5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2010/6794 E. , 2011/295 K.
"İçtihat Metni"Nitelikli zimmet ve bu suça yardım etmek ve güveni kötüye kullanma suçlarından sanıklar ... ve ...’un yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’in atılı nitelikli zimmet suçundan mahkümiyetine, güveni kötüye kullanma suçundan beraetine, sanık ...’nın ise atılı nitelikli zimmet suçuna yardım etmekten beraetine dair, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.12.2009 gün ve 2009/360 Esas, 2009/443 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan açılan davaya Hazine’nin katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin her iki sanık hakkında nitelikli zimmet ve bu suça yardım etmekten kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık ... hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
TCK.nun 247 maddesinin 1 ve 2. fıkralarının tatbiki ile tayin edilen cezanın 43/1. madde ile arttırımı sırasında ayların yıla dönüştürülmesi ve beş gün eksik ceza tayini verilen sonuç cezanın doğru olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. ... ilçesi Mal Müdürlüğü muhasebe biriminde memur olarak görevli sanığın diğer memurlara ait şifreyi kullanmak suretiyle kardeşi ve diğer müştekilerin hesabına aktardığı paraları bu şahısları aldatarak elde ettiği banka kartları ile hesaplarından çekerek mal edinmesi şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerinin bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen kamu görevlisi olan sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Davaya usulünce katılan Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.