Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/420
Karar No
K. 2024/223
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/420
KARAR NO: 2024/223
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/06/2023
KARAR TARİHİ: 26/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ------. nezdinde -----numaralı Motorlu Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunan-----plakalı aracın detayı ekli kaza tutanağında belirtildiği gibi 16/07/2022 günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkili ----- adına kayıtlı----- plakalı aracın hasarlandığını, kaza tespit tutanağına göre 16/07/2022 günü saat 20.15 sıralarında sürücü ----- sevk ve idaresindeki----- plakalı aracı ile ----- mevkiinde aracının freninin bozulması sebebi ile kavşakta yolunu tayin edebilmek için beklemekte olan sürücü ----- sevk ve idaresindeki----- plakalı araçla çarpışması neticesinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Müvekkilinin maliki bulunduğu ------ - plakalı araç sürücüsü trafik kurallarına riayet ettiğini ve kusurlu davranmadığını, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ------ plakalı araç sürücüsü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği'nin ilgili maddelerine aykırı hareket etmesinden dolayı asli kusurlu olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla (HMK 107 Maddesi gereği belirsiz alacak davasının) şimdilik 10,00 TL değer kaybı tazminatının davalı şirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini,

Müvekkilinin maliki bulunduğu, kazaya konu ------plakalı araçta meydana gelen maddi hasara ilişkin;

HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davalarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminat taleplerinin artırmak üzere şimdilik 10,00 TL alacaklarının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 400,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, 20.12.2022 tarihinde ---- - 10.500 TL maddi hasar, 30.01.2023 tarihinde vekil ---- - 6.550,60 TL değer kaybı ödemesi gerçekleştirildiğini, dava kapsamında kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket sigortalısının %100 kusurlu kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, mağdur araç daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekeceğini beyan ederek öncelikle davanın usuli itirazları doğrultusunda usulden reddine, müvekkili sigortalı aracın kusuru olmaması sebebiyle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 21/02/2024 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle;

Bilirkişi tarafından mahkemeye sunulan 29.01.2024 tarihli raporun esas itibariyle son derece doğru ve mahkemeye yol gösterici nitelikte olduğunu, bedel artırım taleplerinin kabulü ile müddeabihin bedel artırım yolu ile arttırdıkları kısım ile dava dilekçesinde müvekkiline ait ------ plakalı araçta meydana gelen kazadan dolayı gerçekleşen zararın tazminine konu talep ettikleri araç değer kaybına mahsuben 10,00 TL tazminat alacaklarının bilirkişi raporu doğrultusunda kusur oranları ve davalı şirket tarafından daha önce değer kaybına ilişkin olarak yapılan ödeme (6.550,60-TL) dikkate alınarak 3.939,40 TL arttırarak toplamda 3.949,40 TL ve araç onarım bedeline mahsuben talep ettikleri 10,00 TL tazminat alacaklarının kusur oranları, davalı şirket tarafından daha önce araç onarım bedeline ilişkin olarak yapılan ödeme (10.500,00-TL) dikkate alınarak ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda KDV dahil olarak 26.486,95 TL artırarak toplamda 26.496,95 TL, genel toplamda 30.426,35-TL arttırarak, 30.446,35 TL maddi zararın davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 400,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ıslaha beyan dilekçesinde özetle; Islahla talep edilen ve zaman aşımına uğrayan tazminat tutarları bakımından, ıslah konusu taleplerin reddine ve fazlaya ilişkin faiz taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. ------Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:

Dava, 16.07.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ------ plakalı araç ile davacıya ait olan ----plakalı aracın kaza yapması sonucu, kusurun irdelenmesi, ----- plakalı araçta hasar onarım alacağı ve değer kaybı alacağı varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107.maddesi uyarınca açılmış 20,00 TL maddi tazminat davası davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.

Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.

Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalı sürücünün kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.

Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 29.01.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ------ plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 30/1-a ve 56/1-c maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %75 oranında kusurlu olduğu,------plakalı araç sürücüsü davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/1-c maddesini ihlal etmesi sebebiyle %25 oranında kusurlu olduğu,----- plakalı araç için kaza sonrası tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden tespit edilen KDV hariç 41.804,47 TL'nin uygun ve kadri maruf olduğu, aracın değer kaybının, Anayasa Mahkemesi’nin 09.10.2020 tarihli ------ yayımlanan ------Esas,------ Karar sayılı 17.7.2020 tarihli kararı çerçevesinde yapılan değerlendirmeye göre ise 14.000,00 TL olabileceği rapor edilmiştir.Davacı vekili, 21.02.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin talebini 3.949,50 TL'ye, hasar tazminatına yönelik talebini 26.496,95 TL'ye çıkarmış olup, genel toplamda 30.446,35 TL talep etmiştir.Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 tarihli----- yayımlanan ----- esas ----- karar sayılı kararına göre, itirazlar irdelenerek hesaplama yapılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, davacı tarafça usulüne uygun talep artırımı yapıldığı ve raporda yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği, her ne kadar davacı tarafça KDV dahil 30.446,35 TL talep edilmiş ise de, yerleşik içtihatlar uyarınca KDV'li bedelin istenebileceği ancak,

Mahkememizce, yapılan ödemenin mahsubundan sonra, %18 KDV oranı eklenerek yapılan hesaplamaya göre davacının toplam alacağının 29.267,25 TL olduğu hesap edildiğinden bu bedelin hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.Yargıtay-----Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ------esas ------- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.

Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2.Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca her ne kadar davacı tarafça ticari işlerde uygulanan faiz talebinde bulunulmuş ise de, kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, sigorta şirketinin temerrüdünün, başvurudan itibaren 8 iş günü sonra oluşacağı, dosyada başvurunun/ihtarnamenin tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığından temerrüdün ödeme ile gerçekleştiği (belirsiz alacak davası olması sebebiyle artırılan miktar yönünden de temerrüdün ödeme ile gerçekleştiği kabul edilmiştir) kabul edilmiş, yerleşik içtihatlar ve TTK 1426.madde uyarınca yapılan makul giderlerin davacı tarafça istenebileceği hükmüne bağlı olarak, dosyaya dekontu ibraz edilen 400,00 TL ekspertiz ücretinin davacı tarafça yargılama gideri olarak istenebileceği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına bağlı olarak zaman aşımı süresinin dolmadığı tespitiyle beraber tahkikat tamamlanmış ve neticede, davacının davasının kısmen kabulü ile, toplam 29.267,25 TL'nin 20.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile, toplam 29.267,25 TL'nin 20.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.999,25 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harç ile 520,00 TL ıslah harcının toplamı olan 699,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.299,35 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan peşin alınan 179,90 TL harç ile 520,00 TL ıslah harcının toplamı olan 699,90 TL gideri, 3.400,00 TL bilirkişi ücreti, 84,50 TL posta masrafı ve 400,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 4.584,40 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 4.401,02 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 2.995,20 TL'sinin davalıdan tahsili ile; 124,80 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.179,10 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7.Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog