Esas No
E. 2016/348
Karar No
K. 2020/506
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku
Aramaya Dön
BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2016/348 K. 2020/506 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2016/348, K. 2020/506, T. 06.10.2020
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2016/348
Karar No
2020/506
Karar Tarihi
06.10.2020
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2016/348
KARAR NO: 2020/506
DAVACI: ... - Ulu Mah. 2. Kıyı Sok. N:15 İç Kapı N:3 Yıldırım/BURSA
VEKİLİ: Av. ... - Demirtaşpaşa Mah. Ankara Yolu Cad. Tüze İş Mrk. No:36 D:22 Osmangazi/Bursa 16210 Osmangazi/ BURSA
DAVALI: ... - T.C.N.... - Oksan Altanay Cad. Tuğtaş Apt. No:8 D:13 Yıldırım/ BURSA
VEKİLİ: Av. ... - Ulubatlı Hasan Bulvarı No:107 Arkur Kuzey İşhanı No:404 Osmangazi/ BURSA
DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/03/2016
KARAR TARİHİ: 06/10/2020
KARAR YAZIM TARİHİ: 09/11/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin SS Sardunya Konut Yapı Kooperatifinin 16/01/2011 tarihli genel kurulu kararı 12.maddesi, 14/10/2012 tarihli genel kurul kararı 9,11 ve 14.maddeleri, 30/11/2013 tarihli genel kurul kararı 12.maddesi 04/05/2014 tarihli genel kurulu kararı 19.maddesi gereğince kooperatif üyeleri ve ortaklarının ödemesi gereken aidat ve şerefiye tutarları belirlendiğini, söz konusu aidat ve şerefiye bedelleri davalı yanca ödenmediğinden Bursa 4. İcra Müdürlüğünün 2015/8041 esas sayılı dosyası ile davalının müvekkili kooperatife olan 22.175,00 TL asıl alacak tutarı ile birlikte gecikme faizi aylık %5 olarak hesaplandığını, 27.329,81 TL ile toplamda 49.504,81 TL tutarındaki borcu davalıdan talep edilmiş olup davalı yanca itiraz edilmekle icra dosyasının durdurulduğunu, davalı genel kurul kararlarına vakıf olduğunu, ödeme miktarları genel kurul kararlarında mevcut olduğunu, ayrıca uygulanacak gecikme faizinin kanunda belirtildiğini, davalı basit bir hesaplama ile borç miktarını hesaplayabilecekken bunu yapmayarak borcun tümüne itiraz ettiğini, bu durumda davalı kötü niyetle borca itiraz ettiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle Bursa 4. İcra Müdürlüğünün 2015/8041 esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili davalı adına yapılan itiraz da belirtildiği üzere müvekkili davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının açtığı davada haksız olduğunu, müvekkili davalının çalışmakta olduğu işyerinden arkadaşlarının tavsiyesi üzerine 2004 yılının sonlarında 1-2 sene içerisinde bitirileceği söylendiği yani kısa sürede bitecek olması tanıdıklarının tavsiyesi üzerine söz konusu kooperatife girdiğini, davacı tarafın hem söz verdiği tarihte inşaatı bitirmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğraması bir yana hukuki dayanaktan yoksun aldığı kararlar ile de yeniden maliyet çıkarmakta ve taahhüdünün dışına çıktığını, davacı vekilinin dava dilekçesindeki 14/10/2012 tarihli genel kurul kararı 9, 11 ve 14.maddelerine yaptığı atıf nedeniyle anılan karar müvekkili dahil 6 üyenin muhalefet şerhi koyduğunun ortada olduğunu, yine 16/01/2011 tarihli genel kurulu kararı 12.maddesi yaptığı atıf nedeniyle anılan karar incelendiğinde müvekkili dahil 5 üyenin muhalefet şerhi koyduğu ortada olduğunu, yine 30/11/2013 tarihli genel kurulu kararı 12.maddesine yaptığı atıf nedeniyle anılan karar incelendiğinde müvekkili üyenin muhalefet şerhi koyduğunun ortada olduğunu, davacı kooperatifin kötü niyetini de sürekli yaptığı takipler ve açtığı davalar ile gösterdiğini, ancak haksız olması nedeniyle hiçbirinde sonuca ulaşılamadığını, Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/495 dosyasında da davacı tarafın herhangi bir sonuca ulaşılamadığını, davacının haksız ve dayanaktan yoksun olarak müvekkili davalı aleyhine icra takibine kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyanları, Yargıtay 11. HD'nin 2003/1156 esas, 2003/6699 karar sayılı karar ilamı, tahsilat makbuzları, ödeme dekontları, bono suretleri, muavin defter kayıtları, kooperatif ana sözleşmesi, kooperatif pay defteri, kooperatif genel kurul karar defterleri, üyelerin ödemelerine ilişkin kayıtları, Bursa CBS'ne ait 2011/48656 soruşturma nolu takipsizlik kararı, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafından aidat alacağına dayalı olarak 23/02/2011 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 03/03/2011 tarihinde borca itiraz etmiştir. Kooperatifin ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Mali müşavir bilirkişinin 09/12/2019 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı 68 numaralı üyesi olduğunu, usulüne uygun olarak alınan ve iptal edildiklerine dair herhangi bir kararı bulunmayan genel kurul kararlarında hüküm altına alınan aidat, vs borçların davalı tarafından ödenmesi gerektiği, davalının inşaatların bugüne kadar bitirilmesi gerektiğine yönelik savunmasının dava ile ilgisi olmadığı, davalının davacı kooperatife borcu olmadığına dair elinde evrak bulunduğuna dair savunmasına esas belgenin dava dosyasında mevcut olmadığı, gerek dava dosyasında mevcut olan muavin kayıtları ve ticari defterler, gerek davacı kooperatifin genel kurul kararları gereğince davacının takip tarihi itibariyle davacının 22.675,00 TL asıl alacak borcu bulunduğu, icra takibinin bu asıl alacak üzerinden devam etmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafından icra takibinde gecikme zammı talep edilmiş ise de kooperatif genel kurul tutanaklarında ve kooperatif ana sözleşmesinde gecikme zammı alınacağına dair bir hüküm olmadığı, davacı kooperatifin kat mülkiyeti kanununda da tabi olmadığı anlaşılmakla gecikme zammı isteminin hukuki dayanağının bulunmadığı mütalaa edilmiştir.

Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını değerlendirir TBK'ndaki kooperatiflere uygulanacak faiz hükümleri de değerlendirilerek ek rapor hazırlanmak önceki bilirkişi ve 1 hesap uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.

Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 28/05/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Yıllık itibariyle faiz oranları incelendiğinde faiz alınmasına 15/05/2005 tarihli genel kurulda karar verildiğini, buna göre davalının ödemediği aidatlara uygulanacak faiz oranı aylık %1,5 yıllık ise %18 olduğunu, buna göre hesaplama yapıldığında faiz alınmasına karar verilen tarihten itibaren takip tarihine kadar oluşan davalının toplam borcunun 19.475,00 TL olduğunu, hesaplanan gecikme faizi tutarının da 18.424,93 Tl olduğunu, toplam borcun 37.899,93 TL olduğunu, davacı vekili icra takibini 22.175,00 TL asıl alacak, 27.329,81 TL aylık %5 oranında gecikme faizi olmak üzere toplam 49.504,81 TL üzerinden başlattığını, takibin evrimde 16/07/2011 tarihinden itibaren ibaresinin yer aldığını, yapılan hatalı kayıtların düzeltilmesinden sonra 16/07/2011 tarihinden itibaren aylık %5 üzerinden gecikme faizi hesaplandığında asıl alacağın 19.475,00 Tl, gecikme faizi 23.299,77 TL olduğu, toplam alacağın 42.774,77 TL olduğunu, davalının asıl aidat borcunun 19.475,00 TL gecikme faizi borcunun ise 6.989,93 TL olduğunu, toplam 26.464,93 TL olduğu mütalaa edilmiştir.

Davacı tarafından kooperatif aidat alacağının olduğunu ileri sürerek aidat alacağı yönünden genel kurul kararlarındaki faiz oranının uygulanmasını talep etmiştir.

Hukukî ilişkilerde temerrüt durumunda, uygulanması öngörülen temerrüt faiz oranı, Türk Borçlar Kanunu madde 120 uyarınca, yıllık yasal faiz oranının (yasal faiz oranı %9’dur) yüzde yüzünü aşamaz. Bu hükme uygun davranmak suretiyle taraflar temerrüt faiz oranını serbestçe belirleyebilir. Bu sınırlama Türk Ticaret Kanunu madde 8/1 uyarınca ticari işlerde uygulanmaz. Somut olayda, kooperatif ile üyesi arasında bir ticari iş söz konusu değildir. Bu sebeple, kooperatif genel kurulunca, kooperatif aidatlarının ödenmesinde temerrüde düşen üyelerden, talep edilecek temerrüt faizinin oranı belirlenirken TBK'nın madde 120’de ifade edilen sınıra uygun karar alınmalıdır. Bir başka ifadeyle, kooperatif genel kurulunca belirlenecek temerrüt faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüzünden fazla olamayacaktır. Huzurdaki olayda kooperatif genel kurulunca belirlenebilecek temerrüt faiz oranı yıllık yasal faiz oranı olan %9’un yüzde yüz fazlası olan %18 oranından fazla belirlenemeyecektir. ( Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/8879 Esas ve 2020/519 Karar sayılı Kararında açıkça vurgulandığı üzere)

O halde toplanan delillerden yukarıdaki açıklamalardan somut olayda, davacı tarafından davalının kooperatif aidatının ödenmediği ileri sürülmüş, davalının ise borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmakla, davalının kooperatif üyeliği devam ettiği sürece belirlenen aidatları ödemekle yükümlü olduğundan, ödediğinin ispat yükü davalıda olup ödendiğinin ispat edilmediğinden, davalının savunmalarına itibar edilmeyerek gerekçeli denetime açık bilirkişi kurulunun aidat alacağı hesaplamasına yönelik 28/05/2020 tarihli raporunda TBK' nın 120/2. Maddesi uyarınca aylık faiz oranı 1,5 yıllık 18 orana itibar edilerek davalının kooperatif üyeliği sebebiyle 19.475 TL asıl alacak borcu ve 6.989,93TL işlemiş faiz borcu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, faiz alacağı yönünden TBK' nın 120. Maddesinin uygulanması gerektiğinden yasal faizin 2 katı oranı %18 üzerinden işletilmesine, ayrıca dava konusu alacağın aidat alacağı olduğu belirlenebilir olup likit alacak olarak kabul edildiğinden icra inkar tazminatının kabulune, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının Bursa 4. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 19.475,00 TL asıl alacak ve 6.989,93 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 26.464,93 TL alacak üzerinden ve bu alacağın asıl alacak kısmı olan 19.475,00 TL kısmını takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek TBK' nın 120. Maddesi uyarınca yıllık %18 oranında temerrüt faizi ile icra gideri , icra vekalet ücreti ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.İ.İ.K'nun 67 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20 olan 5.292,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.İ.İ.K'nun 67 maddesi uyarınca davalı lehine kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığından talebin reddine,

4.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.807,82 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 845,42 TL'nin mahsubu ile bakiye 962,40 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

5.Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 900,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 136,50 TL olmak üzere toplam 1.036,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 554,11 TL yargılama gideri ve 845,42 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.399,53 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3.969,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3.455,98 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/10/2020 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.

Aslının aynı olduğu tasdik olunur.

Katip ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog