeki teşhisin ise çelişki oluşturduğu ve olayın şüpheli kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.