5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/9950 E. , 2012/5320 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Borcundan dolayı 30/10/2006 tarihinde mühürlenen sayaçtaki mührü 09/03/2007 tarihinde bozarak elektrik kullandığı iddiası ile sanık hakkında mühür bozma suçundan açılan kamu davasında, dosyada mevcut sanığın sabıkasına konu Erbaa Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2007 tarihinde kesinleşen 22/5/2007 tarih ve 2007/163-225 E.K. sayılı kesinleşme ve infaz şerhli ilamına göre, borcundan dolayı suça konu sayacın 30/10/2006 tarihinde mühürlenmesinden sonra 04/12/2006 tarihinde sanığın mührü bozarak elektrik kullanmaya devam ettiğinin tespiti üzerine mühür bozma suçundan açılan davada sanığın cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bu dosyanın 30/10/2006 tarihinden sonra aynı sayaç üzerinde gerçekleşen eylemlere ilişkin olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, dosya kapsamından 04/12/2006 tarihinde mührün fiilen bozulup bozulmadığının ve bozulmuşsa yeniden mühürleme yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, sanığın kesinleşmiş mahkümiyetine ilişkin yukarıda numarası belirtilen dosyanın bu dosya içine konulması ve mühürleme ile mühür bozma tutanaklarını düzenleyen görevlilerin eylemlerin mahiyeti hakkında yeniden tanık olarak dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, 30/10/2006 tarihinde yapılan mühürlemeye dair tutanağın hükme esas alınmak suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın sabıkasına konu, Erbaa Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2007 tarih ve 2007/163-225 E.K. sayılı ilamının suç tarihinden sonra 13/06/2007 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında suç tarihi itibariyle sanığın sabıkasız olduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, yukarıda belirtilen sabıka kaydı gerekçe gösterilerek yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.