2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2022/830 E. , 2023/9941 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILANLAR :..., Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2014/64 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 2 kez 2 yıl 1 ay hapis cezasına, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, daha sonra mahkemece 15.03.2016 tarihli ek karar ile asıl kararda sehven hükmedilmemiş olan katılanlar lehine vekâlet ücretlerine hükmedildiği, sanığın 28.03.2016 tarihli dilekçesi ile hakkında kurulan tüm hükümler ve vekâlet ücretlerine hükmedilmesine dair ek karar yönünden kanun yoluna başvurduğu, mahkemece sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına itirazı yönünden değerlendirme yapması için dosyanın Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Ceyhan 2 Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.08.2016 tarihli ve 2016/376 D.İş sayılı kararı ile sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik itirazının reddine, asıl hükümde kısa kararda yer almayan vekâlet ücretine ilişkin kısmın ek kararla hüküm altına alınması usûl ve yasaya aykırı olduğundan vekâlet ücretine yönelik itirazın kabulü ile bu yönüyle söz konusu Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2014/64 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu karar üzerine mahkemece dosyanın ... esas numarasına kaydı ile yeniden yargılamaya başlanarak duruşma açılmak suretiyle 13.04.2018 tarihli ve 2016/258 Esas, 2018/99 Karar sayılı karar ile yeniden sanık hakkında hırsızlık suçundan 2 kez 2 yıl 1 ay hapis cezasına, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yargılama sonucu verilen kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 06.03.2019 tarihli ve 2018/2991 Esas, 2019/542 Karar sayılı kararı ile "Ceyhan 2 Ağır Ceza Mahkemesinin sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden itirazı değerlendirmesi ile yetinmesi gerekirken yetkisi olmadığı halde temyize tabi ek-kararı ve hükmü inceleme yaparak ilk derece mahkemesinin kararını kaldırması hukuken yok hükmünde olduğu bu karar üzerine yerel mahkemenin yeninden yargılama yapıp hüküm kurması da aynı gerekçe ile hukuken yok hükmünde olduğu kabulü ile halen varlığını sürdüren 26/02/2016 tarih 2014/64 esas ve 2016/89 karar sayılı karara yönelik sanığın temyiz dilekçesine göre temyiz incelemesi yapmak üzere dosyanın Yargıtay ilgili dairesine gönderilmesine" karar verildiği anlaşılmakla; Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2016 tarihli ve 2014/64 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararı ile karar verilerek dosyadan el çekildikten sonra hükmün değiştirilmesine yasal olarak olanak bulunmaması nedeniyle 15.03.2016 tarihli ek kararın hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, itiraz mercii olarak inceleme yapan Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik itirazın incelenmesi ile yetinmesi gerekirken yetkisi dışına çıkarak mahkemece ek karar ile vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğine ilişkin değerlendirme yapılması ve bu yönüyle mahkemenin 26.02.2016 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesi şeklinde verilen 08.08.2016 tarihli ve 2016/376 D.İş sayılı kararı ile bu karar üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen 13.04.2018 tarihli ve 2016/258 Esas, 2018/99 Karar sayılı kararın hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde oldukları, bu nedenle o yer Cumhuriyet savcısının konusu bulunmayan istinaf istemi yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığı, sanık hakkında 26.02.2016 tarihli karar ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına dair sanığın itirazının Ceyhan 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 08.08.2016 tarihli ve 2016/376 D.İş sayılı kararı ile reddine karar verilmiş olduğu ve bu şekilde kanun yolunun tamamlanmış olduğu anlaşıldığından; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden bir değerlendirme yapılmasına yer olmadığı, yapılan açıklamalar ışığında 26.02.2016 tarihli karara yönelik sanığın hâlen geçerliliğini koruyan 28.03.2016 tarihli temyiz istemi yönünden hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesi yapılması gerektiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanığın kiralamış olduğu 31 KDC 38 plaka sayılı aracın GPS kayıtlarına göre; suç yerinin 750 m yakınına gelerek bekleme yaptığı tarih ve saatin 11.11.2013 günü 23:50-00:05 sıraları olduğunun ve buna göre eylemin gece gerçekleştiğinin ... olduğunun anlaşılmasına rağmen sanık hakkında katılan kurumlara yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Kabule göre de;
2.Hırsızlık suçundan hükümler kurulurken ... cezanın gerekçe ve hüküm fıkrasında alt sınırdan uzaklaşılmamak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl olarak belirlenmesinden sonra aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak netice cezanın ayrı ayrı 1 yıl 8 ay yerine 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi suretiyle hükümlerde çelişkiye sebebiyet verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hükümler kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 326/Son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.