Esas No
E. 2010/41
Karar No
K. 2012/10157
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2010/41 E.  ,  2012/10157 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 12/02/2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı ve hükmolunan ceza miktarı gereğince sanıklardan ... müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Suç tarihlerini kapsayan dönemde ... Belediyesi Hesap İşleri Müdürlüğünde sanıklardan ... bilgisayar ortamında tahsilat işlemleri yaptığı, ...'nın tahsildar olarak görevli olduğu, ... ise müdürlüğe vekalet ettiği, 11/07/2000 tarih ve 1982 no.lu makbuz ile... adlı mükelleften 1.000 TL'nin (1.000.000.000 lira) tahsil edildiği, tahsilat makbuzunda sanık ...'nın adının bulunduğu, imzasının yer almadığı, ancak Temmuz 2000 dönemine ait tahsilat irsaliyesinde, teslimat müzekkeresinde ve muhasebe kayıtlarında suça konu 1982 sayılı makbuzun karşılığı olarak 0,50 Ykrş'un (500.000 lira) göründüğü, bilgisayar ortamında düzenlenen bu makbuzda ise sanık ...'in adının yer aldığı ancak imzasının bulunmadığı, suça konu bu makbuzun tahsildar ...'ya zimmetli olduğu ve fakat koçanında suretinin bulunmadığı, 451601 ilâ 452000 arası tahsildar makbuzlarını içeren 1130 no.lu cildin makbuz zimmet defterinde sanık ... tarafından alındığının yazıldığı, ancak zimmet defterinde adı geçenin imzasının bulunmadığı, aynı defterde söz konusu cildin 451750'den sonrasının 18/04/2000 tarihinde sanık ...'ya verildiğinin belirtildiği, 451601 ilâ 451749 sıra no.lu tahsilat makbuzları için düzenlenen tahsildar irsaliyesinin sanık ...'a ait dosya içerisinde bulunduğu, 1130 no.lu cildin 451601 ilâ 451749 arasındaki tahsilat makbuzları ile tahsil edilen 506,00 TL'nin (506.000.000 lira) teslimat müzekkeresi, dekont ve muhasebe kaydının bulunmadığı, bu miktarın bankaya yatırılmadığına ilişkin olarak da hem makbuz defteri hem de irsaliye üzerinde not bulunduğu,

Yine, sanık ... tarafından tahsilat işlemlerinde kullanılan 446877 ilâ 465680 numaralar arasındaki makbuzlarla tahsil edilen paraların dönem sonu itibariyle 681,09 TL. (681.095.000 lira) bankaya eksik yatırıldığı, iddia, sanık savunmaları, tanık anlatımları, aldırılan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, sanıklardan ... kullandığı bilgisayardan adı geçen sanığın görevli olduğu dönemde bu sanık dışında başkalarının tahsilat yapıp yapmadıkları, özellikle davaya konu 11/07/2000 tarih ve 1982 sayılı makbuzla ilgili olarak başkaları tarafından bilgisayara girilerek tahsilat işleminin iptalinin mümkün olup olmadığı, gerek el makbuzu ile gerekse bilgisayar ortamında yapılan tahsilatlarda tahsilatı yapanın imzasının bulunması gerekip gerekmediği, gerekmediği takdirde makbuz üzerinde ismi geçen görevlinin mi tahsilatı yaptığının kabul edildiği, sanık ...'ın hesap işleri müdürlüğü görevinden ayrıldığı 28/08/2000 tarihinden sonra hesap işleri müdürlüğüne gelip bir takım işlemler yapıp yapmadığı hususları araştırılıp, sanıklarla tanık... yüzleştirilip suça konu tahsilat makbuzunu tanığın kimden aldığı ve parayı hangi sanığa elden verdiği konularındaki tereddüt ve tanığın alınan beyanları arasındaki çelişkiler giderilip, tahsildar irsaliyelerinde 449230-449292 no.lu makbuzlar toplamı olan 410,62 TL'nin (410.625.000 lira) yatırılıp yatırılmadığı saptanıp, sanık ... adına stajyer öğrenci ... ... tarafından tahsil edildiği belirtilen 506,00 TL'nin, tanık ... ... yeniden dinlenmek suretiyle 22/05/2003 günlü dilekçenin kendisine ait olup olmadığı ile bu dilekçe kendisine ait ise 16/08/2002 tarihli mahkeme huzurunda alınan anlatımları ve bahse konu dilekçe arasındaki farklılıklar giderildikten sonra bu husustaki tanık anlatımı ve sanık savunmaları ile tahsilat irsaliyesi ve üzerindeki şerhler de nazara alınarak hangi sanığın uhdesinde kaldığı tartılışıp, dava konusu her bir olayla ilgili olarak sanıkların eylem ya da eylemlere katkı ve iştirak derecesi de gözetilip, Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230/1 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, katılanı ve C.Savcısını tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulup, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230/1. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenip ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerekliliğine riayet edilmesi gerekirken noksan araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog