9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 21/02/2018 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14.09.2017 tarihinde saat 01:00 sıralarında -------istikameti üzerinde bulunan ışıklara yakın orta refüjden sahil tarafına geçmek isterken davalı -------- sevk ve idaresindeki ----plakalı araç ile müvekkiline çarparak ağır bir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davalı -------- Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen hız kurallarını ihlal ederek aracı aşırı derecede süratli bir şekilde kullandığını, davalı sürücünün 0.54 promil alkollü olduğu tespit edildiğini, davalı sürücünün trafik kurallarını birden fazla kez ihlal ettiğini, taksirle yaralamaya sebebiyet vermekten dolayı davalı taraf hakkında ------soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma açıldığını, soruşturmanın derdest durumda olduğunu, kazadan sonra müvekkilinin------ kaldırıldığını, yapılan tetkikler sonucunda ise müvekkilinin sağ ayağında oluşan çok parçalı kırıklar sebebiyle hemen ameliyat olması gerektiğini, sevk sonrası yapılan ---- ameliyat yapıldığını, müvekkilinin --------- ayağına 38 cm uzunluğunda platin takılarak vidalarla sabitleştirildiğini, vücudunun çeşitli yerlerde oluşan yaralar tedavi edildiğini, bu süreçte yaklaşık bir hafta boyunca da hastanede tedavi altına alındığını, müvekkilinin yurtdışında ----yaşamakta olduğunu, tatil için ----- geldiklerini, kaza sonrasında yurtdışına döndüklerini, yapılan kontrollerde müvekkilimin ayağının röntgeni çekilerek kemiklerinin kaymasının izlendiğini, müvekkilinin ayağında kalıcı olacak şekilde bir hasarın oluşup oluşmayacağının belli olmadığını, trafik kazasının sonucunda fiziksel anlamdaki rahatsızlıklarının yanı sıra sonrasında ruh sağlığının da olumsuz etkilendiğini, maddi zararlara uğradığını, hastane masrafları için yaklaşık olarak 12.000,00-TL ödeme yapıldığını, 27.000,00-TL istendiğini, 12.000,00-TL kadarı müvekkili tarafından kalanı ise müvekkilimin ------- sigorta şirketi tarafından ödendiğini, tedavi giderlerinin şimdilik 5.000,00-TL’sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin kaza tarihinde üniversite öğrencisi olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle çalışamaz hale geldiğini, müvekkilinin aynı zamanda da üniversite harçlığını çıkarmak için lise ve ortaokul öğrencilerine özel bir ders verdiğini, aylık yaklaşık olarak 350 Euro kazanmakta olduğunu, müvekkilinin üniversite eğitimine devam edememesi nedeniyle bu yardımını alamadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle özel sigorta yaptırmak zorunda kalındığını, bunun için her ay 60 Euro ödeme yaptığını, kaza nedeniyle müvekkilinin çalışamaz durumda kalması sebebiyle mahrum kaldığı gelir kaybına uğradığını, müvekkilinin kaza nedeniyle iş gücü kaybına uğradığını, kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı tedavi giderleri olmak üzere maddi zararlarının tazminini gerektiğini, davalı -------- tarafından kullanılan ---- plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından -------- tarihleri arasında sigortalandığını, davalı sigorta şirketinin hukuki sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin mevcut fiziksel rahatsızlıklarından kaynaklı ailesinin bakımına muhtaç duruma gelmesi ve bu elem kaza nedeniyle okuluna devam edememesi nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı manevi zararlarının bulunduğunu, müvekkili lehine hüküm altına alınma ihtimali bulunan alacaklarının tahsilinin temini amacı ile araç üzerine tedbir konulmasını talep ettiklerini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile HMK.nun 107.maddesi uyarınca tedavi giderleri için sigorta şirketi hariç 5.000,00-TL, kazanç kaybı tazminatı 1.000,00TL'nin poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen, iş gücü kaybı tazminatı 1.000,00TL'nin poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline müvekkilinin katlanmak zorunda kaldığı manevi zararların karşılığı olarak 100.000,00TL manevi tazminatın sigorta şirketi açısından poliçede kloz bulunması halinde işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinde, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili 25/05/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; somut olayda başvuru şartının yerine getirilmediğini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, 6098 Sayılı TBK’nın 50. maddesi hükmü uyarınca, zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, çalışma gücü kaybının olduğu ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi zorunlu olduğunu, müvekkilinin sigortalanan aracın sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru bulunmadığını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, maddi giderler açısından geçerli olan teminatın her halükarda verilecek bir teminat olmadığını, -------- kapsamında müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında bulunduğunu, kaza tespit tutanağına göre müvekkiline sigortalı araç sürücüsüne herhangi bir kusur atfedilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat hesabının zms sigortası genel şartları a.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının trafik sigorta poliçe teminatı kapsamında olmadığını, geçici iş görmezlik tazminatı nın Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.b maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise ----- sorumluluğunda bulunduğunu, kazanç kaybı talebine ilişkin olarak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.6.k fıkrasına göre; teminat dışında kaldığını, müvekkilinin tazminat ödeme yükümlüğünün sigorta şirketine ihbar ile başlayacağını, belirterek müvekkili şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun olmaması nedeniyle davanın reddini, her halükarda tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, muaccel bir alacak oluşmadığı için müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. Davalı ----15/05/2018 tarihli Cevap-Karşı Dava Dilekçesinde Özetle; davanın reddinin gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda yayanın asli kusurlu olduğunu, sürücünün ise atfedilecek hiçbir kusurunun olmadığının zikredildiğini, karşıya geçmek isteyen yayaların yaya geçidi, kavşak giriş-çıkışları dışında başka yerden karşı karşıya geçmelerinin yasak olduğunu, davacı yayanın kazada kusursuz ve mağdurmuş izlenimi yaratarak haksız menfaat temini maksadıyla talep ve iddialarda bulunduğunu, müvekkilinin eylemi ile meydana gelen kaza arasında geçerli bir illiyet bağının bulunmadığını, müvekkilinin aşırı hızlı olduğu iddiası hiçbir somut dayanağı olmadığını, olay yerinin özellikleri itibariyle bunu doğrulayan hiçbir olgusu bulunmadığını, normal ve geçerli hız kurallarınında altında sürücünün seyrettiğinni kaza raporlarıyla sabit olduğunu, 100 metre ışıklara kala mesafede sürücünün aşırı hızlı olmasının beklenen bir davranış olmadığını, alkollü olduğu ve kazanın bununla ilişkilendirmeye çalışılmasının yine aynı saiklerden kaynaklandığını, alkol metredeki 0,54 promili kabul etmemek üzere bu miktardaki alkolün kişinin davranış ve hareketlerine doğrudan etkilediği ve kazaya sebebiyet verdiğini söylemek gerçekçi ve doğru bir değerlendirme sayılamayacağını, trafikteki 0,50 promilin alkol sınırının 1,0 promile yükseltilmesine yönelik çalışmalar yapıldığını,
TCK 179 md.sindeki trafik güvenliğini tehlikeye atmak suçunun oluşabilmesi için eskiden 0,50 promil yeterliyken artık en az bu miktar 1.0 promile yükseltildiğini, kolluk görevlilerince alkolmetre ile yapılan ölçümlerin bu aletlerin günlük bakım ve denetimlerindeki yaşanan ihmaller nedeniyle çok sağlıklı ve nokta atışı isabet içeren verilen sunmadığı bilinen gerçekler arasında olduğunu, sürücünün 0,54 promil alkollü olmasıyla yaşanan kaza arasında bir illiyet bağı kurmanın haksız ve adaletsiz olduğunu, kazayı gören ve olay mahallinden geçmekte olan görgü şahitlerinin ifadesine başvurulduğunda gerçeğin açığa çıkacağını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının isabetsiz olduğunu, manevi tazminat talebinin aşırı fahiş ve haksız menfaat temini maksatlı olduğunu, müvekkilinin üniversite öğrencisi olduğunu, halen ailesinin desteğiyle geçimini sürdürdüğünü, davalının sosyo-ekonomik durumuyla da örtüşmeyen bir tazminat talebinin söz konusu olduğunu, kaza sonrası davacıya müdahale eden ve tüm sağlık ekiplerinin olay yerine gelmesini sağlayanın müvekkili olduğunu, olayın üzerinden zaman geçtikten sonra tümüyle tezat bir tutum ve haksız bir davayla karşılaşan müvekkilim şaşkınlık ve üzüntü içerisinde olduğunu, asıl manen zarara uğrayanın müvekkili olduğunu, tedbir talebinin reddinin gerektiğini belirterek kazanç gayesiyle açılan huzurdaki davanın reddine, kusurlu davranışıyla kazaya sebebiyet veren davacı-karşı davalı aleyhine sebebiyet verdiği zararlara karşılık şimdilik 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, anılan tazminatların davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve karşı dava etmiştir.
Davacı vekili 18/03/2019 tarihli Karşı Dava Cevap Dilekçesinde Özetle; davalı --------Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen hız kurallarını ihlal ederek aracı aşırı derecede süratli bir şekilde kullanmış olup; ayrıca davalı sürücünün 0.54 promil alkollü olduğu tespit edildiğini, davalının birden fazla kez kuralları ihlal ettiğini, dosyada mübrez 12.12.2017 tarihli ----- raporunda, müvekkil ---------vücudundaki kemik kırıklarının ağır olması dolayısıyla 4. derecede olduğunun tespit edildiğini, davalı yanın aşırı derecede süratli olması dolayısıyla müvekkilini ağır bir şekilde yaralanmasına neden olunduğunu, sürücünün ışıklara 10 metre kala aşırı derecede hızlı olamayacağını belirtmiş ise de bu beyanın davalı yanın kusurunun sonuçlarından kendisini kurtarmaya çalıştığını gösterdiğini, kaza tespit tutanağında bu mesafe 150 metre olarak belirtilmekte ve ayrıca ışıklarda hangi rengin yandığı konusunda da bir belirleme yapılmadığını, ışıkların varlığına sadece yer belirleme amacıyla değinildiğini, davalı sürücünün bu yöndeki beyanlarının mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, savcılık tarafında başlatılan soruşturma gereği ----------- sayılı ceza dosyası ikame edilmiş edildiğini, sürücünün yargılandığını, sürücünün alkollü olduğunun kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, davalının alkollü ve aşırı hızlı olması dolayısıyla dava konusu kazanın meydana geldiğini, tedavi masraflarının ne kadar olduğunun henüz belli olmadığını, tedavinin halen devam ettiğini, talebin ileri sürülmesi bakımından herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin de içinde bulunduğu durum dikkate alındığında kazanç kaybı yaşadığı ve ileride de mağduriyeti devam edeceğinden çalışma gücünde kayıp yaşayacağının açık olduğunu, manevi tazminatın hakim takdirinde olduğunu, olayın oluş şekline göre belirleneceğini, kaza sonrasında davalı tarafın müvekkili ile hiçbir şekilde ilgilenmediğini, mevcut fiziksel rahatsızlıklarından kaynaklı ailesinin bakımına muhtaç duruma gelmesi ve bu elem kaza nedeniyle okuluna devam edememesi nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı manevi zararların karşılığı olarak talep edilen tazminat miktarının az talep edildiğini, davalı hiçbir şekilde manevi bir zarara uğramadığını, talebinin reddinin gerektiğini, davalının müvekkilinin maddi açıdan bir zarara uğradığına dair herhangi bir belge dosyaya sunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, davalı yanca ileri sürülen bu tazminat talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. Maddesi'nde belirtilen "belirsiz alacak davası" şeklinde ileri sürülmesi gerektiğini, usule ve hukuka aykırı olarak ileri sürülen bu talebin reddi gerektiğini, harcın yatırılmadığını belirterek dava dilekçesindeki talepler yönünden davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı- Karşı Davalı vekili mahkememize sunduğu 28/09/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle: Sigorta şirketi tarafından müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların tazmini amacıyla 22.09.2023 tarihinde sulh teklifinde bulunulduğunu ve bu kapsamda davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların karşılandığını, dolayısıyla davanın maddi tazminat yönünden konusuz kaldığını beyan etmiş, bu sebeplerle maddi tazminat yönünden taleplerinden feragat ettiklerini beyanla davanın bu yönünden konusuz kaldığının tespiti ile davaya manevi tazminat yönünden devam edilmesini ve talepleri doğrultusunda hüküm verilmesini, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davalı --------- vekili mahkememize sunduğu 28/09/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle: Huzurdaki dosyada müvekkil şirket aleyhine açılan maddi (Manevi talep diğer davalı yönündendir.) tazminat istemli davada davacı ile sulh olunduğunu, sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu maddi zararların tazmini amacıyla 22.09.2023 tarihinde sulh teklifinde bulunulmuş olduğunu ve bu kapsamda müvekkil sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu maddi zararların karşılandığını, dolayısıyla maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığını beyanla, bu sebeplerle maddi tazminat yönünden davacının taleplerinden feragat ettiğinden, davacının bu talebi yönünden maddi tazminat talebinin karşılanmış olması nedeniyle konusuz kaldığının tespiti ile davaya manevi tazminat yönünden devam edilmesi yönünde hüküm verilmesini, maddi tazminat talebinin müvekkil şirket ve diğer davalı yönünden feragat nedeniyle reddini, manevi tazminat talebinin mevcut dosyadan tefriki ile diğer davalı yönünden devam edilmesini talep etmiş, maddi tazminata ilişkin feragat nedeniyle ret kararı verilmesi halinde müvekkil şirket lehine doğacak vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davacı- Karşı davalı vekili mahkememizin 21/12/2023 tarihli beyanında: "28/09/2023 tarihli beyan dilekçemizi tekrar ederiz. Dava konusu maddi tazminat taleplerimiz yönünden davalı şirket ödeme yapmış olup dava konusuz kalmıştır. Bu nedenle maddi tazminat talebi yönünden konusuz kalması nedeni ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesini talep ederiz. Ayrıca maddi tazminat talebi yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizi 21/12/2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile ;"Davacı vekilinin 28/09/2023 tarihli beyan dilekçesi ve işbu celse beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacı ---- davalılar ------karşı açmış olduğu maddi tazminat talebi yönünden dosyanın işbu dosyadan tefriki ile yeni esasa kaydedilmesine," karar verilmiş ve Mahkememizin ----sırasına kaydedilmiştir.
DELİLLER
------- müzekkere cevabı (tedavi evrakları), ------ tarihli müzekkere cevabı (tedavi evrakları), ------ tarihli müzekkere cevabı, ------ tarihli müzekkere cevabı, ------ Esas sayılı dosyası, ------- tarihli müzekkere cevabı, ------- tarihli müzekkere cevabı, -Tanık---- mahkememizce alınan beyanında ;----- yılından beri yurtdışında ----- yaşamaktayım, kaza tarihinde ----- izindeydik, ben kaza tarihinde ----- yazlıktaydım, beni -------- hastanesinden oğlumun kaza yaptığına dair aradılar, kazaya dair görgüye dayalı bilgim yoktur, hemen oğlumun yanına geldim, geldiğimde oğlumun ayağında parçalı kırık olduğunu, göğsünde iç kanama olabileceğini, başında travma olabileceği doktorlar tarafından söylenince yurt dışı sigortam olması nedeni ile çocuğumu tedavi masrafı ile yurt dışına götürmek istediğimi söyledim, doktorlar bana acil ameliyat olması gerektiğini, yurt dışına götürmemin sıkıntılı olabileceğini söylediler ancak------ ancak 1-2 gün sonrasında ameliyat olabileceğini söylediler, işin acil olması sebebi ile çocuğumu ----- sevkettiler, ambulansla -------- hastanesine sevkli olarak gittik o gün de ameliyat ettiler, diğer vücudundaki iç organlarındaki kolunda ve başındaki yaralanmalar ile ilgili 5 gün daha hastanede kaldık, 5 günün sonunda taburcu ettiler, ancak iznimizde sınırlı olduğu için ameliyattan 15 gün sonra yurt dışına ailecek gittik, çocuğumuz tedavisini ------ yaptırmaktayım, tedavisi halen devam etmektedir, oğlum -------- sonra 2. Ameliyatını olmuştur, tedavi süreci devam ettiği için 3. Ameliyatı da olması gerektiği söylenmiştir, 2020 yılı 13 şubat a gün verdiler, oğlum yurt dışında kaza nedeni ile eğitim hayatına devam edememiştir, 6 ay tekerlekli sandalyede yaşamaya mecbur kalmıştır, yurtdışında devletin eğitim yardımı çocuğumun okula devam etmemesi nedeni ile kesilmiştir, bu arada çocuğum 18 yaşını tamamladığından sigortası da bitmiştir, tedavi masraflarını karşılamak için tekrar özel sigorta yaptırmak zorunda kaldık, bunlardan dolayı maddi zarar oluşmuştur, oğlum yurt dışında bizden ayrı ikamet ediyordu, geçimini de yabancı lisan eğitimi dersleri vererek kazanıyordu, kaza nedeni ile çalışamadığı için bu kazancından mahrum kalmıştır, oğlum yabancı dil kursu karşılığı aylık 350-500 Euro arasında kazancı vardı . " şeklinde beyanda bulunmuştur. -------- Karar sayılı raporu, ------- Karar sayılı raporunda sonuç olarak:---- doğumlu---------- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; 1)03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2018 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak, Gr1 XII (33Aa……….10)A %14, E cetveline göre % 11.0(yüzdeonbirnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,İyileşme (iş göremezlik) süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, geçici veya sürekli olarak bakıcıya ihtiyacı olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor ibraz etmiştir. -----------Karar sayılı raporu, ------sayılı raporunda sonuç olarak: ------tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; Kas iskelet Sistemi, Alt esktremiteye ait sorunlar, Tablo 3.3’e göre 55, Tablo 3.10’a göre %7 olup Balthazard formülüne göre %11.65, Tablo 3.2’ye göre %6,Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, devamlı olarak başka birinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, bu süre içinde 1 (bir) ay başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor ibraz etmiştir. -------- sayılı raporu, -------- sayılı raporunda sonuç olarak: "Mevcut bulgulara göre; Davalı sürücü --------, sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti aydınlatma bulunan meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, olay mahalline geldiğinde seyir istikametinin solundan kaplamaya giren ve yolun bir kısmını katetmiş olan yayayı zamanında fark ederek yayaya karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, ifadesinde de belirttiği üzere yolun virajlı bölümünde gördüğünü beyan ettiği davacı yayaya çarptığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda tali kusurludur. Davacı yaya-------- karşıdan karşıya geçiş yaptığı olay mahallinde taşıt yoluna girmeden önce taşıt yolu üzerindeki araçların seyir durumlarına ilişkin gerekli-yeterli kontrolü yapması, yolun geçişe uygun olduğuna kanaat getirdikten sonra geçişine başlaması ve geçişi süresince kontrollerini sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada davalı sürücü idaresindeki otomobilin kendisine çarptığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda asli kusurludur. Bu hususlar çerçevesinde olayda, Davalı sürücü ----- %25 oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ------- %75 oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor ibraz etmiştir. ------- tarihli müzekkere cevabı, -Makine Mühendisi ve Aktüerya Uzmanı bilirkişi heyetinin 02/01/2023 tarihli raporu, -Makine Mühendisi ve Aktüerya Uzmanı bilirkişi heyeti 02/01/2023 tarihli raporunda sonuç olarak: "Kusur Ve Hasar Tespiti Yönünden Sonuç : Davaya konu 14.09.2017 tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde: Mülkiyeti ---- adına kayıtlı ve davalı ----- sigortalı -----plakalı araç sürücüsü -----%25 oranında kusurlu olduğu, Yaya - davacı------kendi yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının oluşmasında %75 la kusurlu olduğu, tespit edilmiştir. -------- tipindeki aracın hasar bedeli ve değer kaybı konusunda değerlendirme yapılması neticesinde aracın ---- sağlayıcısı olan ------- şirketinin aracın hasarı bedeli ve değer kaybı bedeli konusunda sorumluğunun olmadığına kanaat getirilmiştir. Oluşan hasarının tespiti için olay yeri resimleri, onarım resimleri, Fatura veya ekspertizin temin edilmesi gerekmektedir. Cismani Zararlar Tespiti Yönünden Sonuç : Davacı ---------- tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı olarak gelişen (9) aylık geçici işgöremezlik %6 oranındaki sürekli işgöremezlik (1) aylık geçici bakıcı sebebiyle maddi zararları: Davacı -----(9) Aylık Geçici İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı =3.106,91 TL, Davacı --------- %6 Oranındaki Sürekli İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 72.177,30 TL, Davacı ----- (1) Aylık Geçici Bakıcı Gideri Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 444,38 TL olmak üzere Davacı------------- (9) Aylık Geçici İşgöremezlik %6 Maluliyeti (1) Aylık Geçici Bakıcı Gideri Sebebiyle Maddi Zararları Toplamı = 75.728,59 TL." şeklinde rapor ibraz etmiştir. -Davacı vekili 24/01/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile: "Dava dilekçemizde 1.000,00-TL olarak talep edilen geçici iş göremezlik sebebiyle meydana gelen maddi zarardan (dava dilekçesinde kazanç kaybı) kaynaklı maddi tazminat alacağımızı artırarak toplamda 3.106,91-TL olarak, 1.000,00-TL olarak talep edilen sürekli iş göremezlik sebebiyle meydana gelen maddi zarardan (dava dilekçesinde iş gücü kaybı) kaynaklı maddi tazminat alacağımızı artırarak toplamda 72.177,30 -TL olarak talep ediyoruz. Netice olarak dava dilekçesinde 2.000-TL olarak talep edilen maddi tazminat alacağımızı 73.284,21-TL arttırak toplamda 75.284,21-TL olarak talep ediyoruz. Maddi tazminat talebi içerisinde tedavi giderleri de talep edilmiş olup tedavi giderlerine ilişkin talebimiz açısından davamızı atiye bırakıyoruz." şeklinde beyanda bulunmuş ve tamamlama harcının yaırmıştır. -Davalı ------ vekilinin 07/03/2023 tarihli celsede alınan beyanında tedavi giderleri ilişkin talebin atiye bırakılmasına açık rızasının bulunduğunu beyan etmiştir.
------- tarihli müzekkere cevabı, ------- müzekkere cevabı, -Makine Mühendisi ve Aktüerya Uzmanı bilirkişi heyetinin 31/07/2023 tarihli ek raporu, -Makine Mühendisi ve Aktüerya Uzmanı bilirkişi heyeti 31/07/2023 tarihli ek raporunda sonuç olarak: "Kusur Ve Hasar Tespiti Yönünden Sonuç : Davaya konu 14.09.2017 tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde: Mülkiyeti ----- adına kayıtlı ve davalı----- plakalı araç sürücüsü ----- %25 oranında kusurlu olduğu, yaya - davacı----, kendi yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının oluşmasında %75 oranında kusurlu olduğu, tespit edilmiştir. --------- tipindeki aracın hasar bedeli ve değer kaybı konusunda değerlendirme yapılması neticesinde aracın ----sağlayıcısı olan ----- şirketinin aracın hasarı bedeli ve değer kaybı bedeli konusunda sorumluğunun olmadığına kanaat getirilmiştir. Oluşan hasarının tespiti için olay yeri resimleri, onarım resimleri, Fatura veya ekspertizin temin edilmesi gerekmektedir. Cismani Zararlar Tespiti Yönünden Sonuç :Davacı------- (9) Aylık Geçici İş göremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı 3.432,84 TL, Davacı ------- % 6 Oranındaki Sürekli İş göremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı 95.877,00 TL, Davacı ---------- (1) Aylık Geçici Bakıcı Gideri Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı 444,38 TL olmak üzere, Davacı------- (9) Aylık Geçici İş göremezlik %6 Maluliyeti (1) Aylık Geçici Bakıcı Gideri Sebebiyle Maddi Zararları Toplamı= 99.754,22 TL" şeklinde ek rapor ibraz etmiştir. -Davacı vekili 17/08/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile: "Bedel artırım dilekçemizde 3.106,91-TL olarak talep edilen geçici iş göremezlik sebebiyle meydana gelen maddi zarardan (dava dilekçesinde kazanç kaybı) kaynaklı maddi tazminat alacağımızı 325,93 - TL artırarak toplamda 3.432,84-TL olarak; bedel artırım dilekçemizde 72.177,30-TL olarak talep edilen sürekli iş göremezlik sebebiyle meydana gelen maddi zarardan (dava dilekçesinde iş gücü kaybı) kaynaklı maddi tazminat alacağımızı 23.699,70 TL artırarak toplamda 95.877-TL olarak ıslah ediyoruz. Netice olarak bedel arttırım dilekçesinde 75.284,21 TL olarak talep edilen maddi tazminat alacağımızı 24.025,63 TL arttırak toplamda 99.309,84 TL olarak ıslah ediyoruz. Maddi tazminat talebi içerisinde tedavi giderleri de talep edilmiş olup tedavi giderlerine ilişkin talebimiz açısından davamızı atiye bıraktığımızı bedel artırım dilekçemizde beyan etmiştik. Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle; kazanç kaybı ve iş gücü kaybından oluşan toplamda 99.309,84 -TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) ve 100.000-TL manevi tazminatın (poliçede manevi tazminat klozunun bulunmaması halinde davalı sigorta şirketinden buna ilişkin talebimiz bulunmamaktadır) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile verilmesine karar verilmesini davacı vekili olarak arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuş ve ıslah harcının tamamlamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede
Davacı --------- vekili mahkememiz dosyasına sunduğu 17/08/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile her iki davalı yönünden maddi tazminat talebini ıslah etmiş olup ,davalı-------- tarafından maddi tazminat talebi yönünden ödeme yapılması nedeniyle mahkememize sunduğu 28/09/2023 tarihli beyan dilekçesi maddi tazminat talepleri yönünden davanın konusuz kaldığının tespiti ile davaya manevi tazminat yönünden devam edilmesini ve talepleri doğrultusunda hüküm verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin işbu esas sayılı dosyasın 21/12/2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile 28/09/2023 tarihli beyan dilekçesi ve tarafların beyanları birlikte değerlendirilerek davacı ---- davalılar ---------- geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik sebebiyle açılan maddi tazminat talebi yönünden dosyanın işbu dosyadan tefriki ile yeni esasa kaydedilmesine karar verilmiş olup dosya Mahkememizin ----- Esas kaydedilmekle tefrik edilen dosya üzerinden davacı ---- davalılar ------- karşı açmış olduğu maddi tazminat talepleri yönünden ödeme yapılmış olması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Dava; 14.09.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ---- aracın davacı ----- yaralanmasına neden olmasından kaynaklı 100.000 Tl manevi tazminatın -------- tahsil istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında yer alan tescil kayıtlarında kaza tarihinde ---- plakalı aracın davalı ---- adına tescilli olduğu ve kendisinin sevk ve idaresinde olduğu, ----- nezdinde kaza tarihini kapsayacak şekilde-----kapsamında olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90'ıncı maddesinde de maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir. Atıfta bulunulan 6098 sayılı TBK'nın 49 ve devamı maddelerinde ise haksız fiillerden doğan borç ilişkileri başlığı altında düzenleme yapılmış olup, anılan kanunun 49.madesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile bir başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı şekilde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu(KTK)'nıun 88. Maddesine göre de Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.Sürücü ve araç maliki, haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşmüş olur.(TBK Madde: 117/2)Davacı ----- kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlenmesine yönelik yapılan değerlendirmede; --------Kurulu'nun raporunda sonuç olarak: "Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, devamlı olarak başka birinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, bu süre içinde 1 (bir) ay başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde rapor ibraz etmiştir. Dava konusu kaza ile ilgili olarak ---- Karar sayılı dosyası üzerinden ceza davası açıldığı, davalı -----tali kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle yaralanması suuçndan neden olma suçundan istinaf ilamı ile 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek karar kesinleşmiştir.---------------- sayılı raporu ile " davalı sürücü ----- %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ----- %75 oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor ibraz etmiştir. Davacı ------- manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede ;manevi tazminat isteyebilmek için, hukuka aykırı bir şekilde bedensel zarara ya da ölüme neden olunmalı, zarar ile eylem arasında nedensellik bağı kurulabilmeli, zarar verenin az çok kusuru ya da kusuru olmasa bile sorumluluğa ilişkin koşullar oluşmalı ve zarar görende olay nedeniyle ruhsal sarsıntı meydana gelmiş olmalıdır. Manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinin kendisine verdiği takdir hakkını hukuka ve hakkaniyete göre kullanıp, ona etkili olan nedenleri objektif bir şekilde değerlendirmeli ve hak sahibine vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Aslolanın insan yaşamı olduğu gözetilerek, bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı zararın telafi edilmesinin olanaksızlığı nedeniyle yakınlarında oluşan derin ızdırabı bir nebze olsun dindiren miktarda olmalı, elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar ve eski kalıplardan çıkılarak zarar vereni de dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek miktarda caydırıcı olmalıdır. ---- Bundan ayrı manevi tazminatın, maddi tazminatın olmadığı ya da yetersiz kaldığı hallerde tamamlayıcı denkleştirici yönüyle bir sosyal ihtiyacı karşılama işlevi de göz önüne alınmalıdır.-----İlgili yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, meydana gelen trafik kazası sonucu davacının kaza nedeniyle ve yaralanması nedeni ile duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; davacının yaralanmasının şekli ve niteliği, iyileşme süresi, gördüğü tedaviler, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, kaza anında yaşadıkları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının kusur durumu, ----------sayılı içtihadı ile belirlenen manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilkeler ve -------- karar sayılı içtihadı ile belirlediği caydırıcılık ilkesi gözetilerek, ihlal sonucu davacının uğradığı manevi zararın giderimi amacı ile paranın satın alma gücü göz önünde bulundurulduğunda;
Mahkememizce davacının yaralanmasının şekli ve niteliğ iyileşme süresi, kusur durumu, kaza tarihindeki paranın alım gücü de değerlendirilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile dava konusu 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ------- alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede Dava ;14.09.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ------ plakalı araçta oluşun hasar nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın ----- tahsil istemine ilişkindir.Davalı- karşı davacı ---- vekili karşı dava dilekçesi ve 27.09.2022 tarihli beyan dilekçesi ile kusurlu davranışıyla kazaya sebebiyet veren davacı-karşı davalı ------ aleyhine ------ plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminat ve kaza sonrasında; müvekkilin hastahane kaydı bulunmadığını ancak mevcut kazadan müvekkilinin fiziki olarak yaralanmamış olduğunu ancak psikolojik olarak etkilendiğini kaza sonrasında uzun süre tek başına araç kullanamadığını beyan ederek 5.000,00 TL manevi tazminat talep ve karşı dava etmiştir. ------vekili karşı 27.09.2022 tarihli beyan dilekçesi ile kaza sebebiyle,----plakal aracının sağ aynasının kırıldığını ve özel serviste tamiri edildiğini ancak hasar durumunu gösterir belge ve kayıtlar uzun yıllar geçmesi sebebiyle temin edilemediğini beyan etmiştir.
Dava dosya Mahkememizce davacı yönünden maluliyete ilişkin tazminat hesaplaması yapılması için aktüerya uzmanı bilirkişiye ve karşı dava yönünden hasar ve değer kaybına ilişkin değerlendirme yapılamasına ilişkin makine mühendisinden oluşacak heyete tevdii edilerek uyuşmazlık konusu hakkında rapor düzenlenmesi istenilmiş karşı dava yönünden hasar ve değer kaybına ilişkin değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. Karşı dava yönünden ------- şirketine müzekkere yazılarak aracın hasar durumuna ilişkin belge ve var ise fotoğrafların istenilmiş ve dosya yeniden makine mühendisi bilirkişiye tevdii ile karşı davacıya ait araçta meydana geldiği iddia olunan hasar yönünden dosyaya sunulan itiraz dilekçeleri dikkate alınarak değerlendirme yapılmasına ve buna dair ek rapor tanziminin istenilmiş ve 31/07/2023 tarihli ek raporda kusur ve hasar tespiti yönünden davaya konu 14.09.2017 tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde --- adına kayıtlı ve ----- sigortalı araç sürücüsü ----- %25 oranında kusurlu olduğu, yaya - davacı ----kendi yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının oluşmasında %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ve --- plakalı aracın ------aracın hasar bedeli ve değer kaybı konusunda değerlendirme yapılması neticesinde aracın ------- aracın hasarı bedeli ve değer kaybı bedeli konusunda sorumluğunun olmadığı oluşan hasarının tespiti için olay yeri resimleri, onarım resimleri, fatura veya ekspertizin temin edilmesi gerektiği belirtmiştir. Davalı ---- vekili son bilirkişi raporu ile maddi tazminat talebi yönünden herhangi bir değerlendirilme yapılmamış olduğunu , yaşanan kazada çarpışma nedeni ile ----- ait aracın sol aynasının hasar gördüğünü ve aynanın hasarlanmasından kaynaklı tespit yapılması gerekirken bilirkişilerin kazaya ilişkin herhangi bir fotoğraf ve belge olmaması nedeni ile hasar tespit etmemiş olmasının kabulü mümkün olmadığını beyan etmiş ise de davalı-karşı davacı vekilinin 31/07/2023 tarihli ek bilirkişi raporuna karşı süresi içerisinde yapılmış herhangi bir itirazının bulunmaması hususu da gözetilerek duruşma sırasında rapora karşı yapmış olduğu itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu kazaya kusurlu davranışıyla sebebiyet veren davacı-karşı davalı ---- aleyhine ------ plakalı aracın sağ aynasının kırıldığı ve meydana gelen zarar nedeniyle 1.000,00 TL maddi, tazminat talep edilmiş ise de ------vekilinin beyan dilekçesi ile aracın özel serviste tamiri edildiği ancak hasar durumunu gösterir belge ve kaydın uzun yıllar geçmesi sebebiyle temin edilemediği beyan etmiş yine ------- plakalı aracın kaza ile ilgili hasar dosyası celp edilerek rapor tanzim edilmiş olup Mahkememize sunulan 31/07/2023 tarihli ek raporda hasarının tespiti için olay yeri resimleri, onarım resimleri, fatura veya ekspertizin temin edilmesi gerektiği belirtmiş ve söz konusu rapora karşı süresinde itiraz edilmemesi ve dosyaya sunulan beyanlar, belgeler ve hasar dosyası itibariyle ---- plakalı aracın sağ aynasının kırıldığı hususunun ve zarar miktarının dosyada yer alan mevcut delillere göre ispatı mümkün olmadığından davacı --------- ispatlanmayan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Yine karşı davacı kaza sonrasında hastahane kaydı bulunmadığını, mevcut kazada fiziki olarak yaralanmamış olduğunu ancak psikolojik olarak etkilendiğini kaza sonrasında uzun süre tek başına araç kullanamadığını beyan ederek 5.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş ise de manevi tazminat isteyebilmek için, hukuka aykırı bir şekilde bedensel zarara ya da ölüme neden olunmalı, zarar ile eylem arasında nedensellik bağı kurulabilmeli, zarar verenin az çok kusuru ya da kusuru olmasa bile sorumluluğa ilişkin koşullar oluşmalı ve zarar görende olay nedeniyle ruhsal sarsıntı meydana gelmiş olmalıdır. Somut olayda dava konu kazanın oluşumunda % 25 kusuru bulunan ve kaza nedeniyle herhangi bir yaralanması bulunmayan ----- mevcut kaza nedeniyle psikolojik olarak etkilendiği, kaza sonrasında uzun süre tek başına araç kullanamadığını beyan etmiş ise u iddiası ile ilgili olarak dosya kapsamında somut bir delilin bulunmadığı ve olay nedeniyle ne şekilde ruhsal sarsıntı meydana gelmiş olduğu hususu mevcut delillere göre ispatlamadığından davacı ---- ispatlanmayan manevi tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davacı -------- manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulü ile,
a-Dava konusu 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ----- alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı ------ fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,
2.Harçlar Kanunu gereğinc alınması gerekli olan 1.366,20 TL karar ve ilam harcının başlangıçta peşin olarak alınan 1.827,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 461,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, mahsup edilen 1.366,20 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.402,10 TL'nin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından maddi tazminat miktarı nedeniyle yatırılan tamamlama harcı ile ıslah harcı ile ilgili olarak tefrik edilen Mahkememizin ------- Esas sayılı dosyasında değerlendirme yapıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 449,80 TL posta gideri , 257,00 TL tebligat gideri , 12,00 TL dosya masrafı, 5,85 TL Kep masrafı, 820,00 TL ATK fatura gideri, 910,00 TL ATK fatura gideri toplamı olan 2.454,65 TL yargılama giderinden, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusu manevi tazminatın kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 490,93 TL yargılama giderinin davalı -------- alınarak davacıya verilmesine, arda kalan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu bilirkişi ücreti olan 1.000,00 TL yargılama giderinin maddi tazminatın hesabına ilişkin olması nedeniyle tefrik edilen Mahkememizin ------ sayılı dosyasında değerlendirme yapıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 10/1 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı------- alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalı ----- yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen manevi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 10/2 maddesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine,
9.Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN ;
1.Karşı davacı ------ ispatlanmayan manevi tazminat talebinin reddine,
2.Karşı davacı ---- ispatlanmayan maddi tazminat talebinin reddine,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 102,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 25,60 TL karar ve ilam harcının karşı davacı ------ alınarak hazineye irat kaydına,
4.Karşı davacı ----- tarafından yargılama sırasında yapılan tebligat gideri 50,00 TL ve bilirkişi ücreti olan 1000,00 TL yargılama giderinden karşı davacı ----- kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Karşı davalı ---- yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen maddi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/3 maddesi uyarınca 1000,00 TL vekalet ücretinin ---- alınarak karşı davalı -----verilmesine,
6.Karşı Davalı ------ yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen manevi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 10/2 maddesi uyarınca 5000,00 TL vekalet ücretinin --- alınarak karşı davalı ----verilmesine,
7.Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı-karşı davalı vekilinin (e-duruşma yolu ile) ve davalı-karşı davacı --------vekilinin (e-duruşma yolu ile) yüzüne karşı, maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde miktar itibariyle kesin, manevi tazminat talepleri yönünden gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024