Esas No
E. 2012/3489
Karar No
K. 2012/5047
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2012/3489 E.  ,  2012/5047 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğünde daktilograf görevine ilaveten mutemet olarak görevlendirilen sanığın, kurul müdürlüğündeki gerçeğe uygun olanların dışında, kurul toplantısına katılan üyelerin huzur hakkı ücretlerine ilişkin olarak düzenlenen aylık bordro ve puantaj cetvellerini üye sayısını ve toplantı gün sayısını fazla göstererek gerçeğe aykırı olarak düzenleyip, kendi imzası dışındaki amirlerin imzalarını benzeterek atmak suretiyle muhasebe müdürlüğüne verdiği ödemeye esas sahte belgelerle haksız çıkar elde ettiğinin kabul edilmesi karşısında; zimmet suçunun oluşabilmesi için paraların sanığa görevinin normal fonksiyonu icabı ve kanuna uygun olarak tevdiinin zorunlu olduğu, kendisine usulsüz olarak ödeme yapılmasına olanak sağlayan belgeler düzenleyerek kullanmak suretiyle çıkar sağlama eylemlerinin belgelerin aldatıcı nitelikte olması durumunda memurun evrakta sahteciliği ve kamu kurumuna karşı dolandırıcılık, aldatıcılığın bulunmaması durumunda da kamu kurumuna karşı dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturacağı gözetilerek ödemelere konu usulsüz belgelerin iğfal kabiliyetlerinin olup olmadığı konusunun açıklığa kavuşturularak sonucuna göre eylemlerinin bu suçlardan hangisine uyduğunun saptanması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek zincirleme nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulması,

Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanığın eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Sonuç ceza doğru tayin edilmekle birlikte 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2. maddeleri ile sanığa tayin olunan 7 yıl 6 aylık cezaya aynı Yasanın 43. maddesi ile 1/4 oranında yapılacak artırımın 8 yıl 16 ay 15 gün olacağı gözetilmeden, 9 yıl 4 ay 15 gün olarak hesaplanması,

Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması ve hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında,

TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Bilirkişi kurulu ücreti dahil edilmeyerek eksik yargılama giderine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.