5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/13359 E. , 2012/8927 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... adına kayıtlı ancak sanık ...'ın işlettiği ... Caddesi NO: 933/1 ... ... adresinde bulunan ayakkabı mağazası; işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın faaliyette bulunduğu gerekçesi ile ... Belediyesinin 15/06/2006 tarihli kararı ile ruhsat alıncaya kadar kapatılmasına karar verildiği, 28/07/2006 tarihinde mühürlendiği, 29/07/2006 tarihinde belediye görevlilerince yapılan denetimde işyerinin açılarak faaliyetine devam ettiğinin tespit edildiği, işyeri sahibi ... olarak göründüğü için mühür bozma tutanağının ... adına düzenlendiği, işyerini ...'in işlettiğinin tespit edilmesi üzerine, sanık ... hakkında yeni bir iddianame düzenlenerek aynı mahkemeye dava açılarak birleştirilip yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 61/9. maddesinde belirtilen "adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz", şeklindeki düzenlemenin 19/12/2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, bu tarihten önceki seçimlik cezalarda temel adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca 5 gün olduğu gözetilmeksizin ve yeterli teşdit gerekçesi gösterilmeksizin temel cezanın 180 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesi, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında görünen ilam getirtilip incelenmeden ve silinme koşulları ile suç olmaktan çıkıp çıkmadığı araştırılmadan kasıtlı suçtan mahkümiyetinin varlığı kabul edilerek eksik araştırmaya dayalı yetersiz gerekçeyle yine sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "sanığın kamunun uğradığı zararı suçtan önceki hale getirmek suretiyle tamamen giderilmediğinden...." şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.