Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/794
Karar No
K. 2023/1334
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/794 Esas
KARAR NO: 2023/1334
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/09/2022
KARAR TARİHİ: 26/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 04/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 23.08.2022 tarihinde müvekkili şirket yetkilisi ....'ın, .... isimli platform üzerinden davalı şirket yetklisi ... ile inşaat demiri alım satımı hususunda görüşmüş ve anlaşmış olduklarını, taraflar arasındaki anlaşmanın, 8.5 ton demir için ton başına 12.350 TL ödenmesi şeklinde olduğunu, anlaşma tutarının 5.000 TL'sinin müvekkili şirket yetkilisi tarafından davalı şirket hesabına ödenmiş, kalan 100.000 TL için ise 06.09.2022 vade tarihli iki adet çek ile ödeneceğinin taahhüt edilmiş ve çek teslim edilmiş olduğunu, anlaşma uyarınca demirlerin bir gün sonra, yani 24.08.2022 tarihinde teslim edilecek olduğunu, çeklerin keşide yeri doldurulmadan verilmiş, demirlerin teslimi anında taraflarca doldurulacağı hususunda anlaşılmış olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin bu sebeple çeklerin bir fotokopisini de elinde tutmakta olduğunu, müvekkilinin inşaatı durmuş olduğu için zarar etmiş vaziyette olduğunu, çeklerin karşılığı olan demirler müvekkiline teslim edilmediği için bu çeklerin şu an için bedelsiz olduğunu, çeklerin fotokopiler incelendiğinde çeklerde keşide yerlerinin boş olduğunun görülecek olduğunu, bu sebeple çeklerin kambiyo vasfına haiz de olmadığını, zira müvekkiline demirler teslim edilmediği için keşide yerlerinin müvekkili tarafından doldurulmamış olduğunu, dolandırıcılık yoluyla alınan dava konusu çeklerin icra takibine konu edilmesi veya bankadan tahsil edilmesi durumunda müvekkilinin zararının çok büyük olacak, ayrıca davalı tarafın sadece kağıt üzerinde bir şirket olmasından ötürü bu zararın geri tazmininin de mümkün olmayacağını, davalı şirketin sadece dolandırıcılık amacıyla kurulmuş ve üzerinde herhangi bir mal varlığı bulunma ihtimali bulunmayan bir şirket olduğunu, çek konusu mala ilişkin müvekkilinin talep ettiği faturanın da kendisine verilmemiş ve gönderilmemiş olduğunu, muhatap banka tarafından çek bedellerinin lehtara ödenmesini önleme hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca çeklerin icra takibine konu edilememesi, edilmesi halinde takibin durdurulmasına dair İİK72/2 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, zira tedbir kararı sadece bankanın ödeme yapmamasına yönelik verildiğinde, ilgili çekler için icra takibine geçilmesinde bir sakınca görülmediğini, bu sebeple her iki konuda da tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini beyanla; öncelikle muhatap bankanın dava konusu çek bedellerini ödememesi ve çeklerin icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava konusu edilen çeklerin iptaline ve müvekkilinin bu çekler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; ... Bankası ... Şubesine ait 06/09/2022 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli davacı şirketin keşidecisi olduğu 3232188 ve 3232189 nolu çeklerin karşılıksız kalıp kalmadığı, taraflar arasında demir alım satımı hususunda bir anlaşmanın bulunup bulunmadığı, verilen çekler nedeniyle davacı tarafın davalı tarafa borçlu olup olmadığı hususlarındadır.

Dava dilekçesinde ekinde ibraz edilen ve borçlu olunmadığının tespiti talep edilen çeklerin incelenmesinde çek seri numaralarının ... ve .... olduğu, keşidecilerinin davacı olduğu, lehtarlarının davalı olduğu, vadesinin 06/09/2022 tarihi olduğu ve çek bedellerinin 50.000,00 TL olarak belirtildiği, çekler üzerinde bedel kaydının bulunmadığı ve keşide yerinin belirtilmediği ve keşidecinin adı yanında yer belirtilmediği görülmüştür. görülmüştür. Çeklerin ibraz edilip edilmediği ile ibraz edene ait kimlik bilgileri ve çekin ön ve arka yüzüne ait görüntüler ilgili bankadan sorulmuş olup müzekkere cevabının incelenmesinde çeklerin ibraz edilmediğinin ve kullanılmadığının belirtildiği görülmüştür.

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının .... Sor. Sayılı dosyası celp edilmiş olup incelenmesinde davacı şirket yetkisinin müşteki, davalı şirket yetkisinin şüpheli olarak yer aldığı, davalı şirket yetkisinin beyanında anlaşma gereği malların 08/09/2022 tarihinde teslim edileceğini, ancak verilen çeklerin iptal edildiğinin söylenmesi üzerine anlaşmanın bozulduğunu ve bu şahıslara malları teslim etmediklerini beyan ettiği, şüpheli ifadesinin çeklerin vade tarihinden önce (05/09/2022) tarihinde alınmış olduğu, şüpheli tarafından sunulan faturalar incelendiğinde şüpheli beyanını destekler mahiyette sözleşme suretinin bulunduğu, müştekinin şikayetine konu olayın taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklı hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğu gerekçeleri ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.

Davacı tarafın dava dilekçesindeki menfi tespit talebine ilişkin iddiaları, dava konusu çeklerde düzenleme yerinin bulunmaması nedeniyle senedin kambiyo vasfına haiz olmaması ve buna ek olarak senetlere dayanak olduğu belirtilen ticari ilişki kapsamında davalı tarafça malların teslim edilmemesi nedeniyle bedelsizlik iddiasına dayanmaktadır.

Öncelikle belirtilmelidir ki çek Türk Ticaret Kanunu’na göre kıymetli evrak vasfında bir kambiyo senedi ve hukuki nitelikçe de bir havaledir. Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, yasada aranan şekil şartlarını ve kayıtsız şatsız bir ödeme yetkisini içermesi gerekir. Çekte sıkı sıkıya şekle bağlılık esası geçerlidir; zorunlu unsurlardan sadece birinin bile eksikliği çekin çek olma niteliğini ortadan kaldırır.

Çekin zorunlu unsurlarından birisi “keşide yeri”nin varlığıdır. Çekin yazıldığı, keşide edildiği yerin çekin ön yüzünde gösterilmesi zorunludur. Bu zorunlu unsurun eksikliği kural olarak çekin çek olma vasfını ortadan kaldırır. Keşide yeri gösterilmemiş olan çek, keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde çekilmiş sayılır. Davaya konu çeklerin incelenmesinde ilgili senetlerde keşide yeri boş bırakılmış, davalı keşidecinin imza ve ünvanının yer aldığı kısımda adres bilgisine yer verilmediği görülmüştür. Bu haliyle ilgili senetlerde keşide yeri mevcut olmadığından kambiyo vasfını haiz olmayıp adi senet hükmündedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.03.2008 gün ve 2008/19-266 E, 276 K, yine 04.04.2007 gün ve 2007/13-153 E, 183 K., 20.02.2008 gün ve 2008/3-159 E, 158 sayılı kararları da bu istikamettedir. Keza Dairemizin 31.05.2010 gün ve 6251 E, 6168 K sayılı ilamı ile 03.06.2021 gün ve 2020/3096 E, 2021/4774 K. Sayılı ilamı ile (Kapatılan)19. HD. 08.03.2010, 2009/14007 E, 2010/2532 K, ilamı ile yine 29.11.2010 gün ve 2010/10064 E, 13435 K sayılı ilamlarında da aynı anlayış benimsenmiştir.

Bu kapsamda her ne kadar davacı tarafça dava konusu senetlerde düzenleme yerinin bulunmaması nedeniyle menfi tespit isteminde bulunulmuş ise de ilgili senetlerin kambiyo vasfına haiz olmadığı gerekçesiyle menfi tespit isteminde bulunulması yerinde değildir. Zira ilgili senette yer alan imzalar davacı tarafça inkar edilmemiş olup, senetlerin içeriğine bakıldığında kambiyo senedi niteliğinde bulunmasa dahi borçlunun borç ikrarını içeren belge mahiyetinde olduğu görülmektedir. Senette imzası olan davacı keşidecinin senet nedeniyle borçlu olmadığını ispat külfeti halen devam etmekte olup, davacı tarafın yalnızca şekil nedeniyle geçersizliğe dayanılarak menfi tespit isteminde bulunması mümkün değildir.

Yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere davacının bir diğer iddiası dava konusu senetlerin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlendiği, ticari ilişki kapsamında davalı tarafça malların 24.08.2022 tarihinde teslim edilmesi gerekirken teslime edilmediği ve bu nedenle senetlerin bedelsiz kaldığı hususlarına ilişkindir.

Davalı şirketin temsilcisinin celp edilen soruşturma dosyasında alınan ifadelerinin incelemesinde ise davalı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişkinin inkar edilmediği, senetlerin ticari ilişki kapsamında verildiğinin beyan edildiği ve fakat anlaşma kapsamında teslimatın 08/09/2022 tarihinde teslim edileceğinin bildirdiği görülmektedir.

Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 61 vd. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 vd.) maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir. Kambiyo senedi düzenlenmesine sebep olan hukukî ilişkinin, karşılıklı borç yükleyen sözleşme olması ve bu sözleşmeden doğan borcun ifası için kambiyo senedinin düzenlenmesi hâli ise sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça düzenlenen senetlerin taraflar arasındaki karşılıklı borç yükleyen satış sözleşmesi kapsamında ödeme amacıyla verildiği her iki tarafın da kabulünde olup ihtilaf konusu edilmemiştir.

Yine yukarıda ayrıntılarına yer verildiği ve davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanlarıyla da kabul ettiği üzere davaya konu edilen ve bedelsizlik nedeniyle menfi tespit isteminde bulunulan senetlerin kambiyo vasfına sahip olmadığı, borç ikrarını havi adi senet hükmünde olduğu anlaşılmaktadır. İlgili senetlerin davacı tarafça keşide edildiği, senetteki imzaların inkar edilmediği, keşide edilen senetlerin kambiyo vasfına sahip olmadığı, banka yazı cevaplarına göre senetlerin bankaya ibraz edilmediği ve kullanılmadığı, ilgili senetlerin davalı tarafın uhdesinde bulunmadığı, dava dışı 3. Kişilerin uhdesinde bulunduğu, dava dışı 3. Kişiler tarafından senette keşide yeri ve düzenleyen adresi bulunmadığından tahsilat yapılamadığı davacı tarafın da kabulündedir.

Buna göre her ne kadar davacı tarafça ilgili senetler yönünden borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş ise de davacı tarafın bedelsizlik yönündeki iddiaları yerinde değildir. Zira yukarıda da belirtildiği üzere kambiyo senedine haiz olmayan senet yönünden davalı tarafça herhangi bir tahsilat isteminde bulunulmadığı ve icra takibi yapılmadığı gibi senedin davalının uhdesinden çıktığı ve dava dışı 3. Kişilerin elinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda her iki tarafın da kabulünde olan ticari ilişki ve satış sözleşmesi uyarınca davalı tarafından mallar teslim edilmediği ancak davalı tarafın da dava konusu senetler nedeniyle sebepsiz zenginleşmediği sabittir.

Bu kapsamda her ne kadar davacı tarafça kambiyo vasfına sahip olmayan adi senetler yönünden menfi tespit isteminde bulunulmuş ise de davacı tarafın dava dilekçesindeki talebinin yalnızca bu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine dayandığı, kambiyo vasfına sahip olmayan ve kambiyo senedi sıfatıyla tedavül kabiliyeti olmayan senetler nedeniyle davalı tarafın sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığı kanaatine varıldığından, davacı tarafın ilgili senetler yönünden menfi tespit isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN REDDİNE;

1.Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alının 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.437,90 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

2.Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

3.Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/12/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog